Uluslararası yaptırımları aşmak amacıyla faaliyet gösteren ve kamuoyunda “gölge filo” olarak adlandırılan tanker ağlarına yönelik operasyonlar, son dönemde Akdeniz’e kaymış durumda. Daha önce ağırlıklı olarak Karadeniz, Baltık ve açık okyanus rotalarında yoğunlaşan bu faaliyetler, artık Doğu Akdeniz’de seyreden ticari gemiler için yeni bir risk alanı oluşturuyor.
Bölgede artan denetimler, gemi durdurmaları, kimlik ve yük kontrolleri ile hedefli saldırılar, yalnızca yaptırımlarla bağlantılı tankerleri değil, aynı rotayı kullanan meşru ticari gemileri de dolaylı olarak etkiliyor. Denizcilik sigorta çevreleri, Akdeniz’de risk primlerinin yükseldiğine ve bazı rotalarda ek teminat taleplerinin gündeme geldiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, gölge filo operasyonlarının Akdeniz’e taşınması üç temel başlıkta baskı yaratıyor:
Bu durum özellikle enerji taşımaları, dökme yük ve konteyner hatları açısından operasyonel planlamayı daha karmaşık hale getiriyor.
Türkiye limanlarına uğrayan ve Akdeniz rotasını kullanan gemiler açısından bölgedeki belirsizlik, deniz ticaretinde hem maliyet hem de güvenlik baskısını artırıyor. Türk limanları;
Bu nedenle bölgede artan güvenlik riskleri, liman operasyonlarından gemi trafiğine, sigorta süreçlerinden sözleşme şartlarına kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. Sektör temsilcileri, Akdeniz’deki her yeni güvenlik gelişmesinin Türkiye merkezli deniz ticaretini yakından ilgilendirdiğini vurguluyor.
Gölge filo faaliyetlerine yönelik operasyonların Akdeniz’e kayması, bölgenin sadece bir ticaret koridoru değil, aynı zamanda yüksek riskli bir denizcilik sahası haline geldiğini gösteriyor. Türkiye açısından bu süreç; deniz ticareti, liman rekabetçiliği ve lojistik güvenlik başlıklarında daha dikkatli ve esnek bir strateji ihtiyacını beraberinde getiriyor.