CE sertifikasyonu, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ürün güvenliği ve standart birliğini sağlamak amacıyla geliştirilen bir sistemdir. Yat sörveyörü ve CE müfettişi Alper Günoral, tekne üretiminde CE sertifikasyonunun hem üreticiler hem de tekne alıcıları için önemli bir güvenlik ve uygunluk kriteri olduğunu belirtiyor.
Avrupa Konseyi’nin kararıyla CE işareti, bir ürünün Avrupa Birliği pazarına sunulabilmesi için zorunlu bir kriter haline geldi.
CE işaretinin bir ürüne eklenmesi, temel kaideleri o ürüne dair düzenlenmiş olan direktifte belirtilen ve ayrıntıları ilgili ISO standartları ile belirlenen bir dizi üretim kuralına uyulması ile mümkün.
Deniz taşıtları özelinde ilgili direktif Recreational Craft Directive (RCD) olarak adlandırılıyor ve tekne üzerindeki pek çok ayrıntı, ilgili ISO standardına uygun şekilde üretiliyor.
Recreational Craft Directive, ülkemizde Gezi Tekneleri Direktifi olarak biliniyor ve ülkemizde üretilen ve bu direktif kapsamına giren teknelerin piyasaya sürülebilmesi için CE işareti taşıması yasal bir gereklilik.
Kapsam
Temelde 2,5–24 metre arası gezi tekneleri için CE işareti taşıma zorunluluğundan söz edebiliriz.
Gezi teknesi, milli mevzuatımızda ‘sevk sistemine bakılmaksızın, spor ve gezi amaçlı, tekne boyu 2,5 metreden 24 metreye kadar olan, kişisel deniz taşıtı haricindeki herhangi bir deniz taşıtı’ şeklinde tanımlıdır.
Gezi teknesi haricinde kişisel deniz araçları, tekne yapımında kullanılan bazı komponentler, makineler ve daha önce CE işareti taşıyacak şekilde üretilmiş ama üzerinde büyük değişiklikler yapılmış deniz araçları da bu direktif kapsamında değerlendiriliyor.
Sadece yarış için üretilen tekneler, kano, kayak, surf/windsurfler, klasik tekneler ve replikaları, 1950 öncesi dizaynla üretilmiş tekneler, deneysel tekneler, ticari olarak yolcu taşımada kullanılacak tekneler, denizaltılar, hava yastıklı tekneler, hidrofil tekneler, sitim tahrikli tekneler ve amfibi tekneler RCD kapsamı dışında kalıyor.
Bununla birlikte kişinin sadece kendi kullanımı için üretilen ve üretimden itibaren 5 yıl piyasaya sürülmeyecek olan tekneler de RCD kapsamı dışında.
Komponentler ile ilgili benzer kapsam dışı listesi de çıkarılabilir ama okuru sıkmayalım.
CE İşareti Nasıl Alınır?
Bir teknenin CE işareti alması, Uygunluk Değerlendirmesi ile mümkün.
Uygunluk değerlendirmesi sonucunda CE işareti taşıması uygun görülen ürün Uygunluk Beyanı (Declaration of Conformity) ile bunu belgeliyor.
Burada uygunluk beyanı, teknenin dizayn kategorisi ve tekne ebatı çerçevesinde iki farklı şekilde çıkarılabiliyor.
Dizayn Kategorisi C ve D olan yani en fazla kıyı seyri yapacak, 6 bofor havaya ya da 2 metre dalgaya dayanıklı tekneler için, tekne ebatı 12 metreden küçükse uygunluk beyanı direkt olarak üretici tarafından verilebiliyor.
Bu dizayn kategorilerinde tekne 12 metreden büyükse belirli kontrollerin Avrupa Komisyonu tarafından onaylanmış, NANDO listesinde yer alan bir Notified Body tarafından yapılması gerekiyor.
Ayrıca dizayn kategorisi A ve B yani açık denizde seyir yapacak her ebatta tekne için uygunluk değerlendirmesinin Notified Body tarafından yapılması yani Uygunluk Beyanının bu kuruluşlarca onaylanması şart.
(Bu noktada, bu satırların yazarı olarak, Belçika merkezli bir NB olan International Marine Certification Institute-IMCI bünyesinde CE Müfettişi olarak görev yapmakta olduğumu not düşmekte yarar görüyorum.)
Uygunluk Değerlendirmesi yapılıp süreç sonlandırıldığında iki işlem var.
İlki elbette CE sertifikasının düzenlenmesi.
Diğeri ise bu değerlendirmeye dair tüm kayıtların 10 yıl boyunca saklanması.
CE Kayıtları
CE Sertifikasyonu teknenin çeşitli aksamlarıyla ilgili çok sayıda standardın sağlandığına dair kanıt niteliğinde olan raporlar, sertifikalar ve fotoğraflardan oluşuyor.
