ABD ile İran arasındaki müzakerelerin çökmesi ve Hürmüz Boğazı’nda başlayan deniz ablukasının ardından küresel petrol piyasaları, uzun süreli tedarik kısıtlamalarına hazırlanıyor. Uzmanlar, barış sağlansa bile petrol akışının tam kapasiteye ulaşmasının aylar süreceği konusunda uyarıyor.
ABD ve İran arasında geçtiğimiz hafta sonu çöken müzakereler ile ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nın doğusunda başlattığı deniz ablukasının yankıları küresel enerji piyasalarında sert hissediliyor. Hürmüz Ablukası sonucu, haziran teslimli Brent petrol fiyatları şu an için varil başına 100 doların altında seyretmeye devam etse de, piyasadaki fiziki varil hacminde herhangi bir artış yaşanmadı.

Bölgedeki çatışmalar başlamadan önce Körfez’den çıkmayı başaran son Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tankerleri de teslimat seferlerini yakında tamamlayacak ve bunun hemen ardından piyasada ciddi bir tedarik boşluğu (gap) oluşması bekleniyor.
Enerji analistleri, dünyanın temel bazı lojistik ve güvenlik sorunları çözülene kadar petrol arzında yüzde 10 ila yüzde 15 oranında bir azalma gerçeğine uyum sağlaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Piyasaların normale dönebilmesi için; armatörleri tatmin edecek kalıcı bir güvenlik düzenlemesinin sağlanması, Körfez’deki yükleme terminallerine boş tankerlerin ulaşması ve Irak, Kuveyt ile Suudi Arabistan’da üretime kapatılan kuyuların yeniden faaliyete geçmesi gerekiyor.
KİK ülkelerinde karadaki depolama kapasitesi sınırlı olduğu için kuyu üretimlerini yeniden başlatma süreci, ancak boş tankerlerin Hürmüz’den batıya doğru geçip yükleme rıhtımlarına ulaşmasıyla (petrolün pompalanacağı bir depo sağlanmasıyla) başlayabilecek. Analistlere göre, ABD ve İran yarın bir barış anlaşmasına varsa dahi, petrol akışının yeniden tam kapasiteye ulaşması birkaç ay sürecek.
Sınırlı petrol arzına karşı ülkelerin gösterdiği reaksiyonlar ise şimdiden farklılık göstermeye başladı. Sri Lanka ve Tayland’da talebin daralması (demand destruction) göze çarparken, Avrupa’da akaryakıt vergi indirimleri ve Çin’de ürün ihracat yasakları gibi çeşitli önlemler devreye alındı.
Pazartesi günü Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF), ulusal hükümetlere ihracatı durdurarak yakıt stoklama eğilimine girmemeleri konusunda ortak bir çağrıda bulundu.
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Atlantic Council sponsorluğunda düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “İlk prensip, mevcut dengesizliği daha da kötüleştirecek ihracat kontrolleri uygulamamak olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Piyasadaki arz endişelerini hafifletmeye yönelik bir açıklama da Uluslararası Enerji Ajansı’ndan (IEA) geldi. IEA Başkanı Fatih Birol, Reuters’a verdiği demeçte kurumun uluslararası petrol rezerv sisteminden ek bir salınım (release) yetkisi vermeye hazır olduğunu belirtti.
IEA daha önce 400 milyon varillik koordineli bir salınıma yeşil ışık yakmıştı ve kurumun bu miktarı daha da artırma kapasitesi bulunuyor. Ancak uzmanlar, küresel pazara yapılacak teslimatın hızının, mevcut depolama ve dağıtım altyapısının pratik sınırları nedeniyle kısıtlandığına dikkat çekiyor.
İlgili haberler:
IEA’dan Korkutan Uyarı: Eşi Görülmemiş Bir Enerji Krizi Kapıda