Dünya gemi geri dönüşüm sektöründe önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen Hong Kong Uluslararası Gemi Geri Dönüşümü Sözleşmesi (HKC), 26 Haziran’da yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, sektördeki hukuki karmaşa ve yanlış bilgilendirme tartışmaları devam ediyor. BIMCO, HKC’nin uygulanmasının bir yıl sonrasını değerlendiren yeni açıklamasında, sürdürülebilir ve güvenli gemi geri dönüşümü sürecinin yanlış bilgilendirmeler nedeniyle sekteye uğradığını belirtti.
BIMCO’ya göre, gemi geri dönüşümüne ilişkin tartışmalar iki büyük küresel sözleşme arasında sıkışmış durumda:
Bazı paydaşlar Basel Sözleşmesi’ni savunurken, diğerleri HKC’nin daha gerçekçi ve uygulanabilir olduğuna inanıyor. Ancak BIMCO, sözleşmeler arasındaki hukuki çatışmaların ve yanlış algıların, süreci gereksiz yere zorlaştırdığını vurguluyor.
Açıklamada, “Hangi sözleşme savunulursa savunulsun, ortak hedefimiz aynı: işçiler için güvenli, çevre için sürdürülebilir bir gemi geri dönüşüm sektörü” ifadeleri yer aldı.
BIMCO, gemi geri dönüşüm sektörünün gelişim göstermediği yönündeki iddiaların yanlış olduğunu belirtti.
Özellikle Hindistan ve Bangladeş’teki tersanelerin son yıllarda büyük yatırım yaptığına dikkat çekildi:
BIMCO, bu tersanelerin AB listelerinde ve kamuoyunda hak ettikleri şekilde görünür olması gerektiğini savundu.
Açıklamada, HKC’nin şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından güçlü bir çerçeve sunduğu belirtildi.
HKC’ye göre:
Ayrıca IMO Üye Devlet Denetim Programı kapsamında HKC uygulamaları düzenli olarak denetleniyor.
BIMCO’ya göre önümüzdeki on yılda 16.000’den fazla okyanus gemisi geri dönüştürülmek zorunda kalacak. Bu rakam, 2015–2025 arasındaki dönemin neredeyse iki katı.
Sektörün bu süreci sağlıklı yönetebilmesi için:
BIMCO açıklamasının sonunda hükümetlere, STK’lara ve tüm paydaşlara çağrıda bulundu:
“Ortak hedefimiz aynı: işçiler için güvenli, çevre için sürdürülebilir bir gemi geri dönüşüm sektörü. Bu hedefe ancak yapıcı diyalog ve iş birliğiyle ulaşabiliriz.”