Küresel teknoloji savaşında yapay zekanın (AI) ve devasa veri merkezlerinin enerji açlığı akılalmaz boyutlara ulaşırken, denizcilik ve nükleer enerji sektörlerini birleştiren dev bir proje Pentagon’un masasına geldi. İngiliz bir şirketin liderliğindeki uluslararası konsorsiyum, ABD Savunma Bakanlığı’na doğrudan bir donanma tesisine demirleyecek dev bir yüzer nükleer santral inşa etmeyi teklif etti.
Bu sıradışı konseptin temel amacı, sivil nükleer santrallerin inşasındaki o uzun ve yorucu bürokratik engelleri aşmak. Pentagon’un denizde küçük nükleer reaktörler kullanma konusundaki tecrübesi ve sahip olduğu özel düzenleyici ortam, bu dev gemilerin sivil projelere kıyasla çok daha hızlı devreye alınmasını sağlayacak.

Planlanan yüzer nükleer santral doğrudan rıhtımdan bir veri merkezine veya başka bir bölgenin ihtiyacı için ulusal şebekeye bağlanabilecek. Dahası yerel şebeke talebi karşılayacak seviyeye geldiğinde, bu devasa güç gemisi doğal afet vuran başka bir ülkeye bile hızla kaydırılabilecek. Geminin gövdesinin maliyetleri düşürmek adına yurtdışında inşa edilmesi ve kargo taşımayacağı için katı ‘Jones Yasası’ kurallarını da aşması planlanıyor.
İngiltere merkezli Core Power liderliğindeki bu devasa konsorsiyum, adeta bir şampiyonlar ligi gibi. Kadroda Bill Gates tarafından desteklenen ABD’li mini reaktör girişimi Terrapower, Japon ve Koreli dev gemi inşa şirketleri var. Aynı zamanda Fransız nükleer yakıt devi Orano da bu şirketler arasında bulunuyor.
Konsorsiyum ilk etapta 300MW’lık bir güç üretecek mevcut bir gemi tipi nükleer reaktör tasarımı kullanmayı düşünüyor. Aynı zamanda donatımını doğrudan ABD’de tamamlamayı hedefliyor.
Masada seçilebilecek çeşitli reaktör alternatifleri bulunuyor. Örneğin, Nimitz Sınıfı uçak gemilerinin her birinde iki adet 550MW’lık reaktör bulunurken, aktif görevdeki Rolls Royce PWR2 denizaltı tasarımının 150MW gücünde olduğu tahmin ediliyor. Ancak, bu reaktörlerin silah sınıfı uranyumla çalışması, yakıt taşıma ve depolamada çok ciddi güvenlik zorlukları yaratıyor.
Öte yandan modern Fransız donanma reaktörleri sivil santraller gibi düşük zenginleştirilmiş uranyumla çalışıyor. Bu durum güvenlik risklerini azaltsa da, daha sık yakıt ikmali gerektiriyor ve teknoloji çok sıkı ihracat kontrollerine tabi tutuluyor.
Pentagon’un bu çok uluslu dev teklife vereceği resmi yanıt henüz netlik kazanmadı. Fakat bilinen bir gerçek var. Beyaz Saray, Mayıs 2025’te yayınladığı bir kararnameyle Trump yönetiminin ikinci dönemi bitmeden önce bir askeri üste mutlaka gelişmiş bir nükleer reaktör konuşlandırılmasını şart koşmuştu. Bu durum, projenin onaylanma ihtimalini oldukça güçlendiriyor.
İlgili haberler:
https://denizgundem.com/cin-toryumlu-nukleer-kargo-gemisi-projesinde-yeni-asama/