Kızıldeniz ve Karadeniz’de artan tehditler denizcilik sektöründe savaş sigortalarını kritik hale getirdi. Marsh Türkiye’den Cem Çolak, primlerdeki yükselişi ve kapsamın önemini anlattı.
Son dönemde Kızıldeniz, Karadeniz ve Hürmüz Boğazı gibi stratejik sularda artan jeopolitik gerginlikler, denizcilik sektöründe güvenlik endişelerini ön plana çıkardı. Ticari gemilere yönelik tehditler ve değişen rotalar, taşımacılık maliyetlerini artırırken sigortanın önemi de giderek artıyor.
Marsh Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Sigorta Reasürans Brokerliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cem Çolak, savaş sigortalarının sadece fiziksel hasarları değil; gemilerin alıkonulması, mürettebat güvenliği, limanlara erişimdeki kısıtlamalar ve operasyonel gecikmeleri de kapsadığını belirterek şunları söyledi:
“Savaş sigortaları, armatörler ve yük sahipleri için risk yönetiminde en temel araçlardan biri haline geldi. Bu poliçeler, deniz taşımacılığına yönelik tehditlere karşı daha kapsamlı bir güvenlik anlayışı sağlıyor.”
Çolak, son saldırılar sonrası sigorta primlerinde ciddi artışlar yaşandığını vurguladı:
Gemi tipi, rotası, bayrağı ve yük türünün prim maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirten Çolak, yüksek risk altındaki bölgelerden geçen tanker, dökme yük ve gaz taşıyan gemilerin daha yüksek oranlarla karşılaştığını kaydetti.
Ayrıca teknik sürelerde de değişiklik olduğuna dikkat çeken Çolak, eskiden 7 gün geçerli olan savaş riski sigortası tekliflerinin, bugün yüksek riskli bölgelerde 24 saate kadar indiğini ifade etti.
Son olarak Çolak, Marsh Türkiye’nin müşterilerine özel çözümler geliştirdiğini belirterek, “Amacımız yalnızca zararları telafi etmek değil, krizleri önleyici proaktif yaklaşımlar sunmak. Küresel ağımız ve yerel pazar bilgimizle Türk denizcilik sektörüne özel stratejiler geliştiriyoruz” dedi.