Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 2025 yılı Konsey seçimlerinde Rusya’nın yeniden üyelik başvurusuna “yeterli destek olmadığı” gerekçesiyle onay vermedi. Oylamanın sonucuyla birlikte Rusya, örgütün en kritik karar organlarından biri olan Konsey’de yer alma hakkını kaybetti.
Bu karar, özellikle Karadeniz’de yaşanan tanker saldırıları, “gölge filo” operasyonları ve artan deniz güvenliği riskleri nedeniyle küresel taşımacılık sektöründe geniş yankı uyandırdı. Uzmanlara göre Konsey’den dışlanmak, Rusya’nın uluslararası denizcilik politikalarında etkisinin azalmasına ve bazı regülasyon süreçlerinde daha sınırlı söz hakkına sahip olmasına yol açacak.
Son aylarda Karadeniz’de Rusya ile bağlantılı tankerlerin hedef alınması, gerginliği tırmandırmıştı. “Gölge filo” olarak bilinen yaptırımlardan kaçınmak için kullanılan eski tanker ağı da IMO nezdinde ciddi bir güvenlik ve çevresel risk olarak değerlendiriliyor. Bu bağlamda Rusya’nın konseyde yer almaması, örgütün deniz güvenliği politikalarında daha sert tutum alabileceği şeklinde yorumlanıyor.
Türkiye, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında boğaz geçiş rejimi, yakın bölge deniz güvenliği, petrol ve tehlikeli madde taşımacılığı ve sigorta risk katsayıları bakımından merkezi bir role sahip. IMO’nun aldığı bu karar:
kapı aralayabilir.
Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle, IMO’daki güç dengelerindeki bu değişim bölgedeki taşımacılık akışını ve güvenlik standartlarını yakından etkileyebilir.
IMO Konseyinden dışlanmak, Rusya’nın özellikle şu alanlarda daha sınırlı etki göstermesine neden olacak:
Bu nedenle önümüzdeki dönemde Avrupa, ABD ve Asya taşımacılık otoritelerinin Karadeniz ve çevresine yönelik daha sıkı denetim ve risk değerlendirmeleri gündeme gelebilir.