enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9247
EURO
52,6490
ALTIN
6.844,59
BIST
14.328,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Norden Ship Design House
Norden Ship Design House

Sektöre Yeni Soluk – Şahin Mengi

13.05.2025 16:03
A+
A-

Öncelikle, yayın hayatına yeni başlayan sektörel haber sitesi www.denizgundem.com’a yayın hayatında başarılar dilerim.
Demokrasilerde “dördüncü kuvvet” olarak kabul edilen habercilik gibi değerli ve güçlü etkileri olan kutsal bir meslek grubunun içinde yer almanın bilinciyle hareket edeceklerine ve sektöre büyük katkılar sağlayacaklarına yürekten inanıyorum.

Burada, dostum Haydar Özden’in nazik daveti üzerine yazıyorum. Kendisine, bu vesileyle davetinden dolayı çok teşekkür ederim.

Deniz Gündem

Biraz kendimden bahsetmem gerekirse:

1969 doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi İstanbul’da, lise eğitimimi ise Kocaeli’de tamamladım. Ardından Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun oldum. 1994 yılının sonunda sektöre adım attım ve 31 yılı aşkın süredir tam zamanlı olarak sektör içinde sörveyörlük yapıyorum (başlangıçta sahada, 2005 yılından itibaren ise yönetici pozisyonunda ofiste çalıştım). Hâlen aktif olarak faaliyet gösteren iki şirketin kurucu ortağıyım ve İMEAK DTO 35 numaralı meslek komitesinin başkanlığını yürütüyorum.

Ticari gemi filosu, tersaneler, gemi inşa yan sanayii, kumanya ve bunker temin şirketleri, yat imalat ve refit firmaları; bu alanlarda hizmet veren acenteler, yük ve sigorta brokerlik şirketleri, klas kuruluşları, sörvey firmaları ve daha yüzlerce tedarik/hizmet sağlayıcısıyla birlikte denizcilik sektörü, son yıllarda kayda değer bir büyüme göstermiştir. Bu büyüme dönemsel olarak sekteye uğrasa da genel eğilim yukarı yönlüdür. Sektör içinde on binleri aşan bir iş gücü oluşmuştur.

Denizciliğin sağladığı yüksek katma değer, ülkemizin ekonomik direncini artıran en önemli unsurlardan biridir. Bu sektörde gerek beyaz yaka gerekse mavi yaka personel, genel olarak ülke ortalamasının üzerinde bir liyakat seviyesine sahiptir. Bu nedenle sektör bileşenleri, sosyal ve kültürel olarak da oldukça iyi bir konumda yer almaktadır. Ancak sektördeki birçok iş kolunda hâlen yetişmiş ve belgeli personel sıkıntısı yaşanmaktadır. Özellikle mevzuattaki düzenlemelerin yavaş ve yetersiz ilerlemesi, bu sıkıntının artmasına ve her bir personelin birim maliyetinin işletmeler açısından taşınması güç seviyelere ulaşmasına neden olmaktadır (buradaki maliyet artışı, personele ödenecek maaşlardan ziyade, onları istihdam edebilmek adına mevzuat gereği yapılan belgeleme ve diğer zorunlu giderlerden kaynaklanmaktadır). Son yıllarda üniversitelerde açılan ön lisans ve lisans programlarıyla bu açığın orta vadede kapanabileceğini öngörmekteyim.

Bununla birlikte, yakın geçmişte yaşanan bölgesel ve küresel gelişmeler sektörü doğrudan etkilemiştir. Navlun fiyatlarındaki değişimle başlayan bu etki; tersanecilik, tedarik ve hizmet kollarında da derinleşerek devam etmiştir. Özellikle ABD–Çin ticaret savaşları, Kızıldeniz’deki Husi-Amerikan çatışmaları, İsrail–Filistin savaşı, Suriye ve Libya’daki iç savaşlar ile Rusya–Ukrayna savaşı gibi faktörler, denizcilik sektörünü ve bölge ekonomilerini olumsuz etkilemiştir. Karadeniz navlunları dip seviyelere inerken Doğu Akdeniz’de de benzer bir tablo ortaya çıkmıştır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, son dönemde etkilerin hafiflemeye başlamasıyla birlikte piyasada bir toparlanma beklentisi doğmuştur. Ancak bunun gerçekleşmesi için biraz daha zamana ve sabra ihtiyaç vardır. Bölgesel ve küresel gelişmelerin seyri, sektörün önümüzdeki dönemde daha yüksek bir hareketlilik kazanabileceğine işaret etmektedir.

Ülkemiz denizcilik sektörü, küresel piyasadan bağımsız değildir. Dolayısıyla yukarıda bahsettiğim olumlu ya da olumsuz gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Navlun ücretleriyle başlayan bu etki, dalga dalga yayılarak tüm alt sektörleri sarmaktadır. Önümüzdeki dönemde tedarik zincirlerindeki sorunların hafifletilmesiyle birlikte sektörün daha parlak günler yaşayabileceğini umuyorum.

Unutmamamız gerekir ki denizcilik sektörü ekonominin lokomotifidir. Tabiri caizse, denizciliğin öksürmesi bile diğer sektörlerde zatürreye yol açabilir. Hem sektör aktörleri hem de ülke yöneticileri bu bilinçle hareket etmeli ve denizciliğe gereken önemi her geçen gün daha da fazla vermelidir.

Denizciliğin beklediği güzel günlerin çok yakında geleceğine inanıyor, bu güzel haberleri de ilk olarak www.denizgundem.com üzerinden alacağımıza olan inancımı bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Yazarın Diğer Yazıları