Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği Başkanı Tuncay Çetinkaya, bölgenin denizcilik ve lojistikteki stratejik konumunu, acentelerin karşılaştığı zorlukları ve geleceğe dair vizyonlarını anlattı.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kocaeli Acenteler Birliği’ndeki göreviniz ve denizcilik kariyeriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ben Tuncay Çetinkaya, 1983 yılında Muş’un Varto ilçesinde doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Derince’de tamamladım. Ardından Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Yüksekokulu Deniz Liman İşletme Bölümü’nden 2005 yılında mezun oldum. Öğrencilik dönemimde Erasmus öğrenci değişim programı kapsamında bir süre İspanya’da eğitim aldım. Meslek hayatıma Ekspoship Gemi Acenteliği’nde başladım. Orası bizim için adeta bir okul gibiydi, çok şey öğrendik. Askerlik görevimin ardından kariyerime yeni bir yön vererek, yaklaşık 17 yıldır çalışmakta olduğum Gulf/Lam Gemi Acenteliği’nde göreve başladım. Bu süreçte çeşitli pozisyonlarda görev alarak kendimi geliştirdim ve bugün hâlâ aynı şirkette çalışmaya devam ediyorum ve burada emekli olmayı hedefliyorum. Ayrıca Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği bünyesinde aktif görev alarak, meslektaşlarımızla birlikte sektörümüze katkı sunmaya gayret ediyorum.
Kocaeli’de kamu kurumları ile liman/acentelik ilişkilerinde ne gibi iyileşmeler sağlandı?
Son yıllarda kamu kurumları, liman işletmeleri ve gemi acenteleri arasındaki iletişim daha yapıcı, iş birliği ise daha çözüm odaklı bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle ortak toplantılar, sektör paydaşlarının bir araya getirildiği istişare süreçleri ve dijital sistemlerin yaygınlaşması bu süreci olumlu yönde etkilemiştir. Liman başkanlıkları, gümrük müdürlükleri ve diğer kamu kurumlarıyla kurulan doğrudan ve düzenli iletişim kanalları sayesinde, operasyonel aksaklıklar daha hızlı çözülebilmekte; sahadaki uygulamalarla mevzuat arasında uyum sağlanmasına yönelik adımlar atılmaktadır. Elbette hâlâ gelişmeye açık alanlar vardır; ancak özellikle son dönemde kamu kurumlarının, sektörün ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve ortak çözümler üretme konusundaki yaklaşımları, memnuniyet vericidir.

Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği’nin kuruluş amacı ve temel faaliyet alanları nelerdir?
Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği, 2001 yılında gemi acenteliği mesleğine yıllarını adamış birkaç değerli meslektaşımız tarafından kuruldu. Bizler o yıllarda henüz ortaokul sıralarındaydık. Ne mutlu ki, o dönemin öngörülü isimleri bu ihtiyacı fark etmiş ve derneği hayata geçirmişler. Aramızdan ayrılan kurucularımızı bu vesileyle, rahmet ve minnetle anıyoruz. Derneğin kurulduğu yıllarda Kocaeli’de ne Deniz Ticaret Odası’nın bir şubesi ne de temsilciliği vardı. Sadece Liman Başkanlığı binasında bir tahsilat ofisi bulunuyordu. Meslek mensupları o dönemde, sektörün ortak sesi olacak bir yapıya ihtiyaç duyuyordu. Örnek aldıkları yapı ise 1902 yılında kurulmuş, köklü geçmişiyle sektörde rehberlik eden Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği’ydi. Kocaeli gibi 50’ye yakın yanaşma yeri bulunan, aylık ortalama 1.300’den fazla geminin uğradığı, yüzlerce nitelikli çalışanın görev aldığı bir bölgede böyle bir oluşuma duyulan ihtiyaç çok doğaldı. KOGAD’ın (Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği) kuruluş fikri de işte bu ihtiyaçtan doğdu. Derneğimizin temel amacı;
Birliğiniz, Kocaeli’de faaliyet gösteren gemi acenteleri arasında nasıl bir koordinasyon ve temsil görevi üstleniyor?
Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği olarak en temel görevimiz, sektörel sorunlarımızı ilgilisine en doğru zamanda, en doğru şekilde ve sonuç odaklı olarak iletmek. Bu, sağlıklı bir koordinasyonun temelini oluşturuyor. Üyelerimiz arasında sürekli iletişim hâlindeyiz; karşılaşılan ortak problemleri tespit ederek, çözüm süreçlerinde birlik içinde hareket ediyoruz. Ayrıca, kamu kurumlarıyla olan ilişkilerde gemi acentelerinin sesi olmayı, sektörümüzü doğru şekilde temsil etmeyi ve meslektaşlarımız arasında dayanışmayı güçlendirmeyi görev kabul ediyoruz.
Bölgede faaliyet gösteren acentelerin karşılaştığı başlıca operasyonel ve mevzuatsal sorunlar nelerdir?
Kocaeli, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren 40’tan fazla liman, şamandıra ve yanaşma yerine sahiptir. Ancak bu yoğun yapıyı koordine edebilecek sadece 5 gümrük müdürlüğü ve 1 liman başkanlığı bulunmaktadır. Bu anlamda İzmit Körfezi özel bir yapıya sahiptir. Bu yapısal yetersizlik ve yerleşim yerleri arasındaki uzak mesafeler, kamu otoritesinden hizmet almayı zaman zaman zorlaştırmaktadır. Buna ek olarak, limanlardaki farklı güvenlik uygulamalarıyla ve yeterince eğitilmemiş personelle karşı karşıya kalmak, gemi acentelerinin sahadaki işlerini ciddi anlamda zorlaştırmaktadır. Tüm bu unsurlar, operasyonel süreçlerde verimliliği düşüren ve meslek mensuplarını yoran temel sorunlar arasında yer almaktadır.
Kocaeli, Türkiye’nin önemli sanayi ve liman kentlerinden biri. Deniz taşımacılığı açısından bölgenin stratejik konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kocaeli, Türkiye’nin sanayi yükünü omuzlayan en önemli kentlerinden biridir. Öyle ki, yapılan bazı ekonomik analizlerde Kocaeli, eğer kendi bayrağı ve para birimi olan bağımsız bir ülke olsaydı, sahip olduğu sanayi altyapısı, liman kapasitesi ve ülke ekonomisine sağladığı vergi ve üretim katkılarıyla dünyanın 53. büyük ekonomisi arasında yer alacaktı. Bu perspektiften bakıldığında, Kocaeli’nin hem Türkiye ekonomisine hem de deniz taşımacılığına ne denli önemli katkılar sunduğu daha net bir şekilde anlaşılabilir. Bölgedeki yoğun sanayi üretimi ve dış ticaret hacmi, limanlarımızı stratejik bir noktaya taşıyor ve gemi acenteleri açısından da büyük bir operasyonel sorumluluk ve dinamizm doğuruyor.
Acentelik hizmetlerinin Kocaeli özelindeki yük çeşitliliğine (konteyner, sıvı yük, dökme yük vb.) adaptasyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye’nin en fazla organize sanayi bölgesine sahip ili olan Kocaeli’de, yük çeşitliliğini keskin sınırlarla ayırmak pek mümkün değil. Bölgemizdeki limanlar, dökme yükten sıvı yüke, konteynerden proje kargoya kadar çok çeşitli yük türlerini yüksek bir profesyonellik düzeyiyle elleçleyebilecek altyapıya ve deneyime sahiptir. Bu çeşitlilik, gemi acenteliği hizmetlerini de esnek ve çok yönlü olmaya zorunlu kılıyor. Acenteler olarak bizler de farklı yük türlerinin operasyonel ihtiyaçlarına hâkim, dinamik ve çözüm odaklı bir yaklaşımla faaliyet gösteriyoruz.

Son yıllarda bölgede artan liman yatırımlarının acentelere ve hizmet yapısına yansıması nasıl oldu?
Bu yatırımların bölgemize yansıması genel anlamda olumlu olmuştur. Özellikle yabancı yatırımcıların gelişiyle birlikte sadece liman kapasitesi değil, hizmet kalitesi ve sektörel dinamizm de artış göstermiştir. Yeni liman yatırımları, beraberinde yeni hatlar, yeni yük çeşitleri ve daha karmaşık operasyonel yapılar getirmiştir. Bu da acentelik hizmetlerinin kapsamını genişletmiş, daha nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacı artırmış ve meslektaşlarımız için yeni istihdam alanları doğurmuştur. Ayrıca rekabetin artması, firmaların hizmet standartlarını yükseltmesine ve dijitalleşme, otomasyon gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerine vesile olmuştur. Bu süreçte acentelerin rolü daha da kritik hâle gelmiş; sadece aracı değil, operasyonel çözümler sunan stratejik paydaşlar konumuna yükselmişlerdir.
Yerel yönetimler ve kamu otoriteleriyle yürüttüğünüz iş birlikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kocaeli ve çevresinde 1950’li yıllardan bu yana profesyonel anlamda gemi acenteliği faaliyetleri yürütülmektedir. Zaman içinde limancılık alanında yapılan büyük yatırımlar, liman sayısındaki artış ve bu limanları besleyen sanayi tesislerinin çoğalmasıyla birlikte, bölgeye gelen gemi sayısı hem nicelik hem de hacim olarak önemli ölçüde artmıştır. Bu yoğunluk, beraberinde nitelikli acentelik hizmetlerine duyulan ihtiyacı da doğurmuştur. Bugün bölgemize gelen her gemi, en az bir yabancı dil bilen, ülkesini ve mesleğini profesyonelce temsil eden yetkin acenteler tarafından karşılanmaktadır. Artan gemi trafiği doğal olarak kamu otoritelerinin iş yükünü de artırmıştır. Deniz Ticaret Odaları’nın ülkemizde görece geç kurulmuş olması, ilk dönemlerde acentelerin kamu kurumlarıyla olan ilişkilerinde koordinasyon eksikliğine neden olmuştur. Ancak zamanla Deniz Ticaret Odaları’nın ve meslek derneklerinin aktif hâle gelmesiyle birlikte, yerel yönetimler ve kamu otoriteleriyle daha sağlıklı, sistemli ve çözüm odaklı iş birlikleri kurulmuştur.
Türk Boğazları, gümrük süreçleri, liman hizmetleri gibi başlıklarda bölgede çalışan acentelerin karşılaştığı güncel düzenlemelere dair gözlemleriniz nelerdir?
Türk Boğazları’nın düzenlemeleri 1850’lerden bu yana çeşitli tarihsel belgelerle şekillenmiştir. Tahliye-i Evkal, Kabotaj Kanunu, Montrö Sözleşmesi, ulusal mevzuatımız ve uluslararası deniz hukuku gibi birçok kural, Boğazlar’dan geçişlerde uygulanmaktadır. Bu karmaşık kurallar zincirinde, gemi acenteleri olarak en iyi hizmeti sunmak kolay değildir. Acenteler, bu çok katmanlı mevzuatları yakından takip ederek, hem ülkelerinin menfaatlerini korur hem de temsil ettikleri gemilerin Boğazlar’dan transit ya da uğraklı geçişlerini sorunsuz şekilde sağlarlar.
Gümrük işlemlerinde de benzer hassasiyet ve titizlik gösterilmektedir. Değişen dünya ve dijitalleşme sürecine uyum konusunda ise denizcilik sektörü Türkiye’de oldukça önemli bir konumdadır. Örneğin, e-imzanın sektörümüzde erken dönemde yaygın kullanımı, bu alandaki öncü uygulamalardan biri olmuştur. Ayrıca, Liman Tek Pencere Sistemi gibi dijital kolaylaştırıcı uygulamalar sayesinde işlemler hızlanmış, bürokratik süreçler önemli ölçüde azalmış ve zaman kayıpları önlenmiştir.
Kocaeli’de acentelik sektöründe dijitalleşme ve otomasyon uygulamaları hangi seviyededir?
Kocaeli’de acentelik sektöründeki dijitalleşme ve otomasyon uygulamaları oldukça gelişmiştir. Bu süreç, acentelerin isteğine bağlı olmaksızın, zorunluluk ve sektörün gelişimi doğrultusunda başarılı şekilde ilerlemektedir. Ayrıca bu durum sadece Kocaeli ile sınırlı değildir. Türkiye genelindeki tüm liman bölgelerindeki ithalat ve ihracat işlemlerinde benzer dijital dönüşümler yaşanmaktadır. Dünya standartlarındaki teknolojiler ve sistemler, Türkiye limanlarında da etkin şekilde uygulanmakta ve sektöre büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Gemi acenteliği mesleğinin gençler tarafından daha fazla tercih edilmesi için neler yapılmalı?
Gemi acenteliği, doğası gereği zaman kavramının esnek olduğu, tatil, doğum günü ve bayram gibi özel günlerde bile yoğun olan, dolayısıyla yorucu ve stresli bir meslektir. Bu nedenle mesleğin gençler tarafından daha fazla tercih edilmesi için özendirici tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Stresi azaltıcı çalışmalar, motivasyon artırıcı ödüller ve bonus sistemleri, mesleğin yoğunluğu ve zorluklarını hafifletmeye yönelik önemli adımlardır. Ancak ne yazık ki bu alanda yeterince çalışma yapılmamıştır. Bu tür uygulamaların artırılması, gençlerin mesleğe ilgisini artıracaktır.
Dernek olarak eğitim, seminer veya sektörel farkındalık çalışmaları yürütüyor musunuz?
Evet, Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği olarak meslektaşlarımızın bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik birçok faydalı eğitim, seminer ve sektörel farkındalık çalışmaları düzenliyoruz. Bu faaliyetler, sektörde yaşanan güncel gelişmelerin takip edilmesi, mevzuat değişikliklerinin aktarılması ve profesyonel standartların yükseltilmesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ve Denizcilik Meslek Yüksekokulu başta olmak üzere çevre illerdeki denizcilik okullarının öğrencilerine yönelik düzenli seminerler veriyor, öğrencilere staj imkânları sunuyoruz. Bu sayede gençlerin sektöre daha iyi hazırlanmasını ve mesleğe adaptasyon sürecini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Tecrübe paylaşımı ve eğitimlerle sektörde dayanışmayı önceliklendirmeye ve nitelikli insan kaynağını güçlendirmeye devam ediyoruz.
Denizcilik eğitimi alan gençlerle özel sektör arasında nasıl bir köprü kurulabilir?
Denizcilik okullarından mezun olan gençler, özellikle taşra illerindeki okullardan gelenler, ne yazık ki sektörün merkezleri olan İstanbul, Kocaeli gibi bölgelerde sektörün karar vericileriyle doğrudan iletişim kurmakta zorluk yaşamaktadır. İşte tam bu noktada, Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği gibi mesleki denizcilik örgütleri devreye girerek gençlerimize destek olmaktadır. Bu kuruluşlar, mezunlar ile sektör arasında etkin bir köprü görevi üstlenerek staj ve istihdam olanakları sunmakta, kariyer gelişimlerine katkıda bulunmaktadır. Böylece gençlerin sektöre adaptasyonu kolaylaşmakta ve mesleki bilgi birikimleri güçlendirilmektedir.
Son olarak, Deniz Gündem okuyucularına ve sektördeki paydaşlara iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Denizcilik, ülkemizin ekonomik ve stratejik açıdan en kritik sektörlerinden biridir. Kocaeli Gemi Acenteleri Derneği olarak, bu sektörün sürdürülebilirliği ve gelişimi için tüm paydaşlarla güçlü iş birlikleri kurmayı, mesleki standartları yükseltmeyi ve gençlerimize ilham vermeyi hedefliyoruz. Sektördeki tüm paydaşları, dayanışma ve iş birliği içinde hareket etmeye; yeniliklere açık olmaya ve geleceğin denizciliğini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz. Unutmayalım ki, güçlü bir denizcilik sektörü, ancak ortak akıl ve emekle mümkün olur. Deniz Gündem okuyucularına, denize olan sevgi ve saygılarımızı sunar, her daim güvenli ve bereketli yolculuklar dileriz.