New York’taki BM Genel Kurulu sırasında Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında planlanan görüşmenin iptal edilmesi, iki ülke arasındaki diplomatik ve deniz güvenliği odaklı tartışmaların yeniden gündeme gelmesine yol açtı. İptal, Doğu Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz sınırları, karasularının yönetimi ve stratejik projeler üzerindeki belirsizliği artırıyor.
Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin yakın zamanda toplanması olası görünmese de, Yunan ve Türk yetkililer gayriresmî kanallar aracılığıyla iletişimi sürdürüyor. Dışişleri Bakanları George Gerapetritis ve Hakan Fidan’ın New York’ta gerçekleştirdiği görüşmeler, özellikle deniz güvenliği ve kıyı altyapısı konularında bilgi paylaşımını içeriyor.

Yunanistan ve Kıbrıs arasında planlanan Büyük Deniz Bağlantısı (GSI) projesi, enerji nakil hatları ve deniz altyapısı açısından önemli bir proje. Türkiye, Kıbrıs’ın batısında ilerleme için kendi izni olmadan adım atılamayacağını vurguluyor. Bu durum, Doğu Akdeniz’deki enerji güvenliği ve deniz ulaşım yollarında potansiyel kriz senaryolarını gündeme getiriyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, Türkiye ve Yunanistan arasındaki SAFE kredileri ve bölgesel iş birliği konusunda Miçotakis ile Kopenhag’da görüşme talep etmesi, deniz güvenliği ile ilgili kritik koordinasyonun önemini ortaya koyuyor. Bu girişim, özellikle Baltık ve Akdeniz’de deniz yollarının güvenliğini sağlama hedefiyle bağlantılı.
Türkiye açısından, Doğu Akdeniz ve Ege’deki deniz güvenliği, enerji hatlarının korunması ve deniz trafiğinin yönetimi öncelikli konular olarak öne çıkıyor. Yunanistan ile sürdürülen diplomatik süreçler, sadece siyasi değil, aynı zamanda denizcilik altyapısı ve bölgesel enerji güvenliği açısından da kritik bir önem taşıyor.
