Bugün kalbimde ağır bir sessizlik var.
Çünkü takvim, bir ölüm yıldönümünü gösteriyor.
Ama bu bir veda değil — bu bir hatırlayış.
Bir ömrü denize, kültüre, bu ülkenin çocuklarına adamış Hakkı Şen’i anma haftası.
O, dalgaların sesiyle büyümüş bir gazeteciden fazlasıydı. Kalemiyle denizi konuşturan, yüreğiyle mavilikleri savunan, inadıyla toplumu dönüştürmeye çalışan bir deniz kültürü öncüsüydü.
Türkiye’de çok az insan denizi onun kadar sever, onun kadar derinden hissederdi.
Ama Hakkı Şen yalnızca denizi sevmedi — bu ülkenin insanı da sevsin diye uğraştı.
Ona göre mesele liman, balık, gemi değil; bir toplumun suyla, doğayla, kültürle kurduğu bağdı.
“İstanbul’da denizi görmemiş çocuklar var…”
Bu sözünü ilk duyduğumda içim titremişti.
Bir şehirde deniz olup da, o denizi görmemek…
İşte Hakkı Şen, bu acı gerçeği kendine dert edindi.
Ve belki de bu yüzden doğdu Deniz Kültür Festivalleri.
Kimi zaman yalnızdı, kimi zaman imkânsızlıklarla mücadele etti.
Ama her defasında başardı. Çünkü o, inandığı şey için yürüyenlerdendi.
Festival afişlerini bastırdı, tekneleri hazırladı, çocuklara martıyı tanıttı, balıkçıyı dinletti,
denizi sadece anlatmadı — yaşattı.
Uluslararası Bir Bakış: Kaptan Cousteau’nun Türkiye Yolculuğu
Hakkı Şen sadece yereli değil, dünyayı da takip eden, düşünen bir vizyona sahipti.
Ve bu vizyonu belki de en çok o hamlesiyle gösterdi:
Kaptan Jacques-Yves Cousteau ve ekibini Türkiye’ye davet etti.
O gün, Calypso gemisi Boğaz’a demir attığında, sadece bir ziyaret gerçekleşmedi.
Dünya denizciliğinin gözleri Türkiye’ye çevrildi.
Bu, planlanmış ve içtenlikle inşa edilmiş bir kültürel PR’dı.
Kamuoyunun, medyanın, üniversitelerin, çocukların…
Tüm Türkiye’nin denizle göz göze geldiği o anın arkasında,
Hakkı Şen’in inancı, cesareti ve sessiz kahramanlığı vardı.
Bugün Mavi Daha Fazla Konuşuluyorsa…
Bugün Türkiye denizcilik sektöründe ciddi bir bilinç, önemli bir yol,
“deniz kültürü”ne dair yükselen bir farkındalık varsa,
Bu, bir vasiyetin sessizce yerine getirilmesindendir.
Hakkı Şen bir vizyon bıraktı:
Denizci bir toplum olmadan gelişemeyiz.
Ve bugün o vizyon, yavaş ama sağlam adımlarla hayata geçiyor.
Gönlümün Bir Yerinde Hâlâ Duruyor
Vira Dergisi’nde onunla çalışmış biri olarak, şunu açıkça söyleyebilirim:
Ben bugün bu sektördeysem, Hakkı Abim sayesinde.
Onun rehberliği, onun heyecanı, onun derin bilgeliği olmasaydı,
Denizi sadece yüzeyde tanırdım.
O bana suyun altını, kültürünü, tarihini ve hayalini öğretti.
Bugün onu yalnızca özlemle değil,
sonsuz bir minnetle anıyorum.
Çünkü bazı insanlar ardında ciltler değil, anılar bırakır; bıraktıkları anılarla da bir toplumun yönünü değiştirir.
Işıklar İçinde Yat Hakkı Şen
Denizi sevdin, anlattın, taşıdın…
Şimdi biz anlatıyoruz seni.
Senin adına… senin izinden.
Bugün sadece seni değil,
seninle birlikte büyüyen bir hayali de anıyoruz.
Mavi sana çok yakışıyordu.
Ve biz seni her zaman mavide arayacağız.
Vefat Yıldönümü Notu:
Hakkı Şen, 23 Kasım 2021 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Denizcilik sektörünün, kültür dünyasının ve deniz tutkunu nice insanın başı sağ olsun.