Gölge filo, Malakka ve Singapur Boğazı’nda giderek artan yasadışı petrol taşımacılığı faaliyetleriyle bölgesel deniz güvenliği üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Singapur, yaptırım altındaki petrolü taşıyan yaşlı tankerlerin karasularının hemen dışındaki düzenleyici gri alanları sistematik biçimde istismar ettiğine dikkat çekerek, uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.
Singapur Ulaştırma Bakan Vekili Jeffrey Siow, Parlamento’ya sunduğu yazılı yanıtta, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını eksiksiz uyguladığını vurguladı. Siow, aldatıcı ya da yasadışı faaliyetlere karıştığı tespit edilen gölge filo gemilerine müsamaha gösterilmeyeceğini, bu gemilerin Singapur’a girişinin engellenebileceğini veya alıkonulabileceğini ifade etti.
Malakka ve Singapur Boğazı, küresel ticaretin yaklaşık üçte birine ve yılda 80 binden fazla gemi geçişine ev sahipliği yapıyor. Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi arasında vazgeçilmez bir geçit olan bu hat, aynı zamanda gölge filo operasyonları için stratejik bir cazibe merkezi hâline gelmiş durumda.
Son izleme verileri, yaptırım altındaki çok sayıda tankerin Singapur Boğazı’ndan geçtiğini ve Endonezya’nın Riau Takımadaları çevresinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Bu tablo, boğazların yalnızca ticari değil, jeopolitik ve güvenlik açısından da giderek daha kırılgan bir noktaya sürüklendiğini gösteriyor.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Rus, İran ve Venezuela petrolüne uygulanan Batı yaptırımları, gölge filonun hızla genişlemesine zemin hazırladı. Piyasa analizleri, küresel ölçekte binlerce gemiden oluşan bu filonun dünya ham petrol akışının kayda değer bir bölümünü taşıdığını ortaya koyuyor.
Parçalı mülkiyet yapıları, sık bayrak değişiklikleri, manipüle edilen AIS verileri ve düşük denetimli bölgelerde yapılan gemiden gemiye transferler, gölge filonun başlıca çalışma yöntemleri arasında yer alıyor.
Sorunun en karmaşık boyutlarından biri uluslararası hukuk. Malakka ve Singapur Boğazları, UNCLOS kapsamında “uluslararası seyir için kullanılan boğazlar” statüsünde bulunuyor. Bu statü, gemilere askıya alınamaz bir geçiş hakkı tanıyor.
Bu nedenle Singapur, şüpheli faaliyetleri izleyip raporlayabilse de, karasularının hemen dışındaki gölge filo tankerlerine karşı doğrudan müdahale kapasitesinin sınırlı kaldığını kabul ediyor.
Bölgede Malezya gibi kıyı devletleri, yetkisiz gemiden gemiye transferlere karşı daha sert önlemler almaya başladı. Demirleme alanlarının kapatılması, yeni izin şartları ve son dönemde gerçekleştirilen alıkoyma operasyonları, kıyı devletlerinin kendi yetki alanlarında kararlı davranabildiğini gösteriyor.
Ancak açık denizlerdeki düzenleyici boşluk, gölge filo faaliyetlerinin bölge genelinde devam etmesine imkân tanıyor.
Gölge filo tankerleri çoğu zaman yaşlı, şeffaf olmayan mülkiyet yapıları altında işletilen ve sınırlı sigorta güvencesine sahip gemilerden oluşuyor. Bu durum; çarpışma, karaya oturma, kirlilik ve can kaybı riskini ciddi biçimde artırıyor.
Öte yandan gölge filo faaliyetleri, yasal tanker pazarını da bozuyor. Meşru armatörler ve kiracılar artan uyum yükümlülükleriyle karşı karşıya kalıyor.
Singapur’un çağrısı, tek başına hiçbir kıyı devletinin gölge filo sorununu çözemeyeceğinin açık bir kabulü niteliğinde. Yetkililere göre etkili bir mücadele; istihbarat paylaşımı, uyumlu düzenlemeler ve siyasi irade gerektiriyor.