ABD yönetiminin, önümüzdeki en az iki ay boyunca askeri güçlerini Venezuela petrolüne yönelik kapsamlı bir “karantina” uygulamasına odaklaması yönünde talimat verdiği bildirildi. Beyaz Saray kaynaklarına göre Washington, doğrudan askeri müdahale yerine ekonomik baskı ve yaptırımlar yoluyla Caracas yönetimini zorlamayı tercih ediyor.
ABD’li bir yetkili, askeri seçeneklerin tamamen dışlanmadığını ancak mevcut aşamada önceliğin yaptırımlar yoluyla sonuç almak olduğunu belirterek, “Amaç, Beyaz Saray’ın ulaşmak istediği sonucu ekonomik baskı üzerinden elde etmek” ifadelerini kullandı.
Yetkililer, Başkan Donald Trump’ın kamuoyuna açık açıklamalarında temkinli bir dil kullandığını, ancak kapalı görüşmelerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro üzerinde baskının artırılmasını istediğini aktardı. Trump’ın, Maduro’nun iktidarı bırakmasının “akıllıca olacağı” yönünde değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.
ABD’li yetkililere göre, mevcut yaptırımların Venezuela ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı yarattığı ve Caracas yönetiminin Washington’a taviz vermemesi halinde ülkenin kısa süre içinde daha ağır bir ekonomik tabloyla karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
Son haftalarda ABD Sahil Güvenliği’nin Karayipler’de Venezuela ham petrolü taşıdığı belirtilen gemilere yönelik müdahalelerini artırdığı bildirildi. Bu kapsamda, iki tanker durdurulurken, daha önce yaptırım listesine alınan ve “Bella-1” olarak bilinen bir gemiye yönelik üçüncü bir müdahale hazırlığının da gündemde olduğu aktarıldı.
Washington yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gerekçesiyle bölgedeki deniz trafiğini yakından izlediğini savunurken, bazı ülkeler bu operasyonları “orantısız güç kullanımı” ve “yargısız uygulama” olarak nitelendirerek eleştiriyor.
ABD yönetimi ayrıca, Venezuela’da kara üzerindeki uyuşturucu altyapılarına yönelik operasyon ihtimalini de zaman zaman gündeme getiriyor. Bu kapsamda CIA’in yürüttüğü bazı faaliyetlere onay verildiği iddiaları da uluslararası basında yer alıyor.
Pentagon’un Karayipler bölgesinde önemli bir askeri varlık bulundurduğu biliniyor. Bölgede 15 binden fazla Amerikan askerinin yanı sıra bir uçak gemisi, 11 savaş gemisi ve çok sayıda savaş uçağının konuşlu olduğu belirtiliyor. Bu unsurların bir bölümü yaptırımların uygulanmasına destek sağlarken, bazı unsurların doğrudan bu görev için uygun olmadığı ifade ediliyor.
ABD, Birleşmiş Milletler’e yaptığı bildirimlerde de Venezuela’ya yönelik yaptırımların “azami düzeyde” uygulanacağını ve ekonomik baskının sürdürüleceğini vurguladı.
Beyaz Saray yetkililerinin özellikle “abluka” yerine “karantina” ifadesini kullanması dikkat çekti. Bu dil tercihi, 1962 Küba Füze Krizi sırasında ABD yönetiminin benimsediği terminolojiyle benzerlik taşıyor. Dönemin Savunma Bakanı Robert McNamara, yıllar sonra yaptığı açıklamada, “abluka” kelimesinin savaş anlamına geldiği için özellikle kaçınıldığını belirtmişti.
Birleşmiş Milletler uzmanları ise Venezuela’ya yönelik denizden engelleme girişimlerini sert şekilde eleştirerek, bu tür uygulamaların uluslararası hukuk açısından “yasadışı güç kullanımı” anlamına gelebileceği uyarısında bulundu.