enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,5137
EURO
53,0057
ALTIN
6.019,97
BIST
14.259,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Açık
30°C
Norden Ship Design House
Norden Ship Design House

Denizcilik Kamuoyuna: Azra C Vakası Tek Değil, Bölgede 15 Riskli Gemi Daha Var

Son günlerde kamuoyunda sıkça yer alan Azra C gemisiyle ilgili haberlere ilişkin önemli bir açıklama geldi. Olayın sadece bir “gemiadamı mağduriyeti” gibi yansıtılmasının eksik bir yaklaşım olduğu belirtilirken, idari makamların ve STK’ların yürüttüğü tahliye operasyonları ile asıl gözden kaçan “seyir ve can güvenliği” tehlikesine dikkat çekildi.

Denizcilik Kamuoyuna: Azra C Vakası Tek Değil, Bölgede 15 Riskli Gemi Daha Var
maridec marina
guven
02.06.2026 09:18
A+
A-

Son günlerde denizcilik basınında ve kamuoyunda 1974 yapımı yabancı bayraklı Azra C gemisi ve mürettebatının yaşadığı mağduriyetlere dair çeşitli haberler yer alıyor. Ancak olayın kamuoyuna yansıma biçimi, meselenin hukuki, teknik ve emniyet boyutlarını gölgede bırakıyor.

Arabulucu ve Avukat Arif Sinan Ünlü tarafından paylaşılan bilgilere göre, bugüne kadar basında yer alan eksik bilgileri tamamlayarak, krizin perde arkasını ve “gözden kaçırılan asıl tehlikeyi” tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Deniz Gündem
Azra C gemisi

Basında yer alan “denizcilerin tamamen yalnız bırakıldığı” yönündeki algının aksine, Türk makamları ve sivil toplum kuruluşları ilk günden beri yoğun bir kriz yönetimi sergiliyor.

Süreç başladığında gemide bulunan 12 Hintli gemiadamından 8’inin, ilgili devlet kurumları, Liman Başkanlığı, Hindistan Konsolosluğu, DAD-DER ve ITF’nin (Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu) ortak koordinasyonuyla ülkelerine dönüşü başarıyla sağlandı. Sağlık sorunu yaşayan bir personel ise vakit kaybetmeden hastaneye sevk edildi.

Bugün itibarıyla gemide kalan 4 mürettebatın kumanya, içme suyu ve insani ihtiyaçları yine DAD-DER ve ITF tarafından düzenli olarak karşılanıyor.

Asıl Tehlike Gözden Kaçırılıyor: Yakıt Bitiyor, Emniyet Risk Altında!

Konunun basında sadece “işçi hakları ihlali” çerçevesinde ele alınması, çok daha büyük bir tehlikenin üstünü örtüyor. Azra C vakası, artık bir mağduriyet hikayesinden çıkarak bir “deniz emniyeti” sorununa dönüşmüş durumda.

Gemideki yakıt miktarının kritik seviyeye inmesi ve asgari personel sayısının altına düşülmesi; gemi emniyeti, seyir güvenliği ve denizde can güvenliği açısından acil alarm veriyor. Liman Başkanlığı, geminin emniyetli muhafazası ve olası felaketlerin önlenmesi için teyakkuz halinde çalışmalarını sürdürüyor.

Çözüm Neden Uzuyor?

Terk edilmiş gemi vakalarının çözümü sanıldığının aksine sadece liman devletinin (Türkiye’nin) inisiyatifinde değil. Bu krizlerin çözümü için;

-Bayrak devletinin,

-Gemi sahibinin (donatanın),

-Sigortacıların,

-İlgili diplomatik temsilciliklerin etkin iş birliği gerekiyor.

Ancak birçok vakada donatanların iflası ve bayrak devletlerinin sürece sınırlı katılım göstermesi nedeniyle, krizin tüm operasyonel ve insani yükü Türkiye’deki idari makamların ve STK’ların omuzlarına kalıyor.

Sadece Azra C Değil, 15 Gemi Daha Aynı Durumda

Av. Arif Sinan Ünlü’nün açıklamalarındaki en çarpıcı detaylardan biri de bu durumun münferit olmaması. Bölgede ekonomik ve hukuki sorunlar nedeniyle benzer riskleri taşıyan yaklaşık 15 yabancı bayraklı gemi daha bulunuyor. Jeopolitik krizler ve denizcilikteki dalgalanmalar, bazı işletmecilerin faaliyetlerini durdurmasına yol açarken, faturayı maalesef gemiadamları ve liman otoriteleri ödüyor.

Gemiadamlarına “Sicil” Uyarısı

Bu süreç, gemiadamları için hayati bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, kontrat imzalamadan önce sadece maaş ve sözleşme şartlarının değil; geminin yaşının (Azra C örneğinde olduğu gibi 50 yıllık bir gemi), teknik durumunun, bayrak yapısının ve donatanın ticari geçmişinin titizlikle araştırılması gerektiğini vurguluyor.