enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,0736
EURO
51,3140
ALTIN
7.364,96
BIST
13.175,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
15°C
İstanbul
15°C
Açık
Perşembe Az Bulutlu
11°C
Cuma Parçalı Bulutlu
11°C
Cumartesi Az Bulutlu
11°C
Pazar Az Bulutlu
11°C
Norden Ship Design House
Norden Ship Design House

BIMCO 2024 Araştırması: Gemi Sahipleri Biyolojik Kirlenme Yönetimine Güçlü Şekilde Bağlı

BIMCO 2024 Araştırması: Gemi Sahipleri Biyolojik Kirlenme Yönetimine Güçlü Şekilde Bağlı
maridec marina
guven

2024 yılında gerçekleştirilen BIMCO biyolojik kirlenme araştırması, gemi sahiplerinin biyolojik kirlenme yönetimine yüksek düzeyde katılım gösterdiğini ortaya koydu. Bulgular, özellikle kirlenmeyi önleyici sistemler (AFS) ve kaplama stratejilerinin, önleyici tedbirler açısından kritik rol oynadığını doğruluyor.

Araştırmaya katılan şirketlerin neredeyse tamamı (%97), gemi profili ve hizmet süresine göre AFS seçimi yaptıklarını belirtti. Yaygın olarak uygulanan diğer önlemler arasında gemiye özgü Biyolojik Kirlenme Yönetim Planları (BMP) (%77), performans izleme (%77) ve düzenli denetimler (%74) yer aldı. Şirketlerin yalnızca %39’u AFS seçiminde maliyet ve bulunabilirliği öncelikli kriter olarak değerlendirdi. Bu durum, güvenilirlik ve uzun ömürlülüğün, karar alma sürecinde hâlâ temel belirleyici olduğunu gösteriyor.

Deniz Gündem

Önceki BIMCO anketleriyle uyumlu biçimde, biyosidal kaplamalar (örneğin kendiliğinden cilalanan kopolimerler) pazara hâkim olmaya devam ediyor. Katılımcıların %80’inden fazlası bu kaplamaları kullandığını bildirirken, kirlenmeyi önleyici ve hibrit kaplamaların kullanım oranı daha düşük seviyelerde kaldı. Ancak dikkat çeken bir diğer bulgu, son beş yılda en az bir AFS arızası bildiren şirket sayısının 14’e yükselmesi oldu. Bu sayı, 2021 anketinde yalnızca üç vaka olarak kaydedilmişti. Arızaların başlıca nedenleri arasında yanlış uygulama (%78), çevresel koşullar (%50) ve zamanla bozulma (%35) öne çıktı. Araştırmada temsil edilen gemi sayısı dikkate alındığında, bildirilen vakaların toplam arıza sayısının yalnızca sınırlı bir bölümünü yansıtabileceği belirtiliyor.

Temizlik Stratejileri: Proaktif Yaklaşıma Artan İlgi

Araştırma, gövde temizliğinin biyolojik kirlenme yönetiminde giderek daha önemli bir rol oynadığını, ancak önemli zorlukların da sürdüğünü ortaya koyuyor. Reaktif temizlik hâlen baskın strateji olmayı sürdürürken, proaktif temizlik giderek daha fazla ilgi görüyor. Katılımcı şirketlerden 12’si her iki yöntemi birlikte kullandığını, altı şirket yalnızca proaktif temizliği, on şirket ise yalnızca reaktif temizliği tercih ettiğini bildirdi.

Gemilerin büyük bölümü, AFS uygulamasından sonraki ilk üç yıl içinde ilk gövde temizliğini gerçekleştiriyor; gemilerin dörtte biri ise ilk yıl içinde temizlik yapıyor. Bu durum, 2021 yılına kıyasla daha erken müdahaleye yönelim olduğunu gösteriyor. Pervane parlatma uygulaması da yaygınlığını koruyor; katılımcıların üçte ikisi bu işlemi yılda en az bir kez gerçekleştirdiğini belirtiyor.

Operasyonel ve Düzenleyici Engeller

Araştırmada, tüm temizlik türlerinde operasyonel ve düzenleyici zorlukların devam ettiği vurgulanıyor. Özellikle liman onayları ve düzenleyici kısıtlamalar, proaktif temizlik ve pervane parlatma açısından en yaygın engeller arasında yer alıyor. Kötü hava koşulları, yüksek maliyetler ve dalgıçlar ile temizlik firmalarının sınırlı bulunabilirliği de önemli sorunlar arasında gösteriliyor.

Proaktif temizlikte, teknoloji hazırlığı ve etkinliği (seyir halindeyken kullanılabilecek robotik sistemler gibi) önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Ayrıca mürettebat üzerindeki iş yükü, 1–5 ölçeğinde ortalama 2,33 olarak ölçülürken, yalnızca proaktif stratejilerde bu oran 2,6 ile en yüksek seviyeye ulaşıyor. Kuru havuzlamalar arasında su içinde yapılan temizlik faaliyetleri, mürettebat yükünü daha da artırarak kaynak kullanımına ilişkin baskıları gündeme getiriyor.

Sektörün Bağlılığı ve Gelecek Perspektifi

Araştırma, biyolojik kirlenme yönetimine yönelik güçlü sektör bağlılığını net biçimde ortaya koyuyor. Bu bağlılık büyük ölçüde ekonomik kazanımlar (verimlilik artışı, yakıt tasarrufu gibi) ile ilişkilendirilse de, istilacı yabancı türlerin azaltılmasına yönelik çevresel sorumluluk da birçok gemi sahibi için önemli bir motivasyon unsuru olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte, bulgular biyolojik kirlenme yönetiminin uygulanmasında ciddi yapısal zorlukların bulunduğunu gösteriyor. BIMCO, bu zorlukların gelecekte geliştirilebilecek olası bağlayıcı düzenleyici çerçevelerde mutlaka dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.

Araştırmanın tam raporunun 2025 yılının sonuna kadar yayımlanması planlanıyor.