enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,5916
EURO
51,5715
ALTIN
6.706,01
BIST
13.051,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
16°C
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Açık
18°C
Salı Hafif Yağmurlu
15°C
Norden Ship Design House
Norden Ship Design House

Denizcilikte karbon maliyeti netleşiyor: 2026’da maliyet baskısı artıyor

Denizcilikte karbon maliyeti netleşiyor: 2026’da maliyet baskısı artıyor
maridec marina
guven
28.03.2026 15:12
A+
A-

Denizcilikte karbon maliyeti, 2026 itibarıyla netleşiyor ve sektör için yeni bir maliyet dönemi başlıyor. Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında gemi emisyonlarının tamamı fiyatlandırmaya dahil edilirken, armatörler doğrudan finansal baskı ile karşı karşıya kalıyor.

AB düzenlemelerine göre:

Deniz Gündem
Denizcilikte karbon maliyeti ve AB ETS kapsamında gemi emisyonlarının hesaplanmasını gösteren grafik
  • 2024’te %40’ı
  • 2025’te %70’i
  • 2026 itibarıyla %100’ü

karbon maliyetine dahil edilecek. Karbon fiyatı ise piyasalarda ortalama 70–100 Euro/ton CO₂ seviyesinde bulunuyor.

Bu çerçevede Avrupa hattında çalışan bir geminin yıllık 50.000 – 100.000 ton CO₂ emisyon ürettiği düşünüldüğünde, yıllık karbon maliyeti 3,5 milyon ile 10 milyon Euro arasında değişebiliyor. Bu durum, özellikle yüksek tonajlı gemiler için maliyet baskısını ciddi şekilde artırıyor.

Denizcilikte karbon maliyeti, yalnızca büyük armatörleri değil, orta ve küçük ölçekli gemi işletmecilerini de doğrudan etkiliyor. Kısa mesafe hatlarda çalışan gemilerde karbon maliyetinin toplam operasyon giderleri içindeki payının %10’a kadar çıkabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre bu maliyetler kaçınılmaz olarak navlun fiyatlarına yansıyacak. Avrupa hatlarında konteyner başına maliyet artışının 50 ila 150 Euro arasında değişebileceği öngörülüyor. Bu da küresel ticaret zincirinde yeni bir maliyet baskısı anlamına geliyor.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından uygulanan CII (Carbon Intensity Indicator) ve EEXI (Energy Efficiency Existing Ship Index) düzenlemeleri de gemilerin performansını doğrudan etkiliyor. Düşük performanslı gemiler hız düşürmek (slow steaming) ya da teknik iyileştirme yatırımları yapmak zorunda kalıyor.

Bu dönüşüm sürecinde dijitalleşme ve veri odaklı yönetim sistemleri öne çıkıyor. Gemi performans izleme sistemleri, rota optimizasyon yazılımları ve yakıt verimliliği çözümleri, karbon maliyetini düşürmek isteyen şirketler için kritik araçlar haline geliyor.

Alternatif yakıtlar ise sürecin merkezinde yer alıyor:

  • LNG → %20-25 daha düşük emisyon
  • Metanol → geçiş yakıtı
  • Amonyak → sıfıra yakın emisyon hedefi

Türkiye açısından bakıldığında, Avrupa ile yoğun ticaret yapan Türk armatörlerin bu sürece daha hızlı adapte olması gerekiyor. ETS kapsamındaki maliyetler, Türk denizcilik sektöründe modernizasyon ve filo yenileme yatırımlarını hızlandırabilir.

Bu dönüşümün detayları ve sektöre etkileri, Deniz Gündem’in karbon özel sayısında da kapsamlı şekilde ele alındı:
https://denizgundem.com/karbon-ve-emisyon-denizcilikte-hesap-donemi-basladi/

Sonuç olarak denizcilikte karbon maliyeti, artık yalnızca çevresel bir konu değil; doğrudan finansal sürdürülebilirlik ve rekabet gücünün belirleyicisi haline geliyor. Karbon maliyetine uyum sağlayamayan şirketlerin önümüzdeki dönemde pazar kaybı yaşaması bekleniyor.