Karadeniz’de artan gerilim, bölgeye sefer yapan ticaret gemilerinin savaş riski sigorta maliyetlerini son haftalarda keskin şekilde yükseltti. Uluslararası sigorta piyasasını yakından takip eden uzmanlara göre, Rus limanlarına yönelik uğrakların maliyeti son saldırıların ardından ciddi biçimde arttı.
Daha önce gemi değerinin yaklaşık dörtte biri oranında hesaplanan savaş riski primleri, yeni risk değerlendirmeleriyle birlikte bazı limanlarda %1 seviyesine kadar çıkmaya başladı. Piyasaya yakın kaynaklar, özellikle Ukrayna kıyılarına yakın bölgelerde faaliyet gösteren gemiler için sigortacıların çok daha yüksek fiyatlama uyguladığını belirtiyor.
Bölgedeki artışın arkasında, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı “gölge filo” olarak bilinen tanker gruplarına yönelik saldırıların yoğunlaşması bulunuyor. Ukrayna’nın bu filoya ait iki tankerin vurulduğunu açıklamasından kısa süre sonra, Rusya bağlantılı gemilerle ilgili yeni olaylar yaşandı ve risk algısı daha da büyüdü.
Savaş riski sigortası alanında uzman şirketler, tehdidin artık yalnızca denizde seyreden gemilerle sınırlı olmadığını, liman altyapısının da hedef alınması nedeniyle risk katsayılarının yükseltildiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre bu durum, sigorta maliyetlerinin istikrarlı şekilde artmasına yol açtı.
Deniz savaş riski sigortası üzerine çalışan firmalardan birinin yöneticisi, son dönemdeki saldırıların risk hesaplamalarını tamamen değiştirdiğini söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Artık tek bir saldırı türü değil, çok daha geniş bir olası hedef yelpazesi var. Bu nedenle primler, tekrarlanma ihtimali ve bölgesel misilleme riskleri de hesaba katılarak güncelleniyor.”
Karadeniz’deki gerilimi yükselten bir diğer unsur da Moskova’nın çıkışı oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası misillemelere kapı aralayan açıklamaları, bölgede faaliyet yürüten armatörler açısından yeni bir belirsizlik yarattı.
Son haftalarda meydana gelen patlamaların üçü Karadeniz’de olurken, Rus petrol altyapısının hedef alınması risk algısını daha da büyüttü. Bu tablo, savaş riski primlerinin kısa vadede düşmesinin pek mümkün olmadığını gösteriyor.