ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile varılan tarihi mutabakatın ardından uygulanan deniz ablukasının tamamen kaldırıldığını ve Hürmüz Boğazı’ndan yeniden petrol akışının başladığını duyurdu. Vance, “Davranışlarını değiştirirlerse İran ve Orta Doğu için yeni bir dönem başlayacak” dedi.
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Beyaz Saray’da basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, Washington ve Tahran arasında sağlanan İran ile barış planı sürecinin ilk somut sonuçlarını verdiğini açıkladı. Çatışma süresince durma noktasına gelen enerji trafiğinin yeniden canlandığını belirten Vance, “Dün gece Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varil petrol geçti. Bu, krizin başlangıcından bu yana kaydedilen en yüksek seviye. Petrol fiyatları da hızla savaş öncesi rakamlara gerilemeye başladı” şeklinde konuştu.
Sürecin şu ana kadar olumlu ilerlediğini vurgulayan Başkan Yardımcısı, İran’ın son iki gecedir boğazdan geçen ticari gemilere herhangi bir müdahalede bulunmadığını belirtti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) deniz ablukasını sonlandırdığını hatırlatan Vance, “Biz kendi üzerimize düşen yükümlülükleri yerine getiriyoruz; onlar da şu ana kadar anlaşma şartlarına uyuyorlar” dedi.
Amerikan kamuoyunda ve medyada mutabakat zaptı ile ilgili ortaya atılan iddialara da sert tepki gösteren Vance, anlaşmanın finansal teşvik kısmının manipüle edildiğini savundu. Tahran yönetiminin anlaşmaya tam olarak uymadan hiçbir finansal fayda sağlayamayacağının altını çizen Vance, “İran’a milyarlarca dolar kaynak aktarılacağı yönündeki söylemler gerçeği yansıtmıyor. Mevcut yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirmedikçe ve davranışlarını temelden değiştirmedikçe hiçbir şart altında ABD’den tek bir sent bile alamayacaklar” ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarının İran’ın nükleer programına ilişkin sorularını yanıtlayan Vance, önceki anlaşmalarla kıyaslamalar yaptı. Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın İran’a uranyum zenginleştirme izni verdiğini belirten Başkan Yardımcısı, “Bizim sağladığımız mutabakat buna kesinlikle izin vermeyecek. Tüm yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları imha edilecek” dedi.
Ayrıca İran’ın nükleer tesislerinin ve balistik füze altyapısının son üç aydaki askeri operasyonlarla büyük ölçüde yok edildiğini öne süren Vance, “Şu anda devasa bir nükleer altyapı çökmüş durumda. Yarın bir nükleer silah üretmeye karar verseler bile kapasiteleri kalmadı. Bizim amacımız bu kapasitenin yıllar boyunca yeniden inşa edilmesini engellemektir” diye konuştu.
Açıklamalarında İsrail’in Lübnan politikalarına da geniş yer ayıran Başkan Yardımcısı Vance, Washington yönetiminin rahatsızlığını gizlemedi. Büyük bir diplomatik ilerleme kaydedilirken Beyrut’taki sivil alanlarda patlamalar yaşanmasını “kabul edilemez” olarak nitelendiren Vance, her ülkenin meşru müdafaa hakkı bulunduğunu ancak İsrail’in barış sürecine saygı göstermek zorunda olduğunu söyledi.
İsrail kabinesindeki bazı isimlerin ABD Başkanı Trump’a yönelik eleştirilerine de sert yanıt veren Vance, “Trump, dünyada İsrail’e destek veren tek süper güç lideri. Son üç ayda ülkenizi koruyan savunma sistemlerinin üçte ikisi Amerikan halkının vergileriyle karşılandı. İsrail’in sorunu Donald Trump değildir; kabinedeki bazı isimler ülkelerinin gerçek durumunu görmeli” şeklinde konuştu.
İşte Vance’in açıklamaları:
Teknik müzakerelerin önümüzdeki günlerde İsviçre’de başlayacağını duyuran Vance, bu sürecin sonunda kalıcı ve kapsamlı bir barış ortamı oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Benzer haberler: