İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz ekosistemini tehdit eden deniz marulu yoğunlaşmalarına karşı harekete geçti. İZDENİZ bünyesine katılan hem karada hem de sığ sularda çalışabilen 5 yeni amfibi temizlik aracı, çevresel felaketleri engellemek için operasyonlarına başlıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, son yıllarda artış gösteren deniz marulu (makroalg) sorunuyla mücadele etmek ve İzmir Körfezi bölgesinin ekolojik dengesini korumak amacıyla temizlik filosunu genişletiyor. Bu kapsamda belediye iştiraki İZDENİZ, sığ ve erişilmesi zor kıyı alanlarında da görev yapabilen beş adet yeni amfibi temizlik aracını hizmete aldı.

Bu yatırımla birlikte, özellikle Gediz Nehri’nin taşıdığı kirleticiler ve havza kaynaklı besin yükü nedeniyle sıkça görülen deniz marulu yoğunlaşmalarına çok daha hızlı müdahale edilmesi hedefleniyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre “3. sınıf (kirli) su” seviyesinde olan Gediz Nehri’nden gelen azot ve fosfor yükü, deniz marulu gelişimini hızlandırıyor. Saha çalışmalarında, Mavişehir ile Foça arasında 4 milyon metrekareyi aşan alanın bu bitkilerle kaplandığı tespit edildi.
Uzmanlar, köksüz deniz marullarının parçalanıp ayrıştığında suya bıraktığı yüksek besin yükünün mikroalg patlamalarını tetiklediği konusunda uyarıyor. Bu durum su kalitesini bozarak kötü kokuya ve balık ölümlerine yol açabiliyor.
Yeni araçlar sayesinde, deniz suyu seviyesinin düştüğü dönemlerde yüzeye çıkan marulların, su tekrar yükselmeden hızla toplanması sağlanacak.
Büyükşehir bünyesinde hizmet veren mevcut 2 araca ilave olarak filoya katılan yeni amfibi araçlar; paletli yapıları sayesinde yüksek manevra kabiliyetine sahip.
Araçların ön kısmında bulunan süzgeç tipi kepçe sistemi, su yüzeyindeki organik materyalleri hızla toplarken; kıyıya yakın lagün benzeri bölgelerde karadan denize kesintisiz geçiş yapabilmeleri, temizlik operasyonlarının sürekliliğini güvence altına alıyor.
İzmir Körfezi için kirlilik kaynaklarına ve yürütülen çalışmalara dair detayları paylaşan İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, asıl sorunun Gediz Nehri ve eski yatağı olan Ağıl Deresi’nden kaynaklandığını vurguladı.

Yıllardır bu hatta biriken sedimentin (tortunun) altını çizen Marım, “Bu birikim; sığlaşma ve su kalitesi sorunlarıyla birlikte deniz marullarının oluşması için son derece elverişli bir ortam yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Marulların çürümesiyle balık ölümlerine yol açan sürecin ciddiyetine dikkat çeken ve bu nedenle müdahale süresinin çok kısıtlı olduğunu belirten Marım, “Sürenin kısıtlı olması nedeniyle araç kapasitemizi artırdık. Önümüzdeki yaz, balık ölümleri ve koku sorunlarının önüne geçmek için deniz marullarını düzenli olarak toplayacağız. Genellikle bahar aylarında oluşup kasım ayında dağılan bu yapılar, yaz boyunca suyun rengini olumsuz etkiliyor. Artık deniz marulu oluştuğu anda müdahaleye hazırız.” dedi.
İlgili haberler:
Dron Kameraları Kaydetti: İzmir Körfezi’ni Mazot ve Yağ Atıkları Kapladı