Yeni yayımlanan sevkiyat verileri, Avrupa Birliği’nin yaptırım söylemlerini sertleştirmesine rağmen Rus LNG ticaretindeki fiilî akışın büyük ölçüde devam ettiğini ortaya koyuyor. Verilere göre AB, 2025 yılında Rusya’nın Arktik bölgesindeki Yamal LNG projesinden toplam 207 LNG kargosu teslim aldı. Bu rakam, 2024’te kaydedilen 217 sevkiyata kıyasla sınırlı bir düşüşe işaret ediyor.
Söz konusu tablo, Mart 2025’te yürürlüğe girmesi planlanan Avrupa aktarma yasağına ve yaptırımların genişletileceğine yönelik siyasi açıklamalara rağmen, ticaret akışlarının pratikte ne kadar az değiştiğini gözler önüne seriyor.
Rusya’nın en büyük Arktik LNG yatırımı olan Yamal LNG, 2025 yılında 273 kargo sevkiyatı gerçekleştirdi. Bu sayı bir önceki yıl 289 seviyesindeydi. Düşüşün arkasında, tesis genelindeki kapsamlı bakım çalışmaları ile yaptırımlar nedeniyle bir Arc7 buz sınıfı LNG gemisinin filodan çıkması bulunuyor.
Buna rağmen tesis üretiminin dörtte üçünden fazlası Avrupa’ya yönlendirilmeye devam etti. Kalan kargolar ise Asya pazarına sevk edildi. Çin’e yapılan teslimatlar 2025’te 51 kargoya gerilerken, bu sayı 2024’te 55 olarak kaydedilmişti.
Çevre örgütü Urgewald tarafından yayımlanan rapora göre, AB ülkeleri 2025 yılında Rus LNG’sine yaklaşık 7,2 milyar avro harcadı. Bu harcamanın büyük bölümü, Novatek tarafından işletilen Yamal LNG tesisinden sağlanan kargolardan kaynaklandı.
Raporda, sevkiyatların neredeyse tamamının, Kuzey Deniz Rotası ve Yamal Yarımadası çevresindeki zorlu buz koşulları için özel olarak inşa edilmiş 14 adet Arc7 buz sınıfı LNG taşıyıcısı ile gerçekleştirildiği vurgulandı.
Urgewald, bu gemilerin Yamal LNG için kritik bir rol oynadığını belirterek, “Arc7 filosu projenin lojistik omurgasını oluşturuyor. Ancak aynı zamanda ciddi bir kırılganlık da barındırıyor; yalnızca 14 gemi var ve bunların her biri olmadan sistem işleyemiyor,” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda Avrupa’nın rolünün yalnızca bir tüketici pazarıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekiliyor. AB limanları; bakım faaliyetleri, mürettebat değişimi, sigorta bağlantılı hizmetler ve güvenilir boşaltma altyapısı açısından Yamal LNG zincirinin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Bu hizmetlerin kısa vadede başka bölgelerde ikame edilmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor.
Şu ana kadar Arc7 filosundaki tüm gemiler operasyonel durumda tutuldu. Ancak sektör kaynakları, yaptırım riskleri nedeniyle üçüncü taraf hizmet sağlayıcıların geri adım atmasının bakım ve onarım süreçlerinde gecikmelere yol açtığını aktarıyor. Yedek parça tedarikçilerinin de, parçaların Arc7 gemilerinde kullanılmayacağına dair net güvenceler olmadan sevkiyattan kaçındığı ifade ediliyor.
Nakliye verileri, İngiltere merkezli Seapeak’in 2025 yılında 101 kargo taşıyarak en büyük operatör olmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Dynagas 94 sevkiyatla ikinci sırada yer alırken, MOL/COSCO ortaklığı 78 kargo gerçekleştirdi.
Novatek, 2025 yılında Rusya açıklarında gemiden gemiye (STS) LNG transferlerini genişletti. Murmansk yakınlarındaki Kildin demirleme bölgesinde STS operasyonları 2024’te 17 iken, 2025’te 30’a yükseldi.
Buna karşın, bu rakamlar Avrupa’ya doğrudan teslim edilen 200’ün üzerindeki yıllık kargoyla karşılaştırıldığında hâlâ oldukça sınırlı. Uzmanlar, bu durumun Rusya’nın Avrupa’nın ithalat altyapısını başka bölgelerde kısa sürede kopyalamaktan ne kadar uzak olduğunu gösterdiğini vurguluyor.
Yeni Arctic LNG 2 projesinden farklı olarak Yamal LNG’de Saam veya Koryak benzeri yüzer depolama üniteleri (FSU) bulunmuyor. Bu nedenle operasyonlar, doğrudan STS transferlerine dayanıyor. Bu model, aynı anda hem Arc7 sınıfı bir geminin hem de konvansiyonel bir LNG tankerinin sahaya ulaşmasını gerektiriyor; bu da maliyetleri ve operasyonel riski artırıyor.
2026 yılında İngiltere’nin Rus LNG ticaretine yönelik denizcilik hizmeti yasağının yürürlüğe girmesiyle birlikte, Arc7 filosunun sigortalanması, sertifikalandırılması ve bakımı daha da karmaşık hâle gelmiş olacak.
Buna ek olarak AB’nin 1 Ocak 2027’den itibaren tam ithalat yasağı uygulamaya hazırlanması, Novatek ve nakliye ortaklarını ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya bırakıyor. Şu anda Avrupa’ya yönelen yaklaşık 200 yıllık LNG kargosunun alternatif pazarlara ve lojistik hatlara nasıl yönlendirileceği sorusu hâlâ netlik kazanmış değil.
Analistler, STS kapasitesinin artırılmasına rağmen, Avrupa’nın hem pazar hem de denizcilik merkezi olarak oynadığı rolün kısa vadede ikame edilmesinin son derece zor olduğuna dikkat çekiyor. Bu durumun, Yamal LNG’nin dar ve yaptırımlara son derece duyarlı bir nakliye zincirine ne ölçüde bağımlı olduğunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.