Örneğin karinadan su alış için kullanılan gövde geçişlerinin sağlamlığına dair testlerin videoları, GRP tekneler için laminasyon esnasında tutulan ortam sıcaklık ve nem değerleri, metalik tekneler için kaynakçıların eğitim onayları, elektrik komponentlerinin CE sertifikaları, yakıt tanklarının basınç testi raporları ve fotoğraflar.
Her NB bu kayıtlar için belli bir dosya sistemi oluşturur.
Benim faaliyet gösterdiğim IMCI de gelişmiş bir dosya yönetim sistemi ile tüm bu kayıtları elinde bulunduruyor.
Benim faaliyet gösterdiğim IMCI de gelişmiş bir dosya yönetim sistemi ile tüm bu kayıtları elinde bulunduruyor.
İlginç bir tesadüf, kendi teknemin CE Sertifikasına ihtiyacım oldu, üreticiden istedim, tekne 19 yaşında olduğundan belgeyi sıfırdan düzenleyebileceklerini ama bir bedeli olduğunu öğrendim.
Belgeyi onaylamış olan IMCI’den rica edip belgeye rahatlıkla ulaştım.
CE sertifikasyonu konusuna yönelmemin ve özellikle IMCI’yi seçmemin bir nedeni işte bu disiplin.
Hemen belirtmekte fayda var, tekne alımında teknenin CE Sertifikası mutlaka görülmeli.
Yoksa satıcının üreticiden temin etmesi istenmeli.
CE sertifikasının sahteleri de elbette yapılıyor.
Geçtiğimiz aylarda bir Liman Başkanlığı personeli bana ulaştı ve bir CE Sertifikası ile ilgili görüş sordu.
Bana ilettiği belgenin sahte olduğunu ispatlarıyla açıkladım.
Her durumda dikkatli olunması gereken bir alan.
Tekne alacaklara tavsiyem bu konunun alım öncesi sörvey kapsamında kontrolünü sağlamaları ve raporda yer almasını istemeleridir.
CE Sertifikasyon Modülleri
Uygunluk Değerlendirme süreci modül adı verilen süreçlerle sınıflandırılmış durumda.
Yukarıda üretici tarafından yapılacağını belirttiğimiz uygunluk değerlendirmesi, Modül A olarak kodlanıyor.
Modül A, en basit seviyede ve tamamen üretici kontrol ve sorumluluğunda bir sertifikasyon süreci.
Bunun haricinde A1, B, G, H modülleri ve Modül B ile birlikte ek olarak değerlendirilen C, D, F ilave modülleri var.
Her bir modül teknenin dizayn kategorisi, kullanım amacı, alıcının tercihi ve üreticinin pazarlama stratejisi ile değişkenlik gösteriyor.
Modül B, tamamen NB kontrolünde yürütülen bir süreç.
Modül B+C’de, serinin ilk ürününün NB tarafından sertifikalandırıldığı, serinin diğer ürünlerinin ise üretici tarafından Modül B ile sertifikalandırılan ilk modele uygun üretildiğine dair uygunluk beyanını kendisi verdiği metod.
B+F modülünde her bir ürünün kontrolleri yine NB tarafından yapılıyor.
Modül G, tek bir ürünün tüm üretim aşamasında NB tarafından denetlenmesi ile gerçekleşiyor ve türünün tek örneği olacak özel projeler için kullanılıyor.
Modül H ise üreticinin üretim prosesinin sertifikalandırılmasını içeren en geniş kapsamlı modül.
Tekne üretimi başlı başına yüksek maliyetli bir ekonomik faaliyet.
CE sertifikasyonu bu üretimin maliyet kalemleri arasında üst sıralarda değil.
CE Sertifikasını dünyaca tanınmış bir NB bünyesinde almak pazarlama stratejisi olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte her tür CE sertifikasyonunda nihai sorumluluğun üreticiye ait olması, uygunluk denetimini en iyi sertifikasyon kuruluşuna yaptırmak için önemli bir neden.
Çünkü denetimin kalite ve ayrıntısı, üreticinin olası tazminatlardan korunması için en basit yöntem.
Sonuç olarak tekne üretiminde en temel konulardan biri olan CE sertifikasyonu, ürünün ülkemizde ve EEA bölgesinde pazara sunulabilmesi için bir zorunluluk.
Sertifikasyon Sonrası
Bir tekne aldığımızda ister sıfır üretim ister ikinci el olsun kimi eksikler ve yanlışlar, bazı sonradan eklemeler ve her durumda canımızı sıkabilecek sorunlar olacaktır.
Bu kaçınılmaz.
Önemli olan bu sorunların önceden görülmesi ve sürprizlerle -özellikle de denizde- karşılaşmamak.
Her standarda uygun mükemmel üretilmiş bir tekne, denizci olmayan bir tekne sahibinin elinde patlamaya hazır bir bombaya dönüşebilir.
Bu nedenle aslında özellikle ikinci el tekne satan kişinin tekneyi nasıl kullandığı, nasıl bir denizcilik kültürü olduğu da önemli.
Benzer şekilde geçmiş onarımların ‘denizci bilincine ve bilgisine haiz’ ustalar tarafından yapılmış olduğunu görmek gerekiyor.