Denizler, milyonlarca canlı türünü barındıran ve insanlığın besin zincirinde kritik bir rol üstlenen en değerli ekosistemlerimizdir. Ancak endüstriyel balıkçılığın yaygın araçlarından olan sürükleme gemileri, kısa sürede yüksek miktarda balık avlama imkânı sağlarken, aynı zamanda denizlerin geleceğini tehdit eden yöntemleriyle tartışmaların odağında yer alıyor.
Sürükleme gemileri, devasa trol ağlarını motor gücüyle denizin tabanına veya orta sulara sürükleyerek av yapıyor. Bu yöntem, hedeflenen balık türleri dışında pek çok deniz canlısının da ağlara takılmasına yol açıyor. Özellikle dip trolü, mercan resifleri, deniz çayırları ve deniz tabanı ekosistemleri üzerinde geri dönüşü zor zararlar bırakıyor.
Çevreciler ve bilim insanları, bu yöntemin ekosistemleri yok ettiği, biyolojik çeşitliliği azalttığı ve okyanusların karbon tutma kapasitesini olumsuz etkilediği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Uzmanlara göre sürükleme gemileri kısa vadede ekonomik kazanç sağlasa da, uzun vadede denizlerin canlılığını ve insanlığın geleceğini riske atıyor. Denizler, sadece bugünün değil yarınların da ortak mirası olarak korunmak zorunda.
