Avrupa’ya yasadışı yollarla gelen göçmenlerin sayısı 2025’te genel olarak düşüş gösterse de uzmanlar, çatışmaların ve ekonomik zorlukların yoğunlaşmasıyla yasadışı göçün devam edeceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği’nin sınır ajansı Frontex’e göre, yılın ilk altı ayında Avrupa’ya varışlar yüzde 20 azaldı. Bu düşüş, transit ülkelerle artan işbirliğine bağlanıyor. Ancak güvenlik önlemlerinin sıkılaşması, göçmenleri daha tehlikeli rotalara yönlendiriyor ve kaçakçılara bağımlılığı artırıyor.

Genel sayılar düşse de tüm rotalarda azalma görülmedi. Karma Göç Merkezi’nden Jennifer Vallentine, “Bir rota gerilerken, diğerleri genellikle artış gösteriyor veya yeniden ortaya çıkıyor,” diyor. Libya ile Yunanistan arasında yeni bir Akdeniz koridoru açıldı; bu yıl Girit’e 7 binden fazla göçmen ulaştı.
Son on yılda Akdeniz ve Yunanistan-Türkiye kara sınırları başlıca yasadışı giriş noktaları oldu. Ancak artan gözetim ve sınır kontrolleri, belirli güzergahlarda dalgalanmalara yol açtı. AB, Libya, Tunus ve Mısır ile anlaşmalar imzalayarak bu ülkelerin sınır güvenliğini güçlendirdi ve yasadışı göçü önlemeleri karşılığında mali destek sundu.
2016’da AB ve Türkiye arasında yapılan anlaşma sonrası Orta Akdeniz rotası, Suriyeli mültecilere yardım amacıyla denizin en işlek rotası haline geldi. Türkiye, AB’ye yeni yasadışı geçişleri engellemek için gerekli tüm tedbirleri almayı kabul etti.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Orta Akdeniz rotasındaki göçmen sayısının 2023’ten 2024’e yüzde 58 azaldığını açıkladı. Ancak Batı Afrika’dan Kanarya Adaları’na uzanan Atlas Okyanusu rotasındaki faaliyetler arttı. Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC) verilerine göre göçmenler, daha yüksek ücretler ödeyerek geceleri seyahat ediyor ve yardım istemek için daha az duruyor. Martha Roussou, “Çok fazla caydırıcılık var, ancak bu sadece insanların daha tehlikeli rotalara yönelmesine neden oluyor,” diyor.
AB, 2028-2034 Çok Yıllık Mali Çerçevesi kapsamında dış ve iç sınırlarına yönelik harcamalarını üç katına çıkararak 81 milyar avroya yükseltmeyi planlıyor. Bu adım, göçmen akışını kontrol altına almak ve kaçak geçişleri azaltmak için atılan stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
