Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), denizcilikte denetim ve uyum süreçlerini dijital ortama taşımayı hedefleyen kapsamlı bir planı gündemine aldı. Yeni yaklaşım ile gemilerde tutulan seyir, emniyet ve operasyon kayıtlarının elektronik sistemlerle tutulması ve denetimlerin veri analizi ile yürütülmesi hedefleniyor

Bu yaklaşım, kağıt bazlı uygulamalardan uzaklaşarak denizcilikte şeffaflık, izlenebilirlik ve standartlaşmayı artırmayı amaçlıyor.
IMO’nun değerlendirdiği düzenlemeler doğrultusunda gemilerde;
gibi başlıklarda elektronik kayıt sistemlerinin kullanımının artırılması öngörülüyor. Bu kapsamda, kağıt defterlerin yerini kademeli olarak dijital logbook’ların alması bekleniyor.
Uzmanlara göre IMO’nun bu adımı, Liman Devleti Kontrolü (PSC) uygulamalarında da önemli bir dönüşüm yaratabilir. Dijital kayıtlar sayesinde denetimlerin gemi limana gelmeden önce veri üzerinden analiz edilmesi, risk odaklı gemi seçimi yapılması ve denetim süresinin kısalması bekleniyor. Bu durum, denetim anlayışını belge kontrolünden veri doğrulamasına taşıyabilir.
Dijitalleşme süreci, armatörler ve gemi işletmecileri açısından yalnızca teknik bir dönüşüm değil, aynı zamanda yönetimsel ve operasyonel bir sorumluluk alanı oluşturuyor. Bu kapsamda veri güvenliği ve siber risk yönetimi, sistemlerin IMO ve bayrak devleti gereklilikleriyle uyumu ile gemi personelinin dijital sistemlere yönelik eğitimi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
IMO’nun dijitalleşme yaklaşımı, denizcilikte denetim süreçlerinin olay sonrası kontrol yerine önleyici ve sürekli izleme anlayışıyla yürütülmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu dönüşümün uzun vadede operasyonel aksaklıkları azaltabileceğini ve emniyet seviyesini yükseltebileceğini belirtiyor.
IMO’nun gündemindeki bu düzenlemeler, denizcilikte uyumun yalnızca sertifikalarla değil, üretilen ve paylaşılan verinin doğruluğu ile ölçüleceğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde dijital uyum seviyesi, gemilerin ticari sürdürülebilirliği açısından belirleyici unsurlardan biri haline gelebilir.