Çanakkale Boğazı, geçtiğimiz günlerde yaşanan büyük orman yangını nedeniyle saatlerce dünya deniz trafiğine kapandı. Sıcaklıkların 38 dereceyi bulduğu bölgede, rüzgârın aniden yön değiştirmesiyle alevler boğaza yalnızca 1,5 kilometre yaklaştı.
38 gemi boğazın iki ucunda demir atmak zorunda kaldı. Bunlar arasında; 180 metre uzunluğunda ham petrol tankerleri, Panama ve Liberya bayraklı konteyner gemileri, 75 bin ton mısır taşıyan dökme yük gemileri vardı. Gemilerdeki bazı kaptanlar, telsiz görüşmelerinde “Bu kadar yoğun dumanı Panama Kanalı’nda bile görmedim” dedi.
Kapanma süresi boyunca kuzey girişinde 22, güney girişinde ise 16 gemi, saatlerce motorlarını kapatarak römorkör talimatlarını bekledi. Özellikle boğazda transit geçen enerji ve tahıl sevkiyatlarının durması, Karadeniz limanlarındaki programları da domino etkisiyle aksattı.
Yangının başladığı saatten itibaren bölgede 12 helikopter ve 8 yangın söndürme uçağı aralıksız görev yaptı. Rüzgâr zaman zaman 40 km/s hıza ulaştığı için, alevler kısa sürede yükselerek 50 metreye varan “ateş duvarları” oluşturdu.
Olayın ardından, denizcilik sektöründe “Çanakkale Acil Geçiş Prosedürü” başlığıyla yeni bir çalışma gündeme geldi. Amaç, benzer felaketlerde boğaz trafiğinin tamamen durmasını önleyecek alternatif rotalar ve acil geçiş koridorları oluşturmak.
Uzmanlar, “Bu olay, deniz taşımacılığında afet risk yönetiminin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu kanıtladı” diyor.