Çin’in dış ticaret fazlası, Kasım ayında tarihte ilk kez 1 trilyon dolar eşiğini aşarak yeni bir rekora imza attı. ABD pazarına yönelik ihracatta sert düşüş yaşanmasına rağmen, Çinli üreticilerin Avrupa, Avustralya ve Güneydoğu Asya gibi alternatif pazarlara yönelmesi toplam ihracat hacmini yukarı taşıdı.
Kasım ayında ABD’ye yapılan sevkiyatlar yıllık bazda yaklaşık %30 gerilerken, Avrupa Birliği’ne ihracat %14,8 arttı. Avustralya’ya gönderiler %35’in üzerinde artış kaydetti; Güneydoğu Asya ülkelerine yapılan satışlarda ise %8’e yakın büyüme görüldü. Böylece Çin’in toplam ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre %5,9 yükselerek ekonomist beklentilerini geride bıraktı.
Uzmanlara göre, ABD ile devam eden ticari gerilimler ve yüksek gümrük vergileri Çinli şirketleri yeni üretim ve ihracat rotaları oluşturmaya zorluyor. ABD’nin Çin mallarına uyguladığı ortalama %47’nin üzerindeki gümrük vergisi oranı, düşük maliyetli ürünlerde Çinli ihracatçıların kâr marjlarını ciddi biçimde daraltmaya devam ediyor.
Öte yandan, Çin’in ithalatı Kasım ayında %1,9 artış gösterdi. Buna rağmen, özellikle iç talebe yönelik göstergelerde zayıflık sürüyor. Emlak sektöründeki uzun soluklu kriz, başta bakır olmak üzere birçok temel sanayi girdisinin ithalatında gerilemeye yol açtı.
Ekonomistlere göre dış talepteki dayanıklılık, Çin’in küresel pazar payını önümüzdeki yıl artırmaya devam etmesini mümkün kılabilir. Ancak ülkenin sürdürülebilir büyüme için iç talebi güçlendirmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu kapsamda Politbüro, yakın dönemde iç tüketimi destekleyecek yeni adımlar atılacağını duyurdu.
Kasım ayında dikkat çeken bir diğer başlık ise nadir toprak elementleri ihracatındaki güçlü artış oldu. Çin’in bu alanda dünya lideri konumunda olması, küresel teknoloji tedarik zinciri açısından kritik önem taşıyor.
Ekonomistler, Trump yönetiminin yeniden başlamasıyla birlikte ABD pazarının Çin için daha sınırlı hale geldiğini, bunun da ihracatta yaklaşık 2 puanlık bir kayba denk geldiğini belirtiyor. Buna rağmen Çinli üreticilerin alternatif bölgelere yönelme stratejisinin etkili olmaya devam ettiği değerlendiriliyor.