ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda kurulması planlanan donanma eskortu misyonuna katılmamaları halinde NATO müttefiklerini “çok kötü” bir geleceğin beklediği konusunda uyardı. Ancak dar ve tehlikeli sularda savaş riskini göze almak istemeyen Avrupa’nın önde gelen güçleri ile Çin, bu operasyona dahil olmayı reddediyor.
Basra Körfezi’nde sular giderek ısınıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı bölgesinde seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla önerilen donanma eskortu operasyonuna destek vermeyen NATO müttefiklerini sert bir dille tehdit etti. Savaşı başlatma kararının dışında bırakılan Avrupa’nın önde gelen güçleri ise Trump’ın bu talebine net bir şekilde “hayır” diyor. Bazı Avrupa ülkeleri konuyu dikkatle değerlendireceklerini belirtse de sürece dair kesin bir takvim vermekten kaçınıyor.
Mart ayı başından bu yana kapalı olan boğaz, küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin petrol üretiminde yavaş yavaş kesintiler görülmeye başlandı. Kuru yük ve rafine ürünlerde yaşanabilecek olası kıtlıklar endişe yaratıyor. Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar sınırında gezinirken, Dubai’de acil teslimatlı fiziki variller 150 doların üzerinde alıcı buluyor.
Trump yönetimi, İran’ın işbirliği olsun ya da olmasın boğazı yeniden açmanın yollarını arıyor. Ancak şu an için diplomasi kapıları kapalı; hem ABD hem de İran, karşı tarafın ateşkes görüşmeleri başlatma girişiminde bulunduğunu ancak bunun reddedildiğini iddia ediyor.
Çatışmalar sürerken Trump, NATO müttefiklerinin ABD-İsrail öncülüğündeki bu operasyona katılmasını talep ediyor. Avrupa’nın en büyük askeri bütçesine sahip olan Almanya ise bu talebi hızla reddetti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğünü askeri yollarla sağlama girişimine katılmayacağız. Orta Doğu’daki savaş NATO’nun meselesi değildir” ifadelerini kullandı.

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store da fırkateynlerini Hürmüz Boğazı açıklarına gönderme niyetleri olmadığını belirterek, “Orada bir savaş başladı ve sonu görünmeyen bir şekilde tırmanıyor. Şu anda orada askeri operasyon yürütme gibi bir planımız yok” dedi. AB’nin en üst düzey diplomatı Kaja Kallas ise AB destekli bir misyonun tartışılabileceğini öne sürdü ancak kesin bir taahhütte bulunmaktan kaçınarak durumun “çok değişken” olduğunu vurguladı.
Uzmanlara göre Avrupa’nın bu isteksizliği, siyasetten tamamen bağımsız olarak sahadaki acı gerçekliğin bir kabulü. King’s College London’dan Savaş Çalışmaları Profesörü Alessio Patalano, “Kızıldeniz’de bile zorlanan bazı Avrupa donanmalarının Hürmüz’den yara almadan çıkabileceğinden ciddi şüphelerim var. Hiçbir siyasi risk iştahı bu operasyonel gerçeği değiştiremez” değerlendirmesinde bulundu. Denizcilik sektörü kaynaklarına göre savaş gemisi yetersizliği ve bölgedeki yüksek riskler nedeniyle ABD Donanması’nın kendisi bile sektörden gelen eskort taleplerini geri çeviriyor.
Gemi sayısı bakımından dünyanın en büyük donanmasına sahip olan Çin ise henüz operasyon için yeşil ışık yakmadı. Trump, Çin’in misyona katılmaması halinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 31 Mart’ta yapılması planlanan kritik görüşmeleri ertelemekle tehdit etti.
Cibuti’de askeri bir üsse ve modern hava savunma muhriplerine sahip olan Çin’in, aynı zamanda Tahran yönetimiyle güçlü ticari ve savunma bağları bulunuyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, “Tarafları askeri operasyonları derhal durdurmaya, gerilimi tırmandırmaktan kaçınmaya ve bölgesel kargaşanın küresel büyümeye daha fazla zarar vermesini önlemeye çağırıyoruz” diyerek, gerilimi düşürmek için iletişim halinde olduklarını belirtti.
İlgili haberler:
https://denizgundem.com/trump-hurmuz-bogazi-guvenligi-icin-cini-destege-cagirdi/