ABD’nin uyguladığı deniz ablukası ve İran’ın hücumbot filosuyla verdiği sert karşılık sonucunda, dünyanın en önemli enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişleri tarihte ilk kez neredeyse sıfıra indi. Krizin küresel ekonomideki yıkıcı etkileri büyüyor.
Dünyanın en kritik enerji dar boğazlarından biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin merkez üssü haline gelerek tarihte ilk kez deniz ticareti trafiğine fiilen kapandı. Barış zamanında günde ortalama 135 geminin geçiş yaptığı stratejik güzergahta, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran bağlantılı gemilere yönelik kapsamlı ablukası ve Tahran yönetiminin “sivrisinek filosu” olarak adlandırılan hücumbotlarıyla verdiği karşılık nedeniyle günlük geçişler neredeyse sıfıra inmiş durumda.

Çatışmaların ilk haftalarında armatörler yalnızca İran Devrim Muhafızları’nın artan denetimlerini aşmaya çalışıyordu. Ancak krizin boyutu bugün çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldı.
ABD savaş gemilerinin İran’a ait ticari unsurları Basra Körfezi’nin çok ötesinde engellemeye başlaması ve İran’ın buna misilleme yapması, çatışma alanını tehlikeli bir şekilde genişletti.
Son günlerde yaptırımlı bir petrol tankerine Sri Lanka açıklarında müdahale edilmesi ve ABD Donanması’nın Umman Denizi’nde bir gemiyi durdurması, bölgedeki tansiyonun uluslararası sulara taştığını gözler önüne seriyor.
Haftalardır süren bu kilitlenmenin küresel ekonomi üzerindeki domino etkisi giderek belirginleşiyor. Goldman Sachs analistlerinin güncel verilerine göre; dünyanın en önemli tedarikçilerini barındıran Basra Körfezi ülkelerinin ham petrol üretimi savaş öncesi seviyelerin yüzde 57 altına düştü.
Daralma yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmıyor; doğal gaz piyasalarındaki talep yıkımı ve yaklaşan gübre kıtlığı, yılın geri kalanında küresel gıda üretimi ve fiyatlarını derinden sarsma potansiyeli taşıyor. Sektör uzmanları, boğaz bugün tamamen açılsa dahi tedarik zincirindeki toparlanmanın aylar alabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Körfez sularında mahsur kalan yüzlerce ticari gemi ve 20 bine yakın denizcinin durumu ise krizin insani boyutunu derinleştiriyor.
Gemilerdeki personelin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya ve tahliye planları oluşturmaya çalışan şirketler, siyasi bir çözüm bulunmadan somut bir adım atamıyor.
Mitsui O.S.K. Lines CEO’su Jotaro Tamura’nın “Dünya artık eskisi gibi olmayacak” sözleriyle özetlediği karamsar tabloya katılan denizcilik sektörü temsilcileri; hükümetlerden güvenli geçiş garantisi alınana dek bu tarihi krizin artarak devam edeceğini öngörüyor.
Benzer haberler:
Trump: Hürmüz Boğazı Tamamen Kontrolümüzde
İran: “Hürmüz Boğazı’ndan Elde Edilen İlk Gelir Merkez Bankası’na Yatırıldı”