ABD İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Savunma Bakanlığı kaynaklı gizli güvenlik değerlendirmelerine atıf yapılarak, açık deniz rüzgar türbinlerinin radar sistemleri üzerinde parazit oluşturabileceği ve bunun ulusal güvenlik açısından risk teşkil ettiği belirtildi. Yetkililer, büyük ölçekli türbin kulelerinin ve kanatlarının radar sinyallerinde “gürültü etkisi” yaratarak yanlış okumalara yol açabileceğini savunuyor.
Karardan etkilenen projeler arasında Vineyard Wind 1, Revolution Wind, Coastal Virginia Offshore Wind (CVOW), Sunrise Wind ve Empire Wind 1 bulunuyor. Bu projelerin toplam kurulu gücü milyonlarca haneye elektrik sağlayabilecek kapasitede.
Bazı projelerin inşaatı ileri seviyeye ulaşmış durumda. Ørsted ve Skyborn Renewables ortaklığındaki Revolution Wind projesinde türbinlerin büyük bölümü kurulmuşken, Equinor’un yürüttüğü Empire Wind projesi yüzde 60’ın üzerinde tamamlandı. Dominion Energy tarafından geliştirilen Coastal Virginia Offshore Wind (CVOW) projesi ise ilk elektrik üretimine aylar kala durduruldu.
Sektör temsilcileri, projelerin uzun yıllardır ABD Savunma Bakanlığı dahil olmak üzere tüm ilgili kurumlarla koordinasyon içinde ilerlediğini vurguluyor. Şirketler, bugüne kadar yapılan güvenlik incelemelerinde herhangi bir tehdit tespit edilmediğini ifade ediyor.
Karar, enerji şirketleri ve sendikalar tarafından sert şekilde eleştirildi. Amerikan Temiz Enerji Birliği, bu adımın yatırım ortamını zedelediğini ve enerji güvenliğini riske attığını açıkladı. Sendikalar ise binlerce çalışanın tatil döneminde belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
Açıklamalara göre yalnızca Revolution Wind projesi yaklaşık 2 milyon saatlik sendikal istihdam yaratmış durumda. Empire Wind sahasında ise inşaat sürecinde yaklaşık 4 bin kişi görev aldı.
Enerji şirketleri ayrıca uzun süreli durdurmaların elektrik arz güvenliğini tehdit edeceğini, özellikle veri merkezleri, askeri tesisler ve yoğun sanayi bölgeleri için risk oluşturacağını vurguluyor.
Karar, federal bir yargıcın kısa süre önce rüzgar projelerine yönelik genel durdurma girişimini hukuka aykırı bulmasının ardından geldi. Mahkeme, kamu kurumlarının gerekçesiz biçimde izin süreçlerini askıya alamayacağına hükmetmişti.
Buna rağmen yönetim, güvenlik vurgusunu öne çıkararak yeni durdurma kararını savunuyor. Yetkililer, açık deniz rüzgar projelerinin elektrik fiyatlarını artırabileceğini de öne sürüyor.
Etkilenen şirketler ise hukuki seçenekleri değerlendirdiklerini ve projeleri yeniden başlatmak için tüm yolları kullanacaklarını belirtiyor. Uzmanlara göre önümüzdeki haftalar, ABD’nin açık deniz rüzgar politikalarının geleceğini belirleyecek kritik bir döneme işaret ediyor.
ABD yönetimi, Doğu Kıyısı boyunca devam eden beş büyük açık deniz rüzgar enerjisi projesinde inşaat faaliyetlerini ani bir kararla durdurdu. Ulusal güvenlik gerekçesiyle alınan karar, toplam değeri 10 milyar doları aşan yatırımları ve binlerce çalışanı doğrudan etkilerken, enerji sektöründe ciddi belirsizlik yarattı.
ABD İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Savunma Bakanlığı kaynaklı gizli güvenlik değerlendirmelerine atıf yapılarak, açık deniz rüzgar türbinlerinin radar sistemleri üzerinde parazit oluşturabileceği ve bunun ulusal güvenlik açısından risk teşkil ettiği belirtildi. Yetkililer, büyük ölçekli türbin kulelerinin ve kanatlarının radar sinyallerinde “gürültü etkisi” yaratarak yanlış okumalara yol açabileceğini savunuyor.
Karardan etkilenen projeler arasında Vineyard Wind 1, Revolution Wind, Coastal Virginia Offshore Wind (CVOW), Sunrise Wind ve Empire Wind 1 bulunuyor. Bu projelerin toplam kurulu gücü milyonlarca haneye elektrik sağlayabilecek kapasitede.
Bazı projelerin inşaatı ileri seviyeye ulaşmış durumda. Ørsted ve Skyborn Renewables ortaklığındaki Revolution Wind projesinde türbinlerin büyük bölümü kurulmuşken, Equinor’un yürüttüğü Empire Wind projesi yüzde 60’ın üzerinde tamamlandı. Dominion Energy tarafından geliştirilen Coastal Virginia Offshore Wind (CVOW) projesi ise ilk elektrik üretimine aylar kala durduruldu.
Sektör temsilcileri, projelerin uzun yıllardır ABD Savunma Bakanlığı dahil olmak üzere tüm ilgili kurumlarla koordinasyon içinde ilerlediğini vurguluyor. Şirketler, bugüne kadar yapılan güvenlik incelemelerinde herhangi bir tehdit tespit edilmediğini ifade ediyor.
Karar, enerji şirketleri ve sendikalar tarafından sert şekilde eleştirildi. Amerikan Temiz Enerji Birliği, bu adımın yatırım ortamını zedelediğini ve enerji güvenliğini riske attığını açıkladı. Sendikalar ise binlerce çalışanın tatil döneminde belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
Açıklamalara göre yalnızca Revolution Wind projesi yaklaşık 2 milyon saatlik sendikal istihdam yaratmış durumda. Empire Wind sahasında ise inşaat sürecinde yaklaşık 4 bin kişi görev aldı.
Enerji şirketleri ayrıca uzun süreli durdurmaların elektrik arz güvenliğini tehdit edeceğini, özellikle veri merkezleri, askeri tesisler ve yoğun sanayi bölgeleri için risk oluşturacağını vurguluyor.
Karar, federal bir yargıcın kısa süre önce rüzgar projelerine yönelik genel durdurma girişimini hukuka aykırı bulmasının ardından geldi. Mahkeme, kamu kurumlarının gerekçesiz biçimde izin süreçlerini askıya alamayacağına hükmetmişti.
Buna rağmen yönetim, güvenlik vurgusunu öne çıkararak yeni durdurma kararını savunuyor. Yetkililer, açık deniz rüzgar projelerinin elektrik fiyatlarını artırabileceğini de öne sürüyor.
Etkilenen şirketler ise hukuki seçenekleri değerlendirdiklerini ve projeleri yeniden başlatmak için tüm yolları kullanacaklarını belirtiyor. Uzmanlara göre önümüzdeki haftalar, ABD’nin açık deniz rüzgar politikalarının geleceğini belirleyecek kritik bir döneme işaret ediyor.