ABD ve İran güçleri arasında Hürmüz Boğazı’nda devam eden karşılıklı saldırılar ticareti zora sokarken, üreticiler yaz sonuna doğru fiziki petrol tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşanabileceği konusunda uyardı. Krizin gidişatını ise Çin’in talebi ve hızla tükenen ABD rezervleri belirleyecek.
ABD ile İran güçleri arasında Hürmüz Boğazı ve çevresinde devam eden karşılıklı askeri müdahaleler, enerji piyasalarını tedirgin etmeye devam ediyor. Piyasada mevcut fiyatlandırmalar şimdilik istikrarlı bir tablo çizse de, büyük üreticiler küresel petrol arzı zincirinde yaz sonuna doğru fiziki daralmalar ve ciddi kırılmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli enerji devi ADNOC’un CEO’su Sultan el-Caber, mevcut tablonun iyimser bir sonuç vaat etmediğini vurguladı. El-Caber’in değerlendirmelerine göre, küresel talebin artması ve krizin sürmesi halinde, petrol fiyatları ağustos ayı itibarıyla yeniden yukarı yönlü bir ivme kazanabilir.
Bu noktada en önemli belirleyicinin Çin olacağı belirtiliyor. İthalatı düşük tutmak için rafineri kesintilerine ve mevcut stoklara yönelen Çin’in, küresel piyasaya dönüş zamanı ve hacmi fiyat dinamiklerinde başrol oynayacak. Öngörülen tüm senaryolarda Hürmüz Boğazı’ndaki tam kapasiteli petrol akışının ancak 2027 başlarında normale dönebileceği, bu durumun da 2026’nın geri kalanında yüksek fiyatları garantileyeceği ifade ediliyor.

Krizin etkilerini hafifletmek isteyen ADNOC, deniz yoluyla taşınan petrol kargolarını İran ablukasından kurtarmak için alternatif rotalara hız verdi. Bu kapsamda, petrolü karadan Füceyre limanına ulaştırarak Hürmüz’ü devre dışı bırakacak ikinci ham petrol boru hattının inşası yarılanmış durumda. İki hattın birleşimi, BAE’nin savaş öncesi üretim hacminin tamamını taşıyabilecek kapasiteye ulaşacak. Aynı güzergah üzerinde rafine petrol ürünleri için de paralel bir hat planlayan BAE, bu adımla Orta Doğu’dan alım yapan Avrupalı müşterileri de rahatlatmayı hedefliyor.
Küresel enerji tüketicileri ise şu ana kadar başta ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi (SPR) olmak üzere devasa stok kullanımlarıyla ayakta kalabildi. ABD’nin yabancı rafinerilere yönelik ham petrol ihracatı, savaş öncesindeki günlük 4 milyon varil seviyesinden geçtiğimiz hafta 5,4 milyon varile tırmandı. Ticari stoklar ve stratejik rezervlerden günlük 2,3 milyon varillik rekor bir çekim yapıldığı görülüyor.
Ancak bu tampon mekanizmanın da sonuna yaklaşılıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, şubat ayında başlayan çatışmalardan bu yana stratejik rezervler 50 milyon varil azaldı. Rezervlerin birkaç hafta içinde 350 milyon varilin altına inmesi bekleniyor. Ek olarak bu rakam 1983 yılındaki ilk dolum döneminden bu yana görülen en düşük seviye olarak tarihe geçecek. Sistem 240 milyon varillik asgari operasyonel sınırın altına düşerse, yeraltı tuz mağaralarındaki depolama tesislerinde basınç kaybı ve yapısal bozulma gibi ciddi teknik risklerin ortaya çıkabileceği uyarısı yapılıyor.
Benzer haber:
Hürmüz Boğazı Krizi Irak Petrolünü Ceyhan’a Yönlendirdi
IEA: Hürmüz Boğazı’nda Modern Tarihin En Büyük Petrol Şoku Yaşanıyor