Küresel ticaretin omurgasını oluşturan deniz taşımacılığı, Türkiye ekonomisi için de stratejik önemini koruyor. UTİKAD verilerinden yola çıkan Haydar Özden, antik çağlardan günümüze uzanan bir perspektifle, deniz ticaretinin geçmişteki köklerini ve günümüzdeki seyrini analiz ediyor.
Yük taşımacılığı denilince -kara, hava ve deniz- birincilik denizin. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), 2022’de uluslararası taşımacılıkta ülkemizde deniz yoluyla ihracat amaçlı taşınan yüklerin hacim olarak oranının yüzde 80,08 civarında olduğunu belgeliyor. Yine aynı dönemde deniz yoluyla ithalat amaçlı taşınan yük oranı da yüzde 92,22 olarak veriliyor. Türkiye özelinde değer bazında daha yakın döneme (örneğin Ocak-Ekim 2024’e) baktığımızda ihracatın yüzde 59,52 oranıyla yine deniz taşımacılığı ile gerçekleştiğini görüyoruz. İthalatta da görece farklılıklara rağmen deniz taşımacılığı yine önde. Komşu ülkelerde yaşanan çatışmaların etkilediği 2024 yılı rakamları görece düşüşe işaret etse de, söz konusu oranlarla 2025’in ilk altı aylık döneminde gerçekleşen taşımacılık oranı kıyaslaması artışa işaret ediyor ki, bu da sektörün yarınlarına bakış açısından olumlu yönde altı çizilmesi gereken bir gelişme.
Peki yılları, oranları, rakamları yani bugünü bir yana bırakıp geçmişe, epey bir geçmişe, örneğin antik döneme kadar uzansak. Ve dünya geneline baksak. Uzak geçmişte deniz ticaretinde neler oluyor? Antik Çağ limanlarının dünya genelinde öne çıktığı yer neresi örneğin? Tabii ki Akdeniz. Antik Çağ’da liman ve deniz ticaretinin başrolünde kimler mi var? Ege, Doğu Akdeniz ve elbette ki Anadolu kıyıları. Şimdi de genelden daha da özele inelim ve bakalım. Dünyanın ilk ama en ilk limanı hangisiydi ve neredeydi mesela? Farklı kaynaklar değişik isimlere işaret ediyor. Ve konu Türkiye olunca Eleutherios Limanı da yakın dönemlerde adı en çok geçenler arasında yer alıyor (kimileri, günümüz İstanbul’unun ilk limanı Theodosius diye ısrar ederken, kimileri de Eleutherios gelişerek Theodosius’a evrildi diyor. Ki bu tartışmalar bizim değil arkeoloji biliminin konusunu oluşturuyor). Bizim konumuz, yeri. Neresi mi? Yenikapı’nın hemen altı.
Zamanda yolculukta ışık hızıyla bugünlere sıçrayalım şimdi de ve aralarında, Antik Çağ’ın en ünlü limanlarından Theodosius’un direkleri de olmak üzere kimi Antik Çağ batıklarının ortaya çıkarıldığı arkeolojik kazıların kaynağına inelim. Karşımızda çok tanıdık bir isim var: Marmaray. Evet, Anadolu’yu denizin altından Avrupa’ya bağlamak üzere başlatılan Marmaray kazıları, limanların limanına gelen gemilerin kimi batıklarını ortaya çıkarırken arkeolojik dünyanın yakın dönemdeki en büyük heyecan fırtınalarından birine de yol açtı.
Keşfin, ticaretin, yabancı ülkelere açılan yolların başında deniz var. Dün de öyleydi. Bugün de. Anadolu toprakları deniz ticaretinin en hareketli boğazlarından ikisinin sahibi. Bu hep böyleydi. Peki ama Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’in sularının kuşattığı ülkemiz bu stratejik konumunun hakkını layıkıyla veriyor mu? Neler yapıldı. Neler yapılabilir. Kısaca gündemimiz hep deniz ve biz Deniz Gündem olarak deniz taşımacılığının öne çıkan sorunlarına, çözüm önerilerine, sektörün kalbinin attığı tüm kurum ve kuruluşlara dair makaleler ve röportajlarla size ulaşmaya devam edeceğiz.
KAYNAK: Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri
Derneği (UTİKAD), “Lojistik Sektör Raporu.”