Avustralya merkezli gemi tasarım firması Seatransport, denizcilik dünyasında kuralları baştan yazacak yepyeni bir teknolojiye imza attı. Şirketin geliştirdiği ve ‘nükleer uyumlu’ olarak tanımlanan devrim niteliğindeki hibrit itiş sistemi, saygın klas kuruluşu Lloyd’s Register’dan (LR) prensip onayı almayı başardı. Hibrit itişli nükleer gemi, sınırsız operasyonel menzil kapasitesini hedefliyor.
Sistem, Şubat ayı başlarında Endonezya’nın Batam açıklarında, 73 metrelik amfibi kıçtan çıkarma gemisi (SLV) olan Matilda-1 üzerinde zorlu deniz denemelerinden geçti. Geleneksel güçle çalışan bu geminin testleri başarıyla tamamlaması, projenin ne kadar sağlam temellere dayandığını kanıtladı.
Üstelik bu denemeler sıradan bir test değil; geminin ABD Deniz Piyadeleri ile imzaladığı üç yıllık özel kiralama anlaşmasının hemen öncesinde gerçekleşti. Askeri kaynaklar, bu yenilikçi gemiyi ve üzerindeki sistemi, ABD ordusunun Hint-Pasifik bölgesindeki sefer operasyonları için geliştirdiği stratejik bir platform olarak görüyor. Mevcut dizel-elektrikli motoruyla bile gemi, tam 4 bin deniz mili gibi ciddi bir menzile sahip.
İşte Matilda-1’in görüntüsü:
Seatransport’un bu sistemine onay veren Lloyd’s Register yetkililerine göre entegre edilmesi planlanan nükleer Mikro Modüler Reaktörler (MMR) 1,2 MW ile 2,6 MW arasında devasa bir güç çıkış kapasitesine sahip olacak. Bu esnek tasarım, nükleer reaktörlerin 73 ve 90 metrelik gemilerde geleneksel dizel-elektrik sistemleriyle kusursuz bir şekilde birleştirilmesine olanak tanıyor.
Klas kuruluşuna göre bu sistemin tam anlamıyla devreye girmesi gemilere adeta “sınırsız operasyonel menzil” kazandıracak. Aynı zamanda denizcilik sektörünün fosil yakıtlara olan bağımlılığını ve zararlı emisyonları da radikal bir şekilde düşürecek.
Nükleer enerji söz konusu olduğunda elbette en büyük öncelik güvenlik. Lloyd’s Register, güvenlik ve operasyon standartlarının eksiksiz karşılanması için ulusal otoritelerle omuz omuza çalıştığını ve nükleer gemi çeşitlerinin 2030’ların başında sektörde geniş çapta kullanılmasını beklediklerini açıkladı.
Seatransport CEO’su Stuart Ballantyne ise geliştirdikleri teknolojinin potansiyelinden oldukça emin. Nükleer kapasiteyi platformlarına entegre ederek gemileri geleceğe hazırladıklarını belirten Ballantyne, “Tüm armatörler için bunun, deniz teknolojisinde yelkenden buhara geçişten bile daha büyük bir paradigma değişimi olduğuna yürekten inanıyoruz.” dedi. Ballantyne, alınan bu onayın denizcilik tarihinde bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
İlgili haberler:
https://denizgundem.com/cin-toryumlu-nukleer-kargo-gemisi-projesinde-yeni-asama/
https://denizgundem.com/pentagona-cilgin-teklif-yapay-zekayi-yuzer-nukleer-santral-besleyecek/