Küresel konteyner taşımacılığında dengeleri değiştirecek dev bir satın alma hamlesi geldi. Dünyanın beşinci büyük konteyner hattı Alman Hapag-Lloyd, onuncu sıradaki İsrailli taşıyıcı ZIM’i satın almak üzere anlaşmaya vardı.
İsrail merkezli ekonomi yayını Calcalist‘in haberine göre ZIM yönetim kurulu pazar gecesi anlaşmayı onayladı. İşlem değerinin 4 milyar doları aştığı belirtiliyor.
Hayfa merkezli olan ve 2021 yılından bu yana New York Borsası’nda işlem gören ZIM için kurgulanan anlaşma oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Plana göre Hapag-Lloyd, ZIM’in ihraç edilen tüm hisselerini satın alarak şirketi borsadan çekecek.
Ancak İsrail’in stratejik çıkarlarını korumak amacıyla Hapag-Lloyd, operasyonun bir kısmını İsrailli özel sermaye şirketi FIMI‘ye devredecek.

Anlaşma kapsamında ZIM’in uluslararası operasyonları Hapag-Lloyd bünyesine katılırken; İsrail için kritik öneme sahip olan gemiler, operasyon merkezleri ve personel, FIMI kontrolünde kurulacak “Zim Israel” adlı yeni şirkete geçecek.
Hapag-Lloyd, İsrail ticaretiyle doğrudan kesişmeyen uluslararası rotaları ve kiralanmış filoyu devralacak. Bu hamlenin, hem Husilerin Kızıldeniz’deki saldırılarına karşı bir strateji geliştirmek hem de İsrail’in deniz lojistiğindeki egemenliğini korumak amacıyla yapıldığı belirtiliyor.
ZIM, 2024 yılında 8,43 milyar dolarlık rekor ciroya ulaşmış olsa da 2025 yılı şirket için zorlu geçti. Kızıldeniz’de İsrail bağlantılı gemileri hedef alan Husiler ve düşen navlun oranları bilançoyu olumsuz etkiledi. Şirketin üçüncü çeyrekte geliri yüzde 36, faiz ve vergi öncesi kârı ise yüzde 61 oranında düştü. Özellikle Eilat Limanı üzerinden yapılan ticaretin durma noktasına gelmesi şirketi zora soktu.
Buna karşılık Hapag-Lloyd, 2024’te 22 milyar dolar ciro elde etti ve 305 gemilik filosuyla istikrarlı büyümesini sürdürdü.
Satın alma süreci İsrail’de siyasi ve güvenlik tartışmalarını da beraberinde getirdi. ZIM, İsrail devleti kurulmadan önce faaliyete geçen ve savaş dönemlerinde ülkenin lojistik hattını sağlayan stratejik bir varlık olarak görülüyor. İsrail hükümetinin şirkette “Altın Hisse”si bulunuyor.
Eleştirilerin odağında ise Hapag-Lloyd’un hissedarlık yapısı var. 2017’de Birleşik Arap Denizcilik Şirketi’ni (UASC) satın alan Hapag-Lloyd’un yüzde 12,3’ü Katar Holding’e, yüzde 10,3’ü ise Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’na ait. Bu durumun, İsrail’in ulusal güvenlik bürokrasisinde endişe yarattığı ifade ediliyor.
ZIM Yönetim Kurulu, kasım ayında şirketin CEO’su Eli Glickman ve armatör Rami Ungar tarafından yapılan satın alma teklifini “şirkete düşük değer biçildiği” gerekçesiyle reddetmişti.
İlgili haberler:
https://denizgundem.com/hapag-lloyd-wisetech-teknolojisiyle-2-milyon-konteyneri-canli-izleyecek/