ABD ve İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkesin ardından, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan 800’den fazla ticari geminin bölgeden ayrılması için geçici bir koridor açıldı. Ancak Washington ve Tahran’dan gelen çelişkili açıklamalar ile boğazdaki yüksek güvenlik riski, armatörleri ve sigortacıları bekle-gör politikası izlemeye zorluyor.
Şubat ayı sonundaki ABD ve İsrail saldırılarının ardından İran’ın deniz trafiği üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmasıyla fiilen kapanan ve küresel bir enerji tedariki krizini tetikleyen Hürmüz Boğazı hattında kritik saatler yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın belirlediği sürenin dolmasına kısa bir süre kala iki tarafın ateşkes üzerinde uzlaşması, denizcilik sektöründe ihtiyatlı bir iyimserlik yarattı.
Ancak sahadaki operasyonel detaylar hâlâ büyük bir belirsizlik taşıyor. İran yönetimi, geçişlerin silahlı kuvvetleriyle koordineli olarak ve “teknik sınırlamalar” dahilinde yapılacağını duyururken; Başkan Trump sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “tam, derhal ve güvenli bir açılış” ilan ederek ABD’nin trafiğin sorunsuz akışını sağlamak için bölgede olacağını vurguladı.

Asya, Orta Doğu ve Avrupalı armatörler açılma ihtimalini rahatlamayla karşılasa da; bugün itibarıyla Hürmüz Boğazı çevresindeki trafikte ani bir hareketlilik gözlemlenmedi. Sektör kaynakları, şirketlerin sigortacıları ve güvenlik danışmanlarıyla yoğun bir temas halinde olduğunu belirtiyor.
Dünyanın en büyük denizcilik şirketlerinden Tokyo merkezli Nippon Yusen Kabushiki Kaisha (NYK) yetkilileri durumu yakından izlediklerini açıklarken; Batı Avustralya Üniversitesi Savunma ve Güvenlik Enstitüsü’nden Prof. Jennifer Parker, “Küresel nakliye akışını 24 saat içinde eski hâline getiremezsiniz. Tanker sahipleri, sigortacılar ve mürettebat, riskin sadece durakladığına değil, gerçekten azaldığına inanmak istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
İstihbarat firması Kpler’in verileri, Körfez’de sıkışan devasa filonun boyutlarını ortaya koyuyor. Şu an içeride bekleyen 426 ham petrol ve temiz yakıt tankeri, 34 LPG taşıyıcısı ve 19 LNG gemisi bulunuyor. Filonun geri kalanını ise tarım ürünleri, metal ve konteyner taşıyan kuru yük gemileri oluşturuyor.
Willis Towers Watson Asya Denizcilik Başkanı Lewis Hart, iki haftalık pencere içinde bile faaliyetlerin bir anda değil, kademeli ve ölçülü bir şekilde yeniden başlamasını beklediklerini ifade etti.
Bu sabah itibarıyla Umman Körfezi’nde, Dubai ve Khor Fakkan açıklarında her iki yöne geçiş için 1.000’den fazla geminin beklediği rapor ediliyor.
Gemi takip sistemlerine yansıyan ilk hareketlilik ise İran’ın Larak ve Keşm adalarına doğru ilerleyen iki gemide gözlemlendi. Bunlardan birinin ABD yaptırımları altındaki İran bayraklı Suezmax tankeri Tour 2, diğerinin ise Yunan sahipli dökme yük gemisi NJ Earth olduğu tespit edildi.
Enerji piyasalarının gözü özellikle LNG gemilerinin hareketlerinde olacak; zira çatışmaların başından bu yana hiçbir yüklü LNG gemisi boğazdan geçmeyi başaramadı.
Öte yandan IMO verilerine göre, mahsur kalan ticari gemilerde ve destek vasıtalarında görev yapan yaklaşık 20 bin sivil denizci bulunuyor. IMO, haftalardır denizde mahsur kalan mürettebatın azalan kumanya; kronik yorgunluk ve ağır psikolojik stresle mücadele ettiği konusunda acil durum uyarısı yapıyor.
İlgili haberler:
BIMCO’dan Hürmüz Boğazı Uyarısı: Güvenli Çıkış İçin Talimat Bekleyin
İran ve ABD’de Arasında 15 Günlük Ateşkes: Hürmüz Boğazı Geçişleri Açıldı