Küresel ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026 yılındaki ağır jeopolitik gerilimler nedeniyle tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin savaş sebebiyle yüzde 90 oranında azalması, sanayi şirketlerini geleneksel üretim modellerini terk ederek yapay zeka destekli ‘Dijital İkiz’ teknolojisine ve otonom stok yönetimine yönlendiriyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki fiili abluka ve enerji şoku nedeniyle tarihinin en büyük krizini yaşayan küresel tedarik zinciri yönetiminde, manuel süreçlerin yerini yapay zeka destekli ‘Dijital İkiz’ teknolojileri alıyor. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, şirketlerin ayakta kalabilmek için akıllı stok yönetimine geçmesi gerektiğini belirterek, otonom satın alma çözümlerinin 11 Nisan’da İstanbul’da düzenlenecek dev zirvede ele alınacağını duyurdu.
Bölgedeki çatışmaların tanker trafiğini yüzde 90 oranında azaltarak enerji lojistiğini durma noktasına getirdiğini vurgulayan Dr. Sarıdoğan, bu tablonun küresel ticarette domino etkisi yarattığını açıkladı. Sınırların ve lojistik hatların tıkanması, sanayide yıllardır kusursuz işleyen ‘Tam Zamanında’ üretim modelinin sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdı.

Sektör temsilcilerine göre artık şirketler mecburen ‘Her İhtimale Karşı’ stratejisine yönelerek, depolamayı bir maliyet değil, zorunluluk olarak görmeye başladı. Ancak uzmanlar, körü körüne stok yapmak yerine “ne zaman, ne kadar” depolanacağını hesaplayan akıllı stok (smart yards) yönetimine geçenlerin kazanacağının altını çiziyor.
Bu fırtınalı ekonomik iklimde sanayicilerin en büyük silahı ise tesislerin sanal bir kopyasını oluşturan “Dijital İkiz” teknolojisi. Tüm tedarik zinciri ağını simüle eden bu sistemler, liman kapanması veya navlun fiyatlarındaki ani artış gibi kriz anlarında saniyeler içinde yeni rotalar belirleyip, tedarikçileri otonom olarak değiştirebiliyor.
Dr. Sarıdoğan, “Bir fabrikanın durması Türkiye’nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Şirketlerimizi bu sistemlerle donatarak, krizleri önceden sezen birer ‘Jeopolitik Analist’e dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre mal ticareti büyüme beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi ve küresel borç stokunun 348 trilyon dolara ulaşması, otonom sistemlere geçişi hızlandıran diğer makroekonomik faktörler oldu.
Artan finansman maliyetleri, şirketlerin nakit akışını korumak için satın alma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor.

Yapay zekanın satınalma süreçlerindeki bu devrimsel etkisi, 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek XIII. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde detaylandırılacak. “Satın Almanın Yeni Çağı” temalı zirvede; Mindzie CEO’su James Henderson otonom süreçlerin yapay zeka ajanları tarafından nasıl insansızlaştırıldığını canlı örneklerle sektör profesyonellerine aktaracak.