ABD’li yetkililer, geçtiğimiz hafta Atlantik Okyanusu’nda yaşanan dikkat çekici bir deniz güvenliği olayına ilişkin yeni bilgiler paylaştı. Yetkililere göre, bir ABD Sahil Güvenlik gemisi, yaptırım listesinde yer alan ve Venezuela bağlantılı olduğu belirtilen “Bella 1” adlı petrol tankerini takibe aldı. Takip sırasında Sahil Güvenlik unsurları, hedef gemiye yaklaşık yarım mil mesafeye kadar yaklaştı.
Ancak operasyonun kritik anında, Bella 1’in beklenmedik bir manevra yaptığı ve yön değiştirerek takibi zorlaştırdığı bildirildi. ABD’li yetkililer, geminin bu ani hareketi sonrası mevcut unsurların yetersiz kaldığını ve takviye desteğine ihtiyaç duyulduğunu aktardı.
Yetkililerin açıklamasına göre Bella 1, boyut ve taşıma kapasitesi açısından Sahil Güvenlik devriye gemilerinden çok daha büyük bir tanker konumunda bulunuyor. Bu durum, müdahale ve gemiye çıkma (boarding) sürecini hem teknik hem de güvenlik açısından zorlaştırıyor.
ABD yönetimi, söz konusu tankerin Venezuela’ya yönelik yaptırımları delmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğunu ve ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan yapılarla bağlantılı kişi veya ağlara petrol taşıdığı şüphesiyle izleme altında tutulduğunu belirtiyor. Bu kapsamda Bella 1’in, ABD’nin Venezuela kaynaklı petrol ticaretine karşı uyguladığı deniz ablukasından kaçmaya çalıştığı ifade ediliyor.
Yetkililer, geminin geçtiğimiz hafta sonu olağan dışı bir rota değişikliğine giderek ani bir U dönüşü yaptığını, Sahil Güvenlik ekiplerinin gemiye çıkma talebini reddettiğini ve ardından yüksek süratle Venezuela yönünden uzaklaştığını kaydetti. Bu hareketin, uluslararası denizcilik otoriteleri tarafından “kaçınma manevrası” olarak değerlendirildiği bildirildi.
Uzmanlara göre olay, ABD’nin son dönemde özellikle Atlantik ve Karayipler hattında yoğunlaştırdığı yaptırım uygulamalarının sahadaki yansımalarından biri olarak görülüyor. Washington yönetimi, yasa dışı petrol ticaretinin engellenmesi amacıyla gözetim uçuşları, deniz devriyeleri ve istihbarat destekli operasyonları artırmış durumda.
Söz konusu gelişme, “gölge filo” olarak adlandırılan ve yaptırımlardan kaçmak amacıyla bayrak, rota ve mülkiyet yapısı sıkça değiştirilen tanker ağlarının deniz güvenliği açısından oluşturduğu riskleri bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu tür olayların sadece siyasi değil, aynı zamanda seyir emniyeti, sigorta, liman kabulü ve uluslararası deniz hukuku açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.