Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Ülkenin Kıyısından Yönetimin Odağına” mottosuyla düzenlenen Kıyı Kentleri Çalıştayı, deniz ekosistemi, liman faaliyetleri ve sürdürülebilir yerel yönetim politikalarını masaya yatırmak üzere Mersin’de başladı. Bu önemli buluşma, denizcilik, lojistik ve kıyı ekonomisi için stratejik bir yol haritası belirlemeyi hedefliyor.
Türkiye’nin kıyı şeridindeki yerel yönetim politikalarını şekillendirecek tarihi bir adım Mersin’den atıldı. İlk kez düzenlenen “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı“, Kongre ve Sergi Sarayı Meclis Salonu’nda geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
Çalıştaya, TBB Başkanı Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yanı sıra il ve ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve bürokratlar katıldı.
Deniz ve kıyı ilişkisinin çok boyutlu olarak ele alındığı etkinlikte; atık su yönetimi, liman ve marina faaliyetleri, sulak alanlar, deniz kirliliği ve mavi ekonomi; denizcilik sektörünü yakından ilgilendiren kritik başlıklar değerlendirildi.
Kıyıların özelleştirilmesinden deniz su seviyesi değişimlerine, ticari liman operasyonlarından sürdürülebilir balıkçılığa kadar geniş bir yelpazede sorunlar ve doğa esaslı çözümler tartışıldı.
Çalıştayın temel amacı, çevresel koruma ile ekonomik faaliyetler arasında sağlıklı bir denge kurarak kıyı alanlarının kamu yararına planlanmasını sağlamak olarak açıklandı.
Çalıştayın açılışında konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kıyı bölgelerinin hassas ekosistemler olduğuna dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı.
Türkiye’nin 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu hatırlatan Seçer, şunları söyledi:
“Denizlerimize kıyısı bulunan 28 ilimizin 15’i büyükşehir statüsünde. Bu belediyelerin sınırları içerisinde yaklaşık 22 milyon kişi yaşıyor; sayı Türkiye nüfusunun dörtte birine denk geliyor. Bu veriler bize çok açık bir gerçeği gösteriyor: Kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır.”

Kıyı alanlarındaki yoğun ekonomik faaliyetlere değinen Seçer, limanlar, tersaneler ve enerji tesislerinin aynı mekânsal alanı paylaştığını vurguladı. Mersin’in deniz ticareti ve lojistik konumunun altını çizen Seçer, “Türkiye’de lojistik filosu güçlü iki ilden biri İstanbul, ikincisi ise Mersin’dir” diyerek kentin denizcilik sektöründeki ağırlığına dikkat çekti.
Mersin’medeki bu ilk adımın ardından Ege ve Marmara bölgelerinde de benzer çalıştayların düzenleneceği duyuruldu. Tüm bu bölgesel buluşmaların sonucunda, “Çevresel Sürdürülebilirlik”, “İklim Değişikliğine Uyum”, “Kamusal Erişim Hakkı” ve “Mavi Ekonomi” başlıklarını içeren kapsamlı bir ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi’ hazırlanarak sektöre ve yerel yönetimlere bir yol haritası sunulacak.