Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yatan asırlık savaş gemileri, ‘Derin Miras’ projesiyle korozyona karşı güvence altına alınıyor. İklim değişikliğinin etkilerini silmeyi hedefleyen çalışmada, ilk dalış 111 yıllık İngiliz savaş gemisi HMS Louis’e gerçekleştirildi.
Birinci Dünya Savaşı’nın en kritik dönüm noktalarından birine sahne olan suların derinliklerinde yatan tarihi Çanakkale batıkları, hayata geçirilen “Derin Miras” projesiyle çürümekten kurtarılarak sürdürülebilir dalış turizmine kazandırılıyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) iş birliğinde yürütülen bu projede, asırlık savaş gemileri çevre dostu “katodik koruma” yöntemiyle yavaş yavaş yok olmaktan kurtarılıyor.

İklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artış ve sualtı ekosistemindeki değişimlerin, tarihi mirası hızla aşındırması üzerine yetkililer harekete geçti. Ocak ayında Almanya’daki Boot Düsseldorf fuarında imzalanan ortaklık protokolüyle resmiyet kazanan proje kapsamında, batıklara hiçbir fiziksel müdahalede bulunulmuyor. Gemilerin yanına yerleştirilen özel çinko anot cihazları sayesinde korozyon tamamen durdurulurken, yüzyıllık enkazlar balıklar ve diğer deniz organizmaları için doğal bir yaşam alanına dönüştürülüyor.

Bu yenilikçi koruma yönteminin uygulandığı ilk nokta ise 1915’te Suvla Koyu kuzeyinde şiddetli rüzgar sebebiyle karaya oturan ve 13 metre derinlikte bütünlüğünü koruyan İngiliz Kraliyet Donanması’na ait HMS Louis muhribi oldu. Koruma çalışmalarının ardından gemiye düzenlenen tarihi ilk dalış etkinliğine; Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, ÇOK A.Ş. CFO’su Murat Sarıkaya, dünyaca ünlü İsveçli sualtı fotoğrafçısı Alex Dawson ve serbest dalış dünya rekortmeni milli sporcu Bilge Çingigiray katıldı.
Çanakkale Boğazı’nda 27 batık ve 2 resif alanını kapsayan Gelibolu Sualtı Parkı, bu girişimle dünyanın bir numaralı sualtı merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. TÜBİTAK ve çeşitli üniversitelerin bilimsel desteğiyle yürütülen çalışmalar, bir yandan uluslararası dalış turizmini canlandırarak yerel ekonomiye büyük bir ivme kazandırırken diğer yandan deniz ekosistemini dijital olarak kayıt altına alıyor.
Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, suyun altındaki kültürel mirasın Türkiye Cumhuriyeti’nin güvencesi altında olduğunu belirterek, “Gelibolu Sualtı Parkı’nda tarihin içerisinde akan bir nehir vardır. 1915 Çanakkale Köprüsü konsorsiyumunun değerli desteğiyle bu mirasın nice yüzyıllar yaşamasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. ÇOK A.Ş. CFO’su Murat Sarıkaya ise, köprü ayaklarında kullandıkları katodik koruma teknolojisini tarihi bir misyon için kullanmaktan gurur duyduklarını ve doğaya saygılı iyi bir komşu olma vizyonuyla hareket ettiklerini vurguladı.
İşte dalıştan görüntüler: