İngiltere’nin başkenti Londra’da yaklaşık 40 ülkenin katılımıyla çevrimiçi olarak düzenlenen “Hürmüz Zirvesi”nde, bölgedeki deniz trafiğini yeniden başlatmak için ortak eylem planı ele alındı. ABD’nin yer almadığı toplantıda, boğazın kapalı kalmasının küresel ekonomiye ve deniz ticaretine yönelik yıkıcı etkileri değerlendirilirken, diplomatik ve askeri çözüm arayışları masaya yatırıldı.
Küresel deniz ticaretinin kilit noktası Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin çözümü için İngiltere’nin başkenti Londra’da çevrimiçi bir Hürmüz Zirvesi gerçekleştirildi. Fransa, Almanya, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 40 ülkenin temsilciler düzeyinde katıldığı zirvede; boğazı yeniden geçişlere açacak ortak bir eylem planı görüşüldü. Amerika Birleşik Devletleri ise toplantıya katılım sağlamadı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İran’ın uluslararası bir deniz taşımacılığı yolunu ele geçirerek küresel ekonomiyi rehin aldığını ifade etti. Cooper boğazın kapalı kalması durumunda Dünya Bankası verilerine göre 9 milyon kişinin gıda güvensizliği yaşayabileceği uyarısında bulundu. Ek olarak diplomatik ve ekonomik araçların seferber edilmesiyle boğazın yeniden açılmasının acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Krizin deniz taşımacılığına etkisine dair güncel veriler paylaşan Cooper, normal şartlarda günde 150 geminin kullandığı rotadan son 24 saatte sadece 25 geminin geçebildiğini belirtti. Fiili abluka nedeniyle bölgede yaklaşık 2 bin ticari geminin mahsur kaldığı ve 20 bin denizcinin bölgede beklediği açıklandı.
İngiltere’nin sorunun çözümü için 7 Nisan’da askeri planlamacılar toplantısına ev sahipliği yapacağı duyuruldu. Northwood’daki Daimi Müşterek Karargah tarafından organize edilecek bu toplantıda, bölgeye yerleştirildiği değerlendirilen mayınların temizlenmesi ve kolektif savunma kapasitesinin harekete geçirilmesi gibi operasyonel konular ele alınacak.
Zirvede diplomatik ve askeri çözüm yöntemlerine ilişkin farklı yaklaşımlar da öne çıktı. Fransa Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Guillaume Vernet, sürecin çok aşamalı olacağını ve İran ile koordinasyon sağlanmadan güvenlik garantilerinin mümkün olamayacağını savundu. Vernet, asıl hedefin gemi sahiplerini geçişin güvenli olduğuna inandırmak ve sigorta primlerini düşürmek olduğunu ifade etti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da daha önce yaptığı bir açıklamada, boğazın askeri güçle ele geçirilmesinin gerçekçi olmadığını ve belirsiz bir süre alacağını dile getirmişti.
Öte yandan, ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla başlayan boğaz krizine ilişkin ABD cephesinden daha önce farklı bir yaklaşım gelmişti. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nı kullanan ve bu su yoluna bağımlı olan ülkelerin inisiyatif alarak kendi kontrollerini sağlamaları gerektiğini ifade etmişti.
İşte zirvenin başlama görüntüleri:
İlgili haberler:
Starmer: “Orta Doğu’da Seyrüsefer Özgürlüğü İngiltere’nin Ulusal Çıkarıdır”