ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) yayımladığı soruşturma sonuçları, lityum iyon batarya taşıyan gemilerde kargo sabitlemenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İncelemeye konu olan olayda, Panama bayraklı bir dökme yük gemisi 2023 yılının Aralık ayında Kuzey Pasifik Okyanusu’nda şiddetli hava koşullarıyla karşılaştı.
Yaklaşık 125 metre uzunluğundaki gemide bulunan enerji depolama sistemleri, fırtına sırasında yer değiştirdi. Sabitleme donanımındaki teknik uyumsuzluklar nedeniyle bazı batarya üniteleri iç yapıya zarar verdi ve aşırı ısınma süreci başladı. Bu durum, gemi içinde iki ayrı yangına yol açarak milyonlarca dolarlık hasar riskini beraberinde getirdi.
Yetkililerin tespitlerine göre, kargo bağlama sistemlerinde kullanılan bağlantı ekipmanları birbiriyle tam uyumlu değildi. Bu uyumsuzluk, yükün dengeli şekilde tutulmasını engelleyerek bağlantı noktalarında aşırı gerilme yarattı. Sonuç olarak, sabitleme elemanları koptu ve batarya üniteleri kontrolsüz şekilde hareket etti.
Olay sırasında gemi personeli, sabit yangın söndürme sistemlerini devreye alarak ilk yangını kontrol altına aldı. Ancak yangın söndürme kapasitesinin tükenmesi, ilerleyen günlerde yaşanan ikinci yangına müdahaleyi zorlaştırdı. Gemi, güvenlik gerekçesiyle Alaska açıklarında demirletildi ve detaylı kontrollerin ardından seyrine devam edebildi.
Raporda, özellikle büyük ölçekli lityum iyon batarya sistemlerinin deniz yoluyla taşınmasında daha sıkı denetim, doğru ekipman seçimi ve bağlama planlarının titizlikle uygulanması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, benzer olayların artan enerji depolama taşımalarıyla birlikte daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Bu gelişme, denizcilik sektöründe hem gemi işletmecileri hem de yük sahipleri açısından, tehlikeli yük taşımacılığına dair prosedürlerin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor