Yaklaşık iki yıldır süren güvenlik krizinin ardından, küresel konteyner taşımacılığının en büyük oyuncuları CMA CGM ve Maersk, Süveyş Kanalı üzerinden yeniden geçişlere başladı. Bu gelişme, küresel deniz ticaretinde pandemi sonrası yaşanan en kritik normalleşme adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Aralık ayı başında, LNG yakıtlı ve 23.000 TEU kapasiteli CMA CGM Jacques Saade, Fas’tan Malezya’ya yaptığı sefer sırasında Süveyş Kanalı’ndan güneye doğru geçiş gerçekleştirdi. 400 metre uzunluğundaki dev gemi, son iki yılda kanaldan geçen en büyük konteyner gemisi oldu. Aynı günlerde 15.500 TEU üzeri kapasiteye sahip CMA CGM Adonis de kuzey yönlü geçiş yaptı.
Bu hareketlilik, Maersk Sebarok adlı 6.500 TEU kapasiteli geminin Bab el-Mandeb Boğazı üzerinden güvenli geçişi tamamlamasının hemen ardından geldi. Böylece Maersk, yaklaşık iki yıl sonra ilk kez bu rotaya kontrollü bir dönüş yapmış oldu.
2023 sonundan itibaren Yemen merkezli Husiler tarafından Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar, Süveyş Kanalı trafiğini ciddi biçimde sekteye uğratmıştı. Saldırılar nedeniyle birçok armatör, gemilerini Afrika’daki Ümit Burnu rotasına yönlendirmiş; bu durum sefer sürelerini haftalarca uzatırken navlun fiyatlarında sert artışlara yol açmıştı. Kızıldeniz geçişleri bu dönemde yaklaşık %60 oranında azalmıştı.
Ekim 2025’te Gazze’de sağlanan kırılgan ateşkesin ardından bölgede yeni bir saldırı rapor edilmemesi, taşıyıcıların Süveyş Kanalı’nı yeniden değerlendirmesine zemin hazırladı. Süveyş Kanalı İdaresi, son aylarda kanala geri dönen gemi sayısında belirgin artış yaşandığını ve aylık geçiş rakamlarının kriz sonrası en yüksek seviyelere ulaştığını açıkladı.
CMA CGM, 2026 başından itibaren Hindistan–ABD INDAMEX hattında Süveyş’i yeniden ana rota olarak kullanmayı planladığını duyururken, Maersk daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek geçişleri kademeli biçimde artırmayı tercih ediyor.
Uzmanlara göre, büyük konteyner hatlarının Süveyş Kanalı’na dönüşü; navlun maliyetleri, teslim süreleri ve küresel tedarik zinciri dengeleri açısından kritik bir eşik anlamına geliyor. Ancak yüksek savaş riski sigorta primleri ve bölgedeki güvenlik belirsizliği, sektörün temkinli duruşunu korumasına neden oluyor.
Yine de bu geçişler, modern deniz ticaretinin son yıllardaki en yıkıcı krizlerinden birinin geride kalabileceğine dair güçlü bir sinyal olarak değerlendiriliyor.