Uluslararası deniz güvenliği raporları, Karadeniz’deki askeri hareketliliğin doğrudan Türkiye’nin ticaret yollarına sıçradığını ortaya koyuyor. Sadece bir hafta içinde Türkiye rotasında ilerleyen 4 kargo gemisi ve açıklarımızda bekleyen 3 tankerin insansız sistemlerle hedef alınması, armatörler için serseri mayın ve dron alarmını en üst seviyeye çıkardı.
Uluslararası sular ve kritik ticaret koridorları, eşi benzeri görülmemiş bir tehdit dalgasıyla karşı karşıya kalırken, yayımlanan son raporlar küresel deniz güvenliği üzerindeki risklerin giderek arttığını kanıtlıyor. Palaemon Maritime tarafından hazırlanan 24-31 Mayıs tarihli deniz güvenliği raporuna göre; Karadeniz, Aden Körfezi, Finlandiya Körfezi, Gine Körfezi, Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı gibi dünyanın en stratejik deniz yollarında sadece bir hafta içinde toplam 15 farklı güvenlik ihlali yaşandı. Artan askeri gerilimler ve deniz haydutluğu vakaları, tedarik zincirlerinde büyük bir baskı unsuru oluşturmaya başladı.
Rapora yansıyan en şiddetli olayların merkezinde, insansız sistemlerle gerçekleştirilen karşılıklı saldırılar ve serseri deniz mayınları yer alıyor. Rusya’ya ait hava ve sualtı dronlarının dördü Türkiye rotasında olan yabancı kargo gemileri ile Odessa Limanı’ndaki bir gemi olmak üzere toplam beş hedefi vurduğu kaydedildi. Ukrayna güçlerinin ise Berdyansk’ta bir gemiyi, bir Rus petrol deposunu ve Türkiye açıklarındaki üç gölge filo tankerini dronlarla hedef aldığı bildirildi.

Öte yandan, Umman’ın başkenti Maskat açıklarında bir tankerin patlama sonucu ağır hasar alması ve bölge yetkililerinin denizcilik rotalarındaki serseri mayınlara karşı acil kodlu uyarılar yayınlaması durumun ciddiyetini artırdı. Finlandiya Körfezi’ndeki Ust-Luga limanında demirli Liberya bayraklı bir gaz taşıyıcısının gövdesinde tespit edilen yedişer kilogramlık iki manyetik mayının ise Rus dalgıçlar tarafından son anda etkisiz hale getirildiği açıklandı.
Askeri çatışmaların ötesinde, klasik deniz haydutluğu ve sabotaj eylemleri de uluslararası sularda hareketliliğe neden olmaya devam ediyor. Aden Körfezi’nde bir ticaret gemisine yönelik şüpheli korsan saldırısı, Hindistan Donanması’na ait bir helikopter ve gemiye çıkan özel müdahale ekibinin hızlı aksiyonu sayesinde engellendi.
Yemen açıklarında ise silahlı bir teknenin bir tankere tehlikeli şekilde yaklaşması, gemi mürettebatının başarılı kaçış manevraları ve görünür güvenlik önlemlerini devreye sokmasıyla savuşturulabildi. Ayrıca Gine Körfezi’ndeki Fildişi Sahili açıklarında demirli bulunan Antigua ve Barbuda bayraklı bir açık deniz ikmal gemisinin soyguncuların baskınına uğraması, liman güvenliklerinin de zafiyet barındırdığını ortaya koydu.
Yaşanan bu sıcak gelişmelerin ardından denizcilik şirketleri ve gemi operatörleri için hayati öneme sahip güvenlik tavsiyeleri paylaşıldı. Uzmanlar, Karadeniz ve Hürmüz Boğazı’nda insansız hava araçlarına, su üstü dronlarına ve serseri mayınlara karşı güvertede kesintisiz gözlemci bulundurulması gerektiğini vurguluyor.
Olası mayın ve kaçak biniş tehditlerine karşı özellikle Ust-Luga ve Gine Körfezi’ndeki demirleme alanlarında gemi gövdelerinin düzenli olarak denetlenmesi isteniyor. Operatörlerin Hürmüz Boğazı’ndaki Trafik Ayrım Düzeni’nden kaçınarak geçişleri doğrudan ABD Deniz Kuvvetleri ile koordine etmeleri önerilirken, Aden Körfezi’nde küçük deniz araçlarını püskürtmek için silahlı korumalar ve tazyikli su gibi aktif caydırıcıların kullanılması gerektiği ifade ediliyor. Tüm bu süreçte denizcilerin telsiz kanallarını sürekli dinleyerek yerel ve uluslararası seyir uyarılarını anlık olarak takip etmeleri büyük önem taşıyor.
İlgili haberler:
Türk Sahipli Tanker İstanbul Boğazı’na 26 Kilometre Kala Vuruldu