1955 yılında Güney Pasifik’te yaşanan bu olay, denizcilik tarihine “çözülmemiş bir gizem” olarak geçti. MV Joyita adlı gemi, 25 yolcu ve mürettebatla birlikte yola çıktı, ancak hiçbir zaman varış noktasına ulaşamadı. Haftalar sonra, okyanusun ortasında yan yatmış ve terk edilmiş halde bulundu. İçinde tek bir insan bile yoktu…
3 Ekim 1955’te Samoa’dan Tokelau Adaları’na gitmek üzere denize açılan MV Joyita, tam 5 hafta boyunca kayıptı. Arama kurtarma çalışmaları sonuçsuz kaldı. Ta ki 10 Kasım’da, gemi 1.600 kilometre uzaklıkta, okyanusta sürüklenirken bulunana dek…
Gemi batmamıştı, ancak yan yatmış, can yelekleri ve can salı yok olmuş, içeride tıbbi çantalar açık, bazı yerlerde kan izleri mevcuttu. Radyo çalışıyordu ama sinyal gönderemiyordu. En ürpertici detay ise şu: 25 kişilik yolcu ve mürettebattan hiçbir iz yoktu.
Joyita’nın su almayan gövdesi ve hâlâ yüzebilir durumda olması, yolcuların neden gemiyi terk ettiğine dair soruları daha da derinleştiriyor. Olay yerinde ne bir çatışma izi, ne korsan saldırısı, ne de fırtına kaydı vardı. Bazı teoriler, gemide yaşanan bir iç çatışma, panik veya teknik arızanın felakete yol açtığını öne sürüyor.
Ama gerçekler hâlâ bilinmiyor. Hiçbir ceset bulunamadı. Gemi sessizliğe gömüldü; insanlar sonsuza dek kayboldu.
MV Joyita’nın akıbeti bugün hâlâ denizcilik tarihinin en gizemli olaylarından biri olarak kabul ediliyor. Olay; uluslararası denizcilik güvenliği, telsiz sistemleri ve denizci psikolojisi açısından da örnek dosya olarak inceleniyor.