Küresel denizcilik endüstrisi sıfır emisyon hedeflerine doğru hızla ilerlerken, Hollanda merkezli inovasyon şirketi EST-Floattech geliştirdiği sertifikalı batarya sistemleriyle filoların enerji altyapısını baştan aşağı yeniden şekillendiriyor.
Küresel denizcilik ekosistemi, giderek daralan karbon emisyonu kotaları doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir enerji alternatiflerine yöneliyor. Bu zorlu dönüşümün en kritik halkalarından birini ise şüphesiz elektrifikasyon teknolojileri oluşturuyor. Hollanda merkezli inovasyon şirketi EST-Floattech, gemi operasyonlarının karmaşık yapısına uygun olarak “tasarımdan itibaren güvenlik” prensibiyle geliştirdiği modüler Octopus enerji depolama çözümleriyle sektöre entegre bir altyapı sunuyor.

EST-Floattech CEO’su Joep GORGELS; lityum-iyon tabanlı ağır hizmet tipi denizcilik bataryalarının operasyonel verimliliğini, ilk yatırım ile toplam sahip olma maliyeti arasındaki dengeyi ve Türkiye pazarındaki stratejik gemi inşa ve retrofit fırsatlarını tüm teknik hatlarıyla detaylandırıyor.
EST-Floattech, 2009 yılında Hollanda’nın Amsterdam yakınlarında, iki ilgili şirketin birleşmesiyle kuruldu: denizcilik batarya sistemlerine odaklanan “Energy Storage Solutions” ve sistem entegrasyonu şirketi “Floattech”. Denizcilik sektörü daha sürdürülebilir enerji çözümlerine geçiş yapmaya başladığında, kurucularımız bir fırsat gördü. Sistem entegrasyonu geçmişleriyle birlikte, denizcilik uygulamalarına uygun, tip onaylı, modüler, güvenli, güvenilir ve uygun maliyetli lityum-iyon tabanlı batarya enerji depolama sistemleri sunmayı hedeflediler.
Her sistemi müşterimizin özel gereksinimlerine göre tasarlıyoruz; böylece istenen enerji kapasitesi ve güç ihtiyacına tam olarak uyuyor. Öngörülebilir çalışma profilleri, ağır hizmet kullanımı veya yüksek enerji talebine göre farklı modüller ve kimyalar seçilebiliyor.
Octopus Batarya Yönetim Sistemi Platformu sayesinde müşterilerimiz ve gemi operatörleri tutarlı ve kullanıcı dostu bir arayüzden faydalanıyor. Sistemlerimiz sağlam, modüler, hava soğutmalı, güvenilir ve güvenlidir. Sistem entegrasyonu geçmişimiz tasarım yaklaşımımızda önemli rol oynar. Batarya odalarının ve kablo yerleşimlerinin birlikte tasarımını yapıyoruz ve önde gelen klas kuruluşlarından çok sayıda denizcilik tip onayına sahibiz.
Servis ekibimiz, müşterilere her türlü sorun veya soruda destek sağlar; 24 saat içinde yanıt vermeyi ve en iyi desteği sunmayı hedefler.
EST-Floattech; güçlü danışmanlık yetenekleri, yüksek hizmet seviyesi, hızlı geri dönüş süreleri ve hem yeni inşa hem de retrofit projelerde aktif rol almasıyla bilinir. Ticari gemiler için Hollanda’daki az sayıdaki denizcilik batarya tedarikçilerinden biri olarak, ana dilimizde iletişim kurabiliyor ve proje toplantıları ile saha ziyaretlerine kolayca katılabiliyoruz.

Hollanda’nın geniş gemi inşa ve offshore inşaat sektörü, çözümlerimizden fayda sağlıyor. Coğrafi yakınlığımız, hızlı aksiyon kabiliyetimiz ve yerel uzmanlığımız bizi Hollanda denizcilik ekosisteminde farklı ve değerli bir ortak hâline getiriyor.
Octopus serisi modüler bir felsefe ile geliştirildi. Gemiler boyut, operasyon, alan ve ağırlık kısıtları ile enerji ihtiyacı açısından çok farklıdır; bu yüzden tek tip bir çözüm pratik değildir.
Ayrıca farklı gemilerden oluşan filoların aynı arayüzü kullanarak çalışmasını sağlamak istedik; bu da operasyonları basitleştirip verimliliği artırıyor. Modüler tasarımımız, sistemlerin gemi ihtiyaçlarına göre yapılandırılmasına olanak tanırken, ölçeklenebilirlik sayesinde kapasite artırımı veya yeni operasyon profillerine uyum mümkün oluyor.
Sıkı bir “tasarımdan itibaren güvenlik” (safe-by-design) felsefesini benimsiyoruz. Sistemlerimiz, hücre, modül ve sistem seviyelerinde hem donanım hem yazılım tarafında çok katmanlı koruma ve yedeklilik ile sıkı denizcilik standartlarına uygun şekilde geliştiriliyor.
Feribotlar, römorkörler, itici tekneler, nehir kruvaziyerleri ve iç su yolu taşımacılığı gibi bazı segmentlerde elektrifikasyon kendini zaten kanıtladı. Bu pazarlarda batarya enerji depolama sistemlerinin standart hâline gelmesi sadece zaman meselesi.

En büyük zorluklar finansal; çünkü batarya sistemleri yüksek başlangıç yatırımı gerektiriyor. Ayrıca şarj altyapısı ve şebeke kısıtları da önemli engeller. Ancak doğru işbirlikleri ve sistem düzeyinde bir yaklaşım ile bu zorluklar giderek daha yönetilebilir hâle geliyor.
Batarya enerji depolama sistemleri genellikle geleneksel sistemlere kıyasla daha yüksek başlangıç maliyetine sahiptir. Ancak toplam sahip olma maliyeti uzun vadede değerlendirildiğinde tablo önemli ölçüde değişir.
Operatörler; yakıt tüketiminin azalması, daha düşük bakım maliyetleri ve optimize kullanım sayesinde motor ömrünün uzaması gibi avantajlardan faydalanır. Özellikle öngörülebilir rotalara veya değişken enerji talebine sahip gemilerde operasyonel tasarruflar zaman içinde ilk yatırımı dengeleyebilir.
Önemli olan, sistemi yalnızca ilk yatırım maliyeti üzerinden değil, tüm yaşam döngüsü boyunca değerlendirmektir.
Türkiye güçlü bir gemi inşa ve retrofit sektörüne sahip; gerek yerel gerekse uluslararası denizcilik şirketlerine hizmet veriyor. Türk tersaneleri, sistem entegratörleri ve deniz mimarları yüksek kaliteli gemilerin tasarımı ve modernizasyonunda oldukça yenilikçi.
Feribotlar, römorkörler, lüks yatlar ve kıyı ticaret gemileri gibi segmentlerde birçok fırsat bulunuyor. Ayrıca gemiler için kara tabanlı şarj altyapısının dünya genelinde limanlarda daha da geliştirilmesi gerekiyor. EST-Floattech bu alanların tümüne çözümleriyle destek verebilir.
Evet, Türkiye bizim için önemli bir pazar. Şu anda ülkede birkaç devam eden projemiz var ve yerel ortaklar, tersaneler ve sistem entegratörleri ile yeni işbirlikleri geliştirme fırsatlarını araştırmaya devam ediyoruz.
Her pazarda olduğu gibi başarı, güçlü ortaklıklar kurmaya ve yerel ihtiyaçlar ile hedeflere uyum sağlamaya bağlıdır.
Klas kuruluşlarıyla çalışmak işimizin temelidir. Bu kuruluşlar sistemlerin denizcilikte güvenli ve güvenilir olmasını sağlayan standartları belirler ve biz bu gereklilikleri tasarım aşamasından itibaren dahil ederiz.
Sertifikasyon sadece formal bir gereklilik değildir; güvenli batarya sistemleri sunmak ve gemi sahiplerinin güvenini kazanmak için zorunludur. Ayrıca birçok proje belirli klas kurallarına uyumu şart koştuğundan pazar erişimi açısından da kritik rol oynar.

Rekabet açısından bakıldığında, bu standartları sürekli karşılamak teknik yetkinlik ve güvenilirlik gösterir—bu da sektörde yaşamsal önemdedir.
Elektrikli bisikletler, otomobiller, otobüsler ve kamyonlarda yaşanan dönüşüme benzer bir süreç deniz taşımacılığında da gerçekleşecek. Limanlar, göller, nehirler ve kıyı hatlarında hem yolcu hem de yük gemileri elektrikleşecek.
Önümüzdeki 5–10 yılda ilk tamamen elektrikli kıtalararası gemilerin ortaya çıkmasını ve hibrit çözümlerin güçlü şekilde büyümesini bekliyoruz. Aynı zamanda batarya teknolojisi ağırlık, alan verimliliği ve maliyet açısından gelişmeye devam edecek; şarj altyapısı da daha yaygın hâle gelecek.
EST-Floattech bu dönüşümde lider oyunculardan biri olmayı, müşterilerine en uygun çözümleri sunmayı sürdürecek. Müşterilerimiz bu yolculukta bize güvenebilir.
Hollanda’da denizcilik eksenini derinlemesine inceleyen kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz: