Küresel denizcilik sektöründe karbonsuzlaşma adımları sürerken, armatörlerin yeni gemi yatırımlarında geçen yıla kıyasla daha temkinli bir yol izlediği ortaya çıktı. DNV verilerine göre LNG sektörü domine etmeye devam ederken, şirketlerin tek bir yakıta bel bağlamak yerine çoklu yakıt sistemlerine yönelmesi dikkat çekiyor.
Küresel denizcilik sektöründe karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda yatırımlar devam etse de, alternatif yakıtlı gemi siparişlerinde geçen yıla kıyasla belirgin bir yavaşlama yaşanıyor. DNV’nin Alternatif Yakıt İçgörüleri (AFI) platformu tarafından açıklanan son verilere göre, mayıs ayında armatörler tarafından toplam otuz altı yeni gemi siparişi verildi ve 2026 yılının ilk beş ayındaki toplam sipariş sayısı yüz on dokuza ulaştı.

Siparişlerin hız kesmesi, sektör temsilcilerinin enerji dönüşümünde çok daha temkinli, regülasyonlara duyarlı ve çeşitlendirilmiş bir yatırım stratejisi izlemeye başladığını gösteriyor.
Mayıs ayındaki sipariş hareketliliğine bakıldığında aslan payını yirmi altı gemiyle sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ve etan taşıyıcılarının aldığı görülüyor. Geriye kalan siparişler ise altısı konteyner, ikisi araç taşıyıcısı olmak üzere sekiz sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve iki etanol yakıtlı dökme yük gemisinden oluşuyor.
Yılın geneline bakıldığında LNG, yüz on dokuz siparişin altmışını oluşturarak alternatif yakıtlardaki liderliğini korumayı sürdürüyor. Konteyner gemileri kırk iki siparişle LNG pazarını sürüklerken, yıl boyunca amonyak, hidrojen ve metanol gibi diğer yakıt türlerine yönelik yatırımların oldukça sınırlı kalması sektörün altyapı beklentilerini de gözler önüne seriyor.
Yeni siparişlerdeki bu dönemsel yavaşlama, denizcilik endüstrisinin genel karbonsuzlaşma ivmesiyle tezat oluşturan bir tablo çiziyor. Dünya Denizcilik Konseyi (WSC) tarafından açıklanan veriler, teslim edilen veya inşası devam eden çift yakıtlı konteyner ve araç taşıyıcılarının sayısının bin iki yüzü aştığını ve bu alanda özel sektörün yüz seksen milyar dolarlık devasa bir bütçe ayırdığını kanıtlıyor.
Mevcut durumda siparişteki konteyner gemilerinin yüzde yetmiş sekizi, araç taşıyıcılarının ise yüzde doksan dördü alternatif yakıtlarla çalışma kapasitesine sahip şekilde inşa edilirken, konteyner operatörleri denizcilikteki enerji dönüşümünün öncüsü olmaya devam ediyor.
DNV Denizcilik Küresel Karbonsuzlaşma Direktörü Jason Stefanatos, armatörlerin yasal belirsizlikler, yakıt bulunabilirliği ve uzun vadeli yatırım riskleri arasında denge kurmaya çalıştığını vurguluyor. Geçmiş yıllarda ağırlıklı olarak dev konteyner gemilerinin yönlendirdiği pazar dinamiklerinin değişmeye başladığını belirten Stefanatos, son dönemde tanker ve dökme yük segmentlerinde gözle görülür bir hareketlilik yaşandığını ifade ediyor.
Gelecekteki emisyon düzenlemeleri ve belirsiz yakıt ekonomisi kıskancındaki armatörler, artık tek bir yakıt türüne yatırım yapmak yerine filolarını birden fazla yakıt yolunda çalışabilecek şekilde yapılandırarak sektörel riskleri en aza indirmeyi hedefliyor.
Benzer haberler:
CIMAC Raporu Açıkladı: Gemilerde Alternatif Yakıtlar Ölümcül Olabilir
Alternatif Gemi Yakıtlarında Yasal Boşluk, Kaza Olursa Sorumlu Kim?