Hollanda merkezli deniz yüklenicisi Van Oord, açık deniz inovasyonu, sürdürülebilir altyapı ve doğa temelli çözümler aracılığıyla küresel enerji dönüşümüne ve iklim dayanıklılığına katkı sağlıyor.
Küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi modern çağın en zorlu sınavları, denizcilik ve hidrolik mühendisliği alanında yepyeni bir operasyonel vizyon gerektiriyor. Bu dönüşümün küresel çaptaki en güçlü aktörlerinden biri olan 158 yıllık köklü deniz yüklenicisi Van Oord, açık deniz enerjisi, arazi ıslahı ve doğa restorasyonu projeleriyle sektörde sınırları yeniden çiziyor.


Deniz Gündem Mayıs sayımızda, inovasyonu ve sürdürülebilirliği kurum kültürünün merkezine yerleştiren bu devasa yapının vizyonunu, Kurumsal İlişkiler Direktörü Robert de BRUİN ile masaya yatırdık. Deniz çayırı restorasyonundan, bilim temelli net sıfır emisyon hedeflerine ve Antalya’daki COP31 hazırlıklarına kadar denizin hem altında hem de ötesinde değer yaratan bu dev operasyon ağının perde arkasını de Bruin’den dinliyoruz.
Van Oord, 158 yıllık uzmanlığı ve dünya çapında ikonik projelerden oluşan portföyüyle lider bir deniz yüklenicisidir. Hidrolik mühendisliğinde küresel liderliğiyle tanınan ve Hollanda kökenli olan şirket, yüzyıllara dayanan bilgi birikimini dünya genelindeki projelerine taşıyor.
Bir aile şirketi olan Van Oord, çalışmalarını nesiller boyu sürecek bir bakış açısıyla yürütüyor. Bu yaklaşım, şirketi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin gereksinimlerine de yanıt verecek çözümler geliştirmeye yönlendiriyor. Van Oord; enerji dönüşümü, iklim uyumu, doğa restorasyonu ve deniz altyapısının geliştirilmesinde tercih edilen iş ortaklarından biri olmayı hedefliyor. Kalite, güvenlik ve uzun vadeli bakış açısı şirket kültürünün temelini oluşturuyor. Tüm bu yaklaşım, denizcilik uzmanlığıyla gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya yaratma vizyonunu yansıtıyor.
Bugün Van Oord’un küresel portföyünde tarama, altyapı ve açık deniz enerjisi faaliyetleri öne çıkıyor.
Arazi ıslahı ile kıyı ve taşkın koruma çalışmalarını da kapsayan tarama ve altyapı faaliyetleri, şirketimizin temelini oluşturuyor ve küresel portföyümüzde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Bu çalışmalar; liman geliştirme, iklim uyumu ve dayanıklı altyapı projeleriyle doğrudan bağlantılı ilerliyor.
Son yıllarda özellikle açık deniz rüzgâr enerjisi alanında güçlü bir büyüme yaşandı. Yenilenebilir enerjiye yönelik küresel talebin artmasıyla birlikte açık deniz enerjisi, faaliyetlerimizin giderek daha önemli bir bölümünü oluşturuyor. Çalışmalarımız; temellerin, açık deniz trafo merkezlerinin ve kabloların taşınması ile kurulumu, ayrıca oyulma koruması ve kablo stabilizasyonu amacıyla deniz altı kaya yerleştirme operasyonlarını kapsıyor. Van Oord, hem yenilenebilir enerji projelerini hem de kritik açık deniz altyapılarını destekleyen deniz tabanı müdahaleleri ve deniz altı kaya yerleştirme alanında köklü ve lider bir konuma sahip bulunuyor.
Bunun yanında Van Oord, Ocean Health’i özel bir iş kolu olarak geliştirdi. Ocean Health aracılığıyla deniz biyolojik çeşitliliğini artırmayı, deniz ekosistemlerini korumayı ve restore etmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda mercan, mangrov, deniz çayırı, yosun ve kabuklu resif restorasyonuna yönelik çözümler geliştirirken; büyük ölçekli deniz operasyonlarındaki uzmanlığımızdan yararlanarak yenilikçi ve ölçeklenebilir modeller ile sektörler arası işbirliklerine odaklanıyoruz.
Genel olarak Van Oord; tarama, altyapı ve açık deniz enerjisi alanlarında dengeli ve çeşitlendirilmiş bir portföy yönetiyor. Bu yapı sayesinde değişen piyasa koşullarına uyum sağlarken uzun vadeli iklim dayanıklılığına ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyor.
158 yıllık uzmanlığı ve dünya çapında ikonik projelerden oluşan portföyüyle lider bir aile şirketi deniz yüklenicisiyiz.
1868 yılında kurulan Van Oord, bugün kurucu ailenin beşinci nesli tarafından yönetiliyor. Şirketin köklü geçmişi; uzun vadeli sahiplenme anlayışını, sürekliliği ve sürdürülebilir değer yaratımını stratejisinin merkezine yerleştiren ileri görüşlü bir yapıya dönüşmesini sağladı.
Van Oord’un uzmanlığı, Hollanda’nın güçlü denizcilik ve hidrolik mühendisliği geleneğine dayanıyor. Suyla yaşamayı öğrenmiş, yenilik üretmiş ve çözüm geliştirmiş bir ülkenin deneyimi şirketin kültürünü şekillendiriyor. Sektör liderleri, bilgi enstitüleri ve araştırma merkezlerinden oluşan gelişmiş Hollanda denizcilik ekosistemi içinde faaliyet gösteren Van Oord, yüzyıllık denizcilik bilgisini en ileri teknolojiyle bir araya getiriyor. Bu yaklaşım; girişimcilik, sahiplenme duygusu ve güçlü çalışan bağlılığı kültürünü beslerken şirketin küresel performansını da ileri taşıyor. Biz denizcilik uzmanlığının ötesine geçiyoruz.
Van Oord, onlarca yıllık denizcilik deneyimini inovasyon, operasyonel mükemmeliyet ve güçlü bir güvenlik kültürüyle birleştirerek dünya çapında güvenilir ve geleceğe hazır çözümler sunuyor. İnovasyon, karmaşık denizcilik zorluklarına yaklaşımımızın temelini oluşturuyor. Modern ve düşük emisyonlu filoya yapılan yatırımlardan gelişmiş kurulum yöntemlerine, performans ve güvenliği artıran dijital ve yapay zekâ destekli operasyonlara kadar geniş bir alanda sürekli gelişim sağlıyoruz.
Operasyonel mükemmeliyet; uzmanlaşmış filo yapımız, güçlü proje yönetimimiz ve müşteriler ile paydaşlarla yürüttüğümüz yakın iş birlikleri sayesinde destekleniyor. Böylece farklı ölçek ve ihtiyaçlardaki küresel projelere özel çözümler sunabiliyoruz.
Güvenlik ise yaptığımız her işin merkezinde yer alıyor. Uzun yıllardır devam eden değer odaklı güvenlik kültürümüz ve küresel “Say YES to Safety” programımız, herkesin sorumluluk almasını ve sıfır zarara ulaşma hedefi doğrultusunda hareket etmesini teşvik ediyor.
Sürdürülebilirlik, stratejimizin ve çalışma biçimimizin ayrılmaz bir parçası. Van Oord, Paris Anlaşması doğrultusunda net sıfır emisyon hedefini benimsiyor; bunu kısa, orta ve uzun vadeli hedefler ile düşük emisyonlu teknolojilere yaptığı yatırımlarla destekliyor.

Aynı zamanda çevresel ve sosyal etkileri sistematik biçimde yönetiyor; deniz ekosistemlerinin restorasyonu için ölçeklenebilir çözümler geliştiriyoruz. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Van Oord; sosyal ve ekolojik değer yaratan, erişilebilir ve güvenilir enerjiyi destekleyen, gelecek nesiller için daha iyi bir dünyaya katkı sağlayan sürdürülebilir çözümler sunuyor.
Enerji dönüşümü, iklim uyumu, doğa restorasyonu ve deniz altyapısının geliştirilmesinde tercih edilen iş ortağı olmayı hedefliyoruz.
Van Oord; müşterileri, iş ortakları ve farklı koalisyonlarla yakın çalışarak entegre ve uzun vadeli çözümler geliştiriyor. Açık deniz enerjisi, iklim uyum projeleri, deniz ekosistemi restorasyonu ve dayanıklı altyapı yatırımları aracılığıyla; güvenli ve erişilebilir enerjiyi destekleyen, toplulukları koruyan ve doğayı güçlendiren bir değer yaratıyor.
Deniz mühendisliği ve tarama projeleri teknik açıdan oldukça karmaşık olsa da bir projenin başlangıcında en kritik üç unsur her zaman mühendislik, çevre ve paydaş işbirliği oluyor.
Güçlü mühendislik yaklaşımı, projelerin güvenli, uygulanabilir ve verimli şekilde ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor. Çalışmalarımızın önemli bölümü zorlu deniz koşullarında yürütüldüğü için sağlam tasarım, risk yönetimi ve teknik uzmanlık başarılı proje tesliminin temelini oluşturuyor.
Çevresel faktörler de sürecin en başından itibaren belirleyici rol oynuyor. Yerel ekosistemlerin, çevresel kısıtlamaların ve düzenleyici gerekliliklerin doğru analiz edilmesi kritik önem taşıyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik kriterleri artık proje tasarımından uygulama ve izleme süreçlerine kadar her aşamaya entegre ediliyor.
Bunun yanı sıra paydaş işbirliği de yaşamsal rol üstleniyor. Müşteriler, resmî kurumlar, iş ortakları ve yerel topluluklarla yakın çalışmak; sahaya özgü koşulları daha iyi anlamamıza, beklentileri ortak noktada buluşturmamıza ve projelerin uzun vadeli değer yaratmasına katkı sağlıyor.
Zamanlama ve maliyet proje yönetiminde önemli unsurlar olmaya devam etse de güçlü mühendislik, çevresel sorumluluk ve yerel işbirliği olmaksızın sürdürülebilir başarı elde etmek mümkün olmuyor.
Sustainable Earth Actions (S.E.A.) programımız, sürdürülebilirlik hedeflerimize yön veriyor. 2021 yılında oluşturduğumuz sürdürülebilirlik stratejisi üzerine inşa edilen bu yaklaşım sayesinde sürdürülebilirliğin organizasyonumuzun her alanına daha güçlü şekilde entegre olduğunu gördük. Bugün odağımız, sürdürülebilirlik başlıklarımız genelinde somut aksiyon ve etki yaratmaya dayanıyor:
2025 yılında toplam 3.283 MW kurulum gerçekleştirdik (2024: 132 MW). Buna, Sofia Offshore Wind Farm kapsamında yürüttüğümüz monopil temel ve kablo kurulum çalışmalarındaki 1.400 MW da dâhil oldu.
Liman genişletme ve altyapı faaliyetlerimiz de enerji dönüşümüne farklı alanlarda katkı sağlıyor. LNG’nin geçiş yakıtı olarak kullanımını destekleyen doğal gaz altyapısından, geliştirdiğimiz şarj çözümü WattHub’a kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyoruz. İkinci WattHub hızlı şarj alanı Rotterdam’daki Maasvlakte II’de devreye alındı ve hem elektrikli inşaat ekipmanlarına hem de yük taşımacılığına hizmet veriyor. Bu ölçeklenebilir yapı, enerji dönüşümünü destekleme hedefimiz açısından kritik önem taşıyor.
İnsanları ve ekosistemleri iklim değişikliğinin etkilerine karşı korumak amacıyla iklim uyum çözümleri geliştiriyoruz. 2025 yılında yürütülen çalışmalar arasında set güçlendirme, plaj restorasyonu, mahmuz ve dalgakıran inşası, yapay resif uygulamaları ile deniz çayırı rehabilitasyonu yer aldı.
2025 yılında toplam 89 kilometrelik kıyı şeridinin korunmasına katkı sağladık. Faaliyetlerimizi çevresel açıdan sorumlu şekilde yürütmek için doğa temelli çözümlerden yararlanıyoruz. Örneğin, 2025 yılında üstlendiğimiz IJsselmeerdijk set güçlendirme projesi, kapsamlı doğa geliştirme unsurlarını içeren bir ön kıyı tasarımına sahip bulunuyor.
2025 yılında sosyal yatırım ve doğa restorasyonuna yönelik çeşitli girişimler devam etti ya da tamamlandı. Mozambik’te yürüttüğümüz Quelimane Mangrove Restoration Initiative’i yerel topluluğa devrettik. Bu girişim, mangrovları ve onların sağladığı iklim dayanıklılığı gibi faydaları yeniden kazandırmayı amaçlarken aynı zamanda mangrov kaybının temel nedenlerini de ele alıyor.
2025 yılındaki bir diğer önemli çalışma ise İskoçya’da gerçekleştirilen deniz çayırı restorasyonu oldu. Proje, deniz türlerini desteklemeyi ve biyolojik çeşitliliği artırmayı hedefledi. Pilot uygulamada, tarama operasyonlarının deniz çayırı restorasyonuna katkı sağlayıp sağlayamayacağı test edildi. Kum kaplama tekniği kullanılarak tarama sedimentleri deniz çayırı tohumlarıyla karıştırıldı ve bozulmuş deniz tabanına uygulandı. Böylece deniz çayırlarının yeniden gelişebileceği uygun koşullar oluşturuldu. İlk sonuçlar, büyük ölçekli restorasyon açısından güçlü bir potansiyel ortaya koyuyor.
Van Oord, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırmayı hedefleyen Paris Anlaşması doğrultusunda 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyor.
Mayıs 2025’te bilim temelli hedeflerimiz, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından resmen onaylandı. Böylece Van Oord, 1,5°C yol haritasıyla uyumlu bilim temelli hedefleri için SBTi onayı alan ilk deniz yüklenicisi oldu.
İklim dönüşüm planımız; net sıfır hedefimize ulaşmak için kısa, orta ve uzun vadeli hedefler ile uygulanacak önlemleri kapsıyor.
2025 yılında bazı projelerimizde doğrudan emisyonları azaltmak amacıyla yenilenebilir yakıtlar kullanıldı. Özellikle Hollanda dışındaki yenilenebilir yakıt ikmallerinde önemli artış yaşandı. Green Fuel Fund kapsamında başta Baltık Denizi’ndeki Windanker monopil kurulum projesi olmak üzere çeşitli projelerde yenilenebilir yakıt kullanımına geçildi.
Trailing suction hopper dredger Vox Ariane ise Almanya’daki Elbe Nehri’nde ilk Bio-LNG yakıt ikmalini gerçekleştirdi.
Van Oord, 2021 yılında Glasgow’da düzenlenen COP26’dan bu yana UNFCCC COP sürecinin önemli özel sektör katılımcılarından biri olarak yer alıyor. Şirket, çok sayıda paydaşla işbirliği yürütürken Blue Zone kapsamında Ocean Pavilion ve Water for Climate Pavilion dâhil olmak üzere birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Ayrıca kıyı dayanıklılığı, açık deniz enerjisi, doğa temelli çözümler, sürdürülebilir deniz altyapısı ve okyanus sağlığı alanlarında liderlik ortaya koyan çeşitli oturumlarda aktif rol üstleniyor.
Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de de küresel sorunlara çözüm üreten temel uygulama ortaklarından biri olarak yer almayı ve bu alandaki liderliğimizi ortaya koymayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Hollanda’da denizcilik eksenini derinlemesine inceleyen kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz: