Maldivler’in Vaavu Atolü’nde yer alan bir su altı mağarasında 5 İtalyan dalgıcın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajik olay, İtalyan makamlarını harekete geçirdi. Savcılık, olayla ilgili taksirle ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla geniş çaplı hukuki süreç başlattı.
İtalya yargısı, dünya gündemine sarsıcı bir şekilde düşen Maldivler dalış faciası ile ilgili resmi hukuki süreci başlattı. Maldivler’in Vaavu Atolü’ndeki Alimathaa Adası yakınlarında yer alan bir su altı mağarasında beş İtalyan tüplü dalgıcın yaşamını yitirmesinin ardından, İtalyan savcılar taksirle adam öldürme şüphesiyle soruşturma açtı. Cenazelerine ulaşılan dalgıçların ölümündeki sır perdesini aralamak üzere, olay yerinden toplanan deliller ve su altı video kameraları mercek altına alındı.

Arama kurtarma çalışmalarında acı bilanço 20 Mayıs Çarşamba sabahı netleşti. 19 Mayıs günü cenazesi çıkarılan grup lideri Monica Montefalcone’nin kızı Giorgia Sommacal ile Cenova Üniversitesi araştırmacılarından Muriel Oddenino’nun cansız bedenleri, Finlandiyalı uzman mağara dalgıçlarından oluşan ekip tarafından mağaranın derinliklerinden çıkarıldı.
Grubun rehberi olduğu düşünülen dalış eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cenazesi ise olayın yaşandığı ilk gün bulunarak otopsi için İtalya’ya gönderilmişti. Facianın boyutları bununla da sınırlı kalmadı; cumartesi günü başlatılan ilk kurtarma operasyonunda görevli Maldivler Ulusal Savunma Gücü (MNDF) personeli Başçavuş Mohamed Mahudhee de hayatını kaybederek altıncı kurban oldu. Bu acı can kaybı da yürütülen soruşturma dosyasına dahil edildi.

İtalyan medyasının yürüttüğü derinlemesine incelemeler, facianın arka planında güvenlik açıklarına ilişkin şüpheleri güçlendiren detayları ortaya çıkardı. Maldivler yasalarına göre standart rekreasyonel dalış sınırı 30 metre olarak belirlendiği belirtildi. Ancak grubun 50 metreye kadar inebilmek için özel bir izin belgesi aldığı anlaşıldı.
Şubatta onaylanan ve 7-17 Mayıs tarihleri arasında geçerli olan bu izin belgesinin, “mağara dalışını” kapsamadığı ve kaybolan ekipten iki kişinin isminin bu resmi belgede yer almadığı tespit edildi. Ayrıca yetkililer, dalgıçların teknik bir mağara sızması (penetrasyon) operasyonu için gerekli olan üst düzey donanıma sahip olmadıklarını vurguladı.
Ekibin, izne tabi olmayan bu mağaraya kasten girip girmediğine dair henüz kesin bir kanıt bulunmazken, faciayı tetikleyen nedene ilişkin bilimsel teoriler üzerinde duruluyor. En çok tartışılan ihtimal ise mağara çevresinde oluşan “Venturi etkisi” oldu.
Scuba regülatörlerinin de çalışma prensibi olan bu fiziksel etkiye göre; mağara girişindeki dar geçitten hızla akan akıntı, ciddi bir basınç düşüşüne yol açarak güçlü bir vakum oluşturdu. İddialara göre bu vakum gücü, hazırlıksız dalgıçları hızla içeriye doğru çekerek dışarı çıkmalarına engel oldu. Finlandiyalı uzman ekip, cinayet bürosunun soruşturmasına ışık tutmak adına ilerleyen günlerde tekrar mağaraya inerek incelemelerine devam edecek.