Dünyanın en prestijli denizcilik fuarlarından Europort’un rotasını çizen Raymond Siliakus, sektörün sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve enerji dönüşümü sınavını Deniz Gündem için değerlendirdi. Siliakus, “Geleceğin gemisi tek bir teknolojiyle değil, entegrasyonla var olacak” derken, Türk denizcilik sektörünün küresel sahnede giderek artan ağırlığına da dikkat çekiyor.
Küresel denizcilik sektörü; enerji dönüşümü, dijitalleşme ve sıfır emisyon hedefleriyle tarihinin en keskin virajlarından birinden geçiyor. Bu büyük dönüşümün vitrini ise denizcilik fuarları. Deniz Gündem olarak bu ay, açık deniz (offshore), tarama ve özel amaçlı gemiler gibi karmaşık segmentlerde dünyanın bir numaralı etkinliklerinden olan Europort’un perde arkasına uzanıyoruz. Europort Direktörü Raymond SİLİAKUS, Rotterdam’daki inovasyon rüzgarından Europort İstanbul’un stratejik konumuna, geleceğin gemilerinden fiziksel fuarların vazgeçilmez ruhuna kadar sektörün tüm sıcak başlıklarını detaylarıyla anlattı.

Benim adım Raymond Siliakus ve Rotterdam Ahoy’da Europort Direktörüyüm. Fuarcılık sektöründe 20 yılı aşkın süredir çalışıyorum.
Yıllar içinde denizcilik sektörünün özellikle inovasyon ve sürdürülebilirlik açısından hızlı bir şekilde geliştiğini gördüm; bu da onu içinde bulunması oldukça dinamik bir sektör hâline getiriyor. Denizcilik sektörünü benim için özellikle ilginç kılan şey, küresel bir oyun alanına sahip olması ve güçlü ekonomik önemi.
Mevcut görevimde Europort’un stratejik yönünden ve daha da geliştirilmesinden sorumluyum. Bu; etkinliğin konumlandırılmasını, uluslararası ortaklıkları, katılımcı ilişkilerini ve Europort’un denizcilik sektöründeki en önemli gelişmeleri yansıtmaya devam etmesini sağlamayı içerir.
Europort’u farklı kılan en önemli unsur, özel amaçlı gemilere olan güçlü odaklanmasıdır. Biz genel bir denizcilik fuarı değiliz; Europort, açık deniz (offshore), tarama (dredging), iç su taşımacılığı, iş tekneleri, askeri gemiler ve diğer özel amaçlı gemiler gibi karmaşık gemi türlerine ve denizcilik segmentlerine odaklanır.
Europort’u benzersiz kılan bir diğer unsur ise bu özel gemiler etrafındaki tüm değer zincirini bir araya getirmesidir.

Europort teknik ve inovasyon odaklı bir etkinliktir. Sektördeki temel zorluklar ve fırsatlar üzerinde çalışan şirketleri, uzmanları ve karar alıcıları bir araya getirir. Enerji dönüşümü, alternatif yakıtlar, dijitalleşme, akıllı denizcilik, otomasyon, siber güvenlik, döngüsellik ve operasyonel verimlilik gibi konular bu geniş tartışmanın parçasıdır.
Teknik derinlik, inovasyon ve güçlü uluslararası katılımcı kitlesinin birleşimi, Europort’u piyasada önde kalmak isteyen denizcilik profesyonelleri için kaçırılmaması gereken bir etkinlik hâline getiriyor.
Europort’un Rotterdam ve Hollanda denizcilik ekosistemiyle bağı oldukça güçlüdür. Rotterdam, dünyanın önde gelen denizcilik merkezlerinden biridir ve limanlar, armatörler, tersaneler, tedarikçiler, bilgi kurumları, mühendislik şirketleri ve lojistik aktörlerden oluşan güçlü bir ağa ev sahipliği yapar.
Hollanda uzun bir denizcilik geleneğine sahiptir; aynı zamanda inovasyon ve işbirliğinin merkezî rol oynadığı bir ülkedir. Hollandalı şirketler tarama, açık deniz enerjisi, gemi tasarımı, otomasyon ve sürdürülebilir denizcilik çözümleri gibi alanlarda aktiftir. Hollanda, özel amaçlı gemilerin tasarım ve inşasında küresel bir lider olarak tanınmaktadır.
Europort bu gücü yansıtır. Etkinlik, tasarım, mühendislik ve inşa süreçlerinden operasyon, bakım ve inovasyona kadar tüm değer zincirini bir araya getirir. Sadece Rotterdam’da düzenlenmekle kalmaz, aynı zamanda bölgenin ve Hollanda’nın denizcilik DNA’sıyla derin bir bağa sahiptir.
Son yıllarda Europort, denizcilik sektöründeki büyük dönüşümlerle paralel olarak gelişti. Sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü merkezi temalar haline geldi; ancak bunlar dijitalleşme, güvenlik, verimlilik ve dayanıklılık gibi diğer gelişmelerle yakından bağlantılıdır.
Sektör daha temiz yakıtlara, hibrit ve elektrikli tahrik sistemlerine, enerji verimli operasyonlara ve daha sürdürülebilir gemi tasarımına yöneliyor. Aynı zamanda dijital araçlar, veri ve otomasyon gemilerin tasarım, işletme ve bakım biçimini değiştiriyor.
Europort’ta bu gelişmeleri pratik ve stratejik bir şekilde bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Sadece yeni teknolojileri sergilemek değil, aynı zamanda bunların gerçek operasyonlara ve iş modellerine nasıl entegre edileceğini tartışmak da önemli.
Geleceğin gemisi tek bir teknolojiyle tanımlanmayacak; birçok yeniliğin entegrasyonunun sonucu olacak. Europort’ta ziyaretçiler alternatif yakıtlar, hibrit ve elektrikli tahrik, akıllı gemi sistemleri, otomasyon, yapay zekâ, veri odaklı bakım, siber güvenlik ve sürdürülebilir gemi tasarımındaki gelişmeleri görebilir.

Bu teknolojilerin giderek daha fazla birbirine entegre olması özellikle dikkat çekici. Geleceğin gemisi daha temiz, daha akıllı, daha güvenli ve daha verimli olacak; aynı zamanda güvenilir ve ticari açıdan uygulanabilir olması gerekecek.
Düşük ve sıfır emisyon çözümlerinde hızlanmanın devam etmesini, veri odaklı operasyonların artmasını ve akıllı ile yarı otonom sistemlerin daha fazla benimsenmesini bekliyoruz. Aynı zamanda Avrupa’nın, özellikle belirsiz jeopolitik ortamda, gemi inşası, denizcilik teknolojisi ve kritik altyapı alanlarında stratejik konumunu güçlendirmesi gerekecek.
Bu dönüşüm karmaşıktır ve tek başına aktörlerle gerçekleştirilemez. Armatörler, tersaneler, tedarikçiler, limanlar, hükümetler ve bilgi kurumları arasında güçlü bir işbirliği gerektirir.
Türkiye, Europort ağı içinde giderek daha önemli ve görünür bir oyuncu hâline gelmiştir. Türk denizcilik sektörü gemi inşası, bakım, mühendislik ve özel çözümler alanında güçlü bir itibara sahiptir ve Avrupa ile çevre bölgeler arasında önemli bir köprü rolü oynar.

Türk şirketlerini rekabetçi, girişimci ve uluslararası odaklı olarak görüyoruz. Rotterdam’daki Europort’a katılımları, uzmanlık, üretim kapasitesi ve önemli pazarlara erişim açısından büyük değer katıyor.
Aynı zamanda Europort İstanbul da portföyümüzde stratejik bir rol oynuyor ve sektörü bir araya getiren güçlü bir platform sunuyor.
Fiziksel etkinliklerin hâlâ son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Denizcilik sektörü teknik, uluslararası ve ilişki odaklıdır. Yüz yüze iletişim güven oluşturur ve yeni işbirliklerinin temelini atar.
Dijital araçlar etkinliklerin erişimini artırabilir; ancak yüz yüze etkileşimin yerini alamaz.
Tedarik zinciri sorunları, jeopolitik gerilimler ve artan enerji maliyetleri sektörü doğrudan etkiliyor. Europort’ta katılımcıların dayanıklılığa, esnek tasarıma ve siber güvenliğe daha fazla odaklandığını görüyoruz.
Aynı zamanda bu zorluklar inovasyonu da hızlandırıyor.
Vizyonumuz, Europort’u özel gemiler ve denizcilik teknolojileri için lider bir uluslararası platform olarak daha da güçlendirmek.

Amacımız, sektörün sadece geleceği tartıştığı değil, aynı zamanda inovasyonu somut çözümlere ve iş fırsatlarına dönüştürdüğü bir buluşma noktası olmaktır.
Europort, sektör profesyonelleri için bu gelişmelerin birleştiği ve geleceğin somut hâle geldiği yerdir.
Hollanda’da denizcilik eksenini derinlemesine inceleyen kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz:
🔗 https://denizgundem.com/hollanda-denizcilik-deniz-gundem-mayis-2026-sayisi-yayinda/