Singapur merkezli tersane devi Seatrium, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki stratejik yapılanmasını değiştiren önemli bir adım attı. Şirket, Teksas eyaletinde yer alan Brownsville’deki AmFELS tersanesini Karpowership’in iştiraki Karpower Valley’e devretti. Satışın bedeli 65 milyon Singapur doları, yani yaklaşık 50,6 milyon ABD doları olarak açıklandı. Bu hamle, şirketin küresel ölçekli planlarının yeni bir parçası olarak dikkat çekti. Sektörde Seatrium’un attığı bu adımın, rekabet dengelerini nasıl etkileyeceği merak konusu oldu.

Seatrium, satış kararının ardında yalnızca mali gerekçelerin değil, operasyonel verimlilik hedeflerinin de bulunduğunu duyurdu. Şirket, fazla tesislerinden değer elde ederek sermaye yapısını daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda ABD’deki odak noktasını tersane işletmeciliğinden teknoloji geliştirme ve mühendislik inovasyonuna kaydıracak. Seatrium, Houston’daki teknoloji merkezleri ve ofisleri ile Mississippi’deki servis merkezini yeni merkezler olarak konumlandırıyor. Bu dönüşüm, firmanın ABD pazarındaki varlığını farklı bir boyuta taşımayı hedefliyor.
Anlaşmaya göre satış bedelinin tamamı nakit olarak ödenecek. Ancak bunun 50 milyon Singapur doları, yani yaklaşık 38,95 milyon ABD doları tutarındaki kısmı ertelenmiş ödeme şeklinde olacak. Bu miktar kapanıştan bir yıl sonra Seatrium’a aktarılacak. 30 Haziran 2025 itibarıyla satışa konu varlıkların defter değeri yaklaşık 39 milyon Singapur doları, yani 30,4 milyon ABD doları seviyesinde bulunuyor. Şirket, bu elden çıkarmanın bilanço üzerindeki etkilerinin olumlu olacağını vurguluyor. Finansal disiplin ve uzun vadeli sürdürülebilirlik bu adımın merkezinde yer alıyor.

Satış işleminin tamamlanabilmesi için Brownsville Limanı’nın kiralama sözleşmesinin yeni sahibine devri gerekiyor. Bu şart, sürecin en kritik aşaması olarak öne çıkıyor. Seatrium, limanla ilgili düzenlemelerin ardından satışın kapanışının gerçekleşeceğini belirtti. Ayrıca şirket, Brownsville tersanesinde yürütülen mevcut tüm projelerin 2025 yılı sonuna kadar tamamlanacağını açıkladı. Böylece mevcut müşteriler ve iş ortakları açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu taahhüt, şirketin sektördeki güvenilirliğini koruma çabasının bir göstergesi olarak görülüyor.

Seatrium CEO’su Chris Ong, satışın ardından ABD’nin şirket için önemini korumaya devam edeceğini ifade etti. Ong, “ABD pazarı bizim için stratejik bir konumda yer almayı sürdürecek” diyerek geleceğe dair mesaj verdi. Şirket, küresel ayak izini ve One Seatrium Teslimat Modeli adını verdiği entegre iş yaklaşımını kullanarak sektörde varlığını güçlendirmeyi planlıyor. Açık deniz ve enerji sektörlerinde ABD merkezli ve uluslararası müşterilere dünya standartlarında çözümler sunmayı hedefliyor. Bu açıklama, Seatrium’un satışın ardından bile geri çekilmeyeceğinin altını çiziyor.
Seatrium’un Brownsville’deki tersaneden çıkışı, Karpowership için ise büyük bir genişleme fırsatı anlamına geliyor. Karpowership’in ABD’deki varlığını güçlendirecek bu hamle, sektörde yeni bir rekabet dinamiği oluşturabilir. Özellikle enerji altyapısı ve denizcilik yatırımları alanında Karpowership’in adımlarını hızlandırması bekleniyor. Seatrium’un ise inovasyon ve teknolojiye yönelmesi küresel ölçekte farklı bir büyüme stratejisi olarak yorumlanıyor. Bu satış, yalnızca iki şirketin değil, aynı zamanda ABD’deki tersanecilik ve enerji piyasalarının geleceğini şekillendirebilir. Sektör oyuncuları, bu gelişmenin yansımalarını yakından takip ediyor.