Körfez’deki enerji kaynakları savaşın hedefi haline gelirken, ABD yönetiminin küresel petrol piyasasını rahatlatmak için duyurduğu yaptırım muafiyetleri ve stratejik rezerv hamleleri, uzmanlar tarafından “gerçekçi olmayan bir algı operasyonu” olarak değerlendiriliyor.
Körfez enerjisinin fiilen savaşın hedefi haline gelmesiyle birlikte ülkeler rezervlerini koruma moduna geçerken, ABD yönetiminin küresel petrol piyasası dinamiklerini değiştirmeye ve fiyatları düşürmeye yönelik son hamlelerinin gerçek dünyadaki karşılığı büyük bir tartışma yaratıyor.

Enerji uzmanları, Trump yönetiminin küresel petrol piyasasına daha fazla varil sokmak için aldığı son kararların kalıcı bir çözüm olmaktan ziyade “sadece bir manşet” olduğu konusunda uyarıyor.
Oliver Wyman’ın Küresel Mali Suçlarla Mücadele Lideri Daniel Tannenbaum, yaptırımların esnetilmesinin fiyatları düşürmeyeceğini belirterek durumu bir “mesaj verme egzersizi” olarak nitelendirdi: “Bu adımlar sadece ‘Piyasaya daha fazla petrol sunmak için ne kadar çok eylem alıyoruz, bakın’ mesajı vermekten ibaret. İşler böyle yürümez. Genel bir lisans çıkardığınızda sihirli bir şekilde yeni tedarikler ortaya çıkmıyor. Bu geçici lisanslar ‘yeni petrol’ yaratmıyor, sadece halihazırda hareket halinde olan varillerin üzerini örtüyor.”
Uzmanlar, Rus ve İran ham petrolünün halihazırda alıcılarının belli olduğuna dikkat çekiyor. Lipow Oil Associates Başkanı Andy Lipow, “İran tankerlerinin bu kriz boyunca Çin gibi yerlere hareket ettiği bir sır değil. Küresel bankalar İran’dan uzak dururken, bir İran petrol ticaretini finanse etme ihtimalleri çok düşük” dedi.
Avrupa Birliği’nin yaptırımları sürerken, kağıt üzerinde yasal hale gelse bile Batılı şirketlerin bu ticareti yapması zor görünüyor. Tannenbaum, “Lloyd’s of London gibi sigortacıların bu yaşlı gemileri sigortalayacağı veya bankaların bu işlemleri kolaylaştıracağı gerçekçi değil” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Enerji Ajansı’na üye 32 ülke ve ABD’nin toplamda 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme planı olsa da, en büyük engel denizde yaşanıyor. Piyasaya sürülecek bu devasa petrolü taşıyacak yeterli tanker bulunmuyor. Uzayan transit süreleri ve daralan tanker kapasitesi, gemilerin günlük kiralama bedellerini şimdiden astronomik seviyelere çıkarmış durumda.
İlgili haberler:
Hürmüz Krizi Büyüyor, Trump Yönetimi Kaliforniya’da Petrol Sondajını Başlattı