Hong Kong merkezli liman işletmecisi CK Hutchison Holdings, Panama Kanalı’nın iki ucunda bulunan kritik limanların işletme hakkının elinden alınması girişimi üzerine Panama hükümetine karşı uluslararası tahkim sürecini başlattı. Panama Yüksek Mahkemesi’nin verdiği iptal kararı, ABD ve Çin’i karşı karşıya getiren küresel bir ticaret krizine dönüştü.
Krizin merkezinde Panama Yüksek Mahkemesi’nin aldığı kritik bir karar yatıyor. Mahkeme, CK Hutchison’ın iştiraki Panama Ports Company’nin (PPC) Balboa ve Cristobal konteyner terminallerini işletmesine olanak sağlayan 1997 tarihli ve 5 sayılı kanunu anayasaya aykırı buldu. Karar henüz resmiyet kazanmamış olsa da Panama hükümeti, şirketin limanlardan tahliyesi için planlamalara başladı.
CK Hutchison, kararın yayımlanması durumunda limanlardaki tüm operasyonların yasa dışı hale geleceğini ve faaliyetlerin duracağını belirterek, sürecin kontrolünün tamamen Panama devletinde olduğunu vurguladı.
Hukuki mücadeleyi genişleten CK Hutchison, 10 Şubat’ta rakibi A.P. Moller-Maersk’e de noter kanalıyla uyarı gönderdi. Şirket, kendi rızası olmadan limanların işletmesini devralmaya yönelik her türlü girişimin yasa dışı sayılacağını ve ağır tazminat davalarına konu olacağını bildirdi.
Panama Denizcilik Otoritesi, geçiş sürecinde APM Terminals’in “geçici yönetici” olabileceğini duyurmuş, APM ise küresel ticareti aksatmamak adına bu göreve istekli olduğunu açıklamıştı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Panama’nın kararını “saçma, utanç verici ve acınası” olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. Sözcü Guo Jiakun, Panama’nın bu hamle nedeniyle “hem siyasi hem de ekonomik olarak ağır bedeller ödeyeceği” uyarısında bulundu. Pekin yönetiminin misilleme olarak devlet şirketlerine Panama’daki yeni projeleri durdurma talimatı verdiği iddia ediliyor.
Küresel deniz ticaretinin yüzde 5’inin geçtiği kanal üzerindeki Çin etkisinden rahatsız olan ABD tarafı ise gelişmeleri memnuniyetle karşıladı. ABD Temsilciler Meclisi Çin ile Rekabet Komitesi Başkanı John Moolenaar, mahkeme kararını “Amerika için bir zafer” olarak nitelendirdi ve kanal çevresindeki limanların ABD değerleriyle uyumlu şirketlerce işletilmesi gerektiğini savundu.
Bölgeye bugüne kadar 1,8 milyar dolarlık altyapı ve teknoloji yatırımı yaptığını belirten PPC, 3 Şubat itibarıyla tahkim sürecini başlattığını duyurdu.
Öte yandan bu belirsizlik, CK Hutchison’ın dünya genelindeki 43 limanını 23 milyar dolar karşılığında BlackRock ve MSC liderliğindeki konsorsiyuma satma planlarını da riske attı. Panama’daki bu krizin, küresel tedarik zincirinde yeni bir kırılmaya yol açmasından endişe ediliyor